Küresel jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte değerli metallerde hızlı bir yükseliş yaşanıyor. Bu hareketliliği değerlendiren Finans Analisti İslam Memiş, gram altın için dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Canlı yayında yaptığı değerlendirmelerde, yatırımcıların kısa vadeli fiyat hareketlerine değil, eldeki altın miktarına odaklanması gerektiğini vurgulayan Memiş, 2026 yılı içerisinde gram altında beş haneli rakamların görülebileceğini belirtti.
Jeopolitik gelişmeler, merkez bankaları ve Trump etkisi
Memiş’e göre altındaki bu hızlı yükselişin arkasında sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ve jeopolitik gelişmeler de bulunuyor. Özellikle Trump’ın son çıkışları ve Grönland üzerindeki jeopolitik gerilim, yatırımcıları güvenli limanlara yönlendiriyor. Merkez bankalarının alım politikaları da bu yükselişi destekliyor.
Altınla birlikte yükselişe geçen diğer değerli metaller arasında gümüş ve paladyum da dikkat çekiyor. Ancak Memiş’e göre, bu yükselişte asıl anahtar rolü gram altın üstleniyor.
Gram altında tarihî zirve: 7.060 TL seviyesi aşıldı
Gram altın, Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesi olan 7.060 TL’yi geride bıraktı. Bu seviye, yılın henüz ilk ayında test edildi ve beklentilerin çok ötesinde bir performans sergilendi. Analist İslam Memiş, yılın ilk yarısına kadar ons altında 4.880 dolar seviyesinin görüleceğini öngörmüştü. Ancak bu seviye çok daha önce aşılarak 4.934 dolar bandına ulaşıldı. Memiş, ons altında yakın zamanda 5.000 doların da görülebileceğini düşünüyor.
Gümüş yatırımcısını sevindirdi: 3 haftada yüzde 35 kazanç
Gümüş tarafında da dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor. Gram gümüş 138 TL, ons gümüş ise 99 dolar seviyesine kadar yükseldi. Memiş, gümüşün kısa vadede dalgalı bir seyir izleyebileceğini ancak uzun vadede daha yüksek kazanç potansiyeli sunduğunu ifade etti. Gümüşte son üç haftada yaşanan yaklaşık yüzde 35’lik artış, küçük ve orta ölçekli yatırımcılar için ciddi fırsatlar yarattı.
Altın borçlanmayın uyarısı: “Risk her iki taraf için de büyük”
İslam Memiş’in en dikkat çeken uyarılarından biri ise altın borçlanma alışkanlığına yönelik oldu. Türkiye’de yaygın olarak uygulanan “altınla borç verme” geleneğini riskli bulan Memiş, bu sürecin hem borç alanı hem de borç vereni zor duruma sokabileceğini söyledi.
“Altın borçlanması yapmayın. Altın uzun vadeli yatırım aracıdır. Kısa vadeli al-sat mantığıyla işlem yapanlar zarar eder,” diyen Memiş, yatırımcıların miktara odaklanması gerektiğini, çünkü fiyatın öngörülemeyen gelişmelerle hızla değişebileceğini ifade etti.
Gözler 2026-2027’ye çevrildi: 10 bin TL üzeri mümkün mü?
İslam Memiş’in değerlendirmelerine göre, 2026 veya 2027 yıllarında gram altının 10 bin TL’nin üzerine çıkması olası. Bunun için jeopolitik tansiyonun tırmanması, dolar kurunun yükselmesi ve küresel ekonomik belirsizliğin sürmesi yeterli olacak. Memiş, bu seviyelerin gerçekleşmesi durumunda yatırımcıların şok yaşamaması gerektiğini, çünkü piyasanın sinyalleri çoktan vermeye başladığını belirtti.
“Altına geç kalmadınız” mesajı
Yatırımcıların en çok sorduğu sorulardan biri olan “Altına geç kaldım mı?” sorusuna da net bir yanıt verdi. Memiş, “Altında hiçbir zaman geç kalmazsınız. Zaman zaman düzeltmeler olur ama uzun vadede altın yönünü yukarı çevirir,” diyerek özellikle küçük yatırımcıya moral verdi. Orta ve alt gelir grubunun ise önceliğini gümüşe vermesi gerektiğini söyledi.
Bakır yarışa dahil oluyor: Davos’tan dikkat çeken sinyaller
Sadece altın ve gümüş değil, bakır da radar altında. Davos Zirvesi’ndeki konuşmalara dikkat çeken Memiş, özellikle Elon Musk’ın açıklamalarının bakıra dikkat çektiğini, mevcut altyapının yeni döneme yetmeyeceğini ve bakırın önümüzdeki dönemin stratejik metaline dönüşeceğini vurguladı.
