Eski ABD Başkanı Donald Trump, gündemden düşmeyen sert söylemleriyle bir kez daha dünya kamuoyunun odağında. Maduro’nun ABD’ye getirilip hakim karşısına çıkarılmasının ardından, şimdi de Küba’yı hedefe koydu. Trump’ın son çıkışı, sadece diplomasi kulislerini değil, Latin Amerika’yı da ayağa kaldırdı. “Küba pamuk ipliğine bağlı” diyen Trump, Havana yönetiminin kaderini Venezuela ile olan bağlarına dayandırdı.
Trump, Venezuela’dan sonra gözünü Küba’ya çevirdi
ABD kamuoyunda büyük yankı uyandıran “The Hugh Hewitt Show” programına katılan Trump, sert ifadeleri ve çarpıcı iddialarıyla yeni bir krize kapı araladı. “Bence Küba’ya daha fazla baskı uygulamanın tek yolu oraya girip ortalığı patlatmak” diyerek diplomatik teamülleri adeta hiçe saydı. Trump, Küba’nın uzun yıllardır enerji ve finansal anlamda Venezuela’ya bağımlı olduğunu, bu bağın artık zayıfladığını ve Havana’nın kritik bir kırılma noktasına doğru ilerlediğini savundu.
“Küba’nın tüm damarları Venezuela’ya bağlıydı”
Eski Başkan’ın bu sözleri, sadece retorik bir çıkış değil, aynı zamanda Küba-Venezuela ilişkilerine dair çarpıcı bir analiz olarak değerlendirildi. Trump, “Hayatlarının tamamı Venezuela’ydı. Petrolü oradan aldılar, parayı oradan sağladılar. Şimdi ise pamuk ipliğine bağlılar” dedi. Bu açıklama, Küba’nın içinde bulunduğu ekonomik dar boğazı daha da görünür kılarken, ABD’nin yeni hedefinin Küba olduğu yönündeki yorumları da güçlendirdi.
“Henüz çökmediler ama yakındalar”
Trump, Küba’nın halihazırda çok ciddi bir krizle boğuştuğunu dile getirerek, “Henüz tamamen çökmediler ama kendi iç dinamikleriyle bu sona oldukça yaklaştılar” ifadesini kullandı. Bu sözler, Havana yönetimine açık bir mesaj olarak algılanırken, Trump’ın yeniden başkanlık yarışına hazırlandığı şu günlerde Latin Amerika üzerindeki baskı stratejisinin yeniden şekillendiği şeklinde yorumlandı.
Maduro’nun kaçırılmasından sonra sıra Küba’da mı?
Hatırlanacağı üzere, Trump döneminde Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD’ye getirilerek hakim karşısına çıkarılması, uluslararası arenada büyük bir kırılma yaratmıştı. Şimdi benzer bir senaryonun Küba için de gündeme gelip gelmeyeceği tartışılıyor. Trump’ın “bir sonraki adım” olarak Küba’yı işaret etmesi, Latin Amerika’daki jeopolitik gerilimi yeniden alevlendirdi.
Havana yönetimi sessizliğini koruyor
Tüm bu açıklamalara rağmen Küba’dan henüz resmi bir yanıt gelmiş değil. Havana yönetimi, ekonomik krizle boğuşurken, Trump’ın çıkışına karşı diplomatik bir sessizlik politikası izliyor. Ancak ABD’den yükselen bu tehditkar ton, Küba’nın yalnızlığını daha da derinleştirebilir. Uzmanlar, ABD’nin Küba’ya yönelik olası yeni yaptırımlar ya da askeri baskılarla Karayipler’de yeni bir kriz ortamı yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
