Jeffrey Epstein hücrede nasıl öldü, intihar mı cinayet mi? Cezaevi kayıtları, hücre arkadaşı, intihar girişimi, taciz iddiası ve dosyalardaki yeni detaylar ortaya çıktı
Epstein’ın ölmeden 18 gün önce yaşadığı cezaevi dehşeti: Taciz, ölüm tehdidi, gizlenen raporlar
Ekonomi Ajansı’nın haberine göre, ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan ve kamuoyunda “Epstein Dosyaları” olarak bilinen yeni belgeler, Jeffrey Epstein’ın ölümünü çevreleyen olaylar zincirini yeniden gündeme taşıdı. Belgeler, Epstein’ın cezaevindeki hücre arkadaşının kendisini öldürmeye çalıştığını ve tacizde bulunduğunu gardiyanlara rapor ettiğini ortaya koyuyor. Ayrıca ölümünden 18 gün önce yaşanan bu olayın ardından Epstein’ın intihar gözetimine alındığı belirtiliyor. Ancak tüm bu gelişmelere rağmen Epstein 10 Ağustos 2019’da hücresinde ölü bulunmuştu.
Yeni açıklanan belgeler, Epstein’ın yalnızca kendi canına kıymış olabileceği ihtimalinin ötesinde, çok daha karanlık senaryolara işaret ediyor. ABD kamuoyu ise şu sorulara cevap arıyor: Jeffrey Epstein gerçekten intihar mı etti? Cezaevinde ne oldu? Dosyalarda kimlerin ismi geçiyor?
Epstein hücrede neden gözlem altına alındı? 23 Temmuz 2019 gecesi ne yaşandı?
Belgelerde yer alan detaylara göre Jeffrey Epstein, 23 Temmuz 2019 gecesi saat 01.00 sularında hücresinde, cenin pozisyonunda yerde nefes nefese yatarken bulundu. Gardiyanların raporlarına göre sadece tişört ve boxer giymiş haldeydi. Olay kayıtlara “olası intihar girişimi” olarak geçti ve Epstein özel bir gözlem birimine alındı.
Ancak asıl çarpıcı iddia, Epstein’ın bu olaydan sonra yaptığı açıklamalarda saklı. Belgelerde yer alan bir memur notunda, Epstein’ın, hücre arkadaşının kendisini boğmaya çalıştığını, tacizde bulunduğunu ve hatta kendisinden para almaya çalıştığını söylediği kaydedildi. Bu açıklamalar, olayın sadece intihar teşebbüsü değil, aynı zamanda bir saldırı girişimi olduğunu da ortaya koyuyor.
Cezaevi psikoloğunun raporu: “Dikkat çekmek için kendine zarar vermiş olabilir”
Olayın ardından yapılan psikolojik değerlendirmelerde, cezaevi psikoloğunun temkinli yaklaştığı görülüyor. Psikoloğun notunda, Epstein’ın kendisine zarar vermiş olabileceği, yaşananların bir dikkat çekme girişimi olabileceği ya da başkasının ona zarar verip vermediğinin tam olarak belirlenemediği ifade ediliyor.
Ancak Epstein, yalnızca fiziksel bir saldırıdan değil, aynı zamanda sürekli tehdit altında olduğunu, bir haftadır hayatına kasteden sözlü tehditler aldığını da belirtiyor. Bu tehditlerin cezaevi personeline iletilip iletilmediği ise açıklığa kavuşmuş değil.
Belgelerde kimlerin ismi geçiyor? Clinton, Andrew Windsor ve sansürlenen sayfalar
ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı dosyalar sadece Epstein’ın ölümüne dair yeni bilgileri değil, aynı zamanda olayın kamuoyuna yansıyan isimleriyle ilgili belgeleri de içeriyor. Yayımlanan belgelerde Bill Clinton, Prens Andrew Mountbatten-Windsor gibi isimlerin yer aldığı bazı fotoğrafların bulunduğu belirtiliyor. Ancak belgelerde bu kişilerin herhangi bir suça karıştığına ya da suçlandığına dair bir bilgi yer almıyor. Tam aksine, belgelerde yer almanın suç unsuru olmadığı özellikle vurgulanıyor.
Ayrıca dosyanın büyük bir kısmı yoğun sansüre uğramış durumda. Bu da olayın tamamıyla şeffaf bir şekilde araştırılıp araştırılmadığına dair kamuoyunda yeni soru işaretleri yaratıyor.
Epstein’ın hücredeki son saatleri ve ölüm sonrası gizemler
Epstein, tüm bu gelişmelerin ardından 10 Ağustos 2019 sabahı hücresinde ölü bulundu. Resmi rapora göre ölüm nedeni “intihar” olarak açıklandı. Ancak Epstein’ın daha önce öldürülmeye çalışıldığını iddia etmesi, ölümünden önce yoğun gözetim altında olması ve daha önce benzer girişimde bulunmuş olması, intihar açıklamasını yeterince inandırıcı kılmıyor.
Üstelik olay sırasında görevli gardiyanların Epstein’ın durumunu kontrol etmekte geciktiği, güvenlik kameralarının ise çalışmadığı da daha önce gündeme gelmişti. Tüm bu detaylar, kamuoyunda “cinayet mi örtüldü?” sorularını güçlendiriyor.
Epstein Dosyaları neden şimdi yayımlandı?
Belgelerin yayımlanması, ABD’de kısa süre önce kabul edilen “Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası” kapsamında gerçekleşti. Bu yasa, Epstein davasıyla ilgili tüm belgelerin kamuoyuna açıklanmasını zorunlu kılıyor. Ancak kamuoyunun erişimine açılan dosyaların büyük bir kısmının sansürlü olması, yine “gerçekler saklanıyor mu?” tartışmalarını beraberinde getirdi.
Epstein kimdi ve neden tutuklanmıştı?
Jeffrey Epstein, finans dünyasının önde gelen isimlerinden biri olarak bilinirken, yıllar boyunca çok sayıda reşit olmayan kıza cinsel istismarda bulunmakla suçlandı. Suçlamalar, ABD’de ve uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. Epstein, bu suçlardan dolayı yargılanmayı beklerken New York Metropolitan Cezaevi’nde tutuklu bulunuyordu.
Tüm bu gelişmeler ne anlama geliyor?
Epstein’ın ölmeden önce yaşadığı bu olayların şimdi belgelenmiş olması, onun ölümünün yalnızca bireysel bir intihar olup olmadığını sorgulatan güçlü bir delil niteliğinde. Belgeler, kamuoyunun yeniden “Epstein gerçekten kendi mi canına kıydı?” sorusunu sormasına neden oluyor. Olayda rolü olan hücre arkadaşı kimdi? Cezaevi yönetimi neden daha fazla önlem almadı? Bu sorular, Epstein’ın ölümünden yıllar sonra bile cevap bekliyor.
