İran’da ekonomik kriz kaynaklı protestolar günlerdir hız kesmeden devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump’ın sert açıklamaları Tahran yönetiminde alarm zillerinin çalmasına neden oldu. “Ateş etmeye hazırız” mesajı sonrası ülkede tansiyon daha da yükselirken, İran yönetimi radikal bir adım atarak internet erişimini ülke genelinde kesti. Gösterilerde en az 10 kişinin hayatını kaybettiği bildirilirken, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’den dikkat çeken açıklamalar geldi.
Ekonomik Kriz Sokakları Hareketlendirdi
İran’da protestoların fitilini ateşleyen gelişme, ulusal para birimi riyalin döviz karşısında sert şekilde değer kaybetmesi oldu. Artan hayat pahalılığı, yükselen döviz kurları ve alım gücündeki düşüş, ilk olarak Tahran Kapalı Çarşı’da esnafın kepenk kapatmasıyla sokağa yansıdı. Kısa sürede başkentle sınırlı kalmayan eylemler, birçok eyalete yayıldı.
Gösteriler büyüdükçe güvenlik güçleri ile protestocular arasındaki gerilim de arttı. Çeşitli kentlerde çıkan olaylarda can kayıpları yaşandı, çok sayıda polis memuru ve gösterici yaralandı.
Trump’ın “Ateş Etmeye Hazırız” Çıkışı Etkili Oldu
Protestolar sürerken ABD ve İsrail’den art arda gelen açıklamalar, Tahran yönetiminin endişesini artırdı. Özellikle ABD Başkanı Trump’ın kullandığı sert ve tehditkâr dil, İran’da gösterilerin daha da kontrolden çıkabileceği kaygısını doğurdu.
Washington’dan gelen mesajların ardından İran yönetimi, protestoların iç çatışmaya dönüşmesini önlemek ve ülkedeki gelişmelerin yayılmasını engellemek amacıyla internet erişimini kısıtladı, ardından tamamen kesti.
İnternet Kesintisi Tepki Çekti
İnternetin devre dışı bırakılması ülkede büyük yankı uyandırdı. Vatandaşlar, sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarına erişemedi. Yaşanan kesintiye ilişkin hükümetten net bir açıklama gelmezken, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Bakanı Sattar Haşemi, İran’ın son günlerde “yakın tarihin en büyük siber saldırılarından birini engellediğini” öne sürdü. Haşemi, bant genişliğindeki daralmanın bu nedenle yaşanmış olabileceğini söyledi.
Bu açıklama kamuoyundaki tepkileri yatıştırmaya yetmezken, kesintinin asıl amacının sokaktaki gelişmelerin yayılmasını önlemek olduğu yönündeki görüşler ağırlık kazandı.
Hamaney’den Kritik Mesajlar
İran lideri Ayetullah Ali Hamaney, artan protestolar ve yaşanan can kayıplarının ardından kamuoyuna seslendi. Hamaney, ekonomik taleplerin meşru olduğunu vurgulayarak, riyalin değer kaybı ve döviz piyasasındaki istikrarsızlığın iş dünyasını ciddi şekilde etkilediğini ifade etti.
Hamaney, “Esnafın şikâyeti haklıdır” sözleriyle ekonomik sıkıntıların inkâr edilmediğini belirtti. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve hükümetin bu sorunları çözmek için çalıştığını söyledi.
“Dövizdeki Dalgalanma Doğal Değil” Vurgusu
Konuşmasında döviz kurlarındaki ani yükselişlere de değinen Hamaney, yaşananların dış müdahalelerle bağlantılı olduğunu savundu. Dövizdeki oynaklığın doğal olmadığını ifade eden Hamaney, “Düşmanlar her fırsatı değerlendirmek ister. Burada da bir fırsat gördüler” dedi.
Yetkililerin sahada olduğunu ve sürecin kontrol altına alınacağını dile getiren İran lideri, ülkenin egemenliğine yönelik baskılara karşı geri adım atılmayacağını vurguladı.
Protesto ile Kaos Arasında Ayrım Mesajı
Hamaney’in açıklamalarındaki en dikkat çeken bölümlerden biri ise protesto ile kargaşa ayrımı oldu. “Protesto etmek meşrudur ancak kaos çıkarmak başka bir şeydir” diyen Hamaney, protestocularla diyalog kurulabileceğini, ancak kamu düzenini bozmaya çalışan gruplara karşı daha sert adımlar atılacağını söyledi.
İran lideri, ülkeye yönelik baskılar karşısında tam güçle karşı duracaklarını ve halkın desteğiyle bu sürecin aşılacağını ifade etti.
Gösterilerde Can Kayıpları Arttı
Resmi ve yerel kaynaklara göre protestolar sırasında en az 10 kişi hayatını kaybetti. Loristan eyaletinde bir Besic mensubunun öldüğü, farklı kentlerde polis karakollarına yönelik saldırılar yaşandığı bildirildi. Çeşitli bölgelerde güvenlik güçleri ile protestocular arasında sert çatışmalar meydana geldi.
Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise daha önce yaptığı açıklamada, halkın memnuniyetsizliğini kabul ettiklerini ve ekonomik sorunların sorumluluğunun hükümete ait olduğunu söylemiş, dış aktörlerin suçlanmaması çağrısında bulunmuştu.
