İran’da haftalardır süren protestolarla ilgili ortaya atılan çarpıcı bir iddia, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Gizli belgelere dayandırıldığı öne sürülen bilgilere göre, yalnızca 8 ve 9 Ocak tarihlerinde ülke genelinde yaşanan müdahalelerde 36 bin 500’den fazla kişinin hayatını kaybettiği ileri sürüldü. Resmî açıklamalarla taban tabana zıt olan bu rakamlar, İran’daki tabloya dair soru işaretlerini daha da artırdı.
İran’daki Protestolarda Can Kaybı Tartışması Büyüyor
İran’da 28 gündür devam eden protestolar, ekonomik kriz ve para birimindeki sert değer kaybının ardından başlamıştı. ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), ülke genelindeki gösterilerde bugüne kadar 5 bin 459 kişinin yaşamını yitirdiğini, 40 bin 887 kişinin ise gözaltına alındığını duyurdu. HRANA verilerine göre hayatını kaybedenler arasında 208 güvenlik görevlisi de bulunuyor. Bu sayılar, yalnızca doğrulanabilen vakalara dayandırılıyor.
“Tarihin En Kanlı İki Günü” İddiası Gündemde
Asıl infial yaratan gelişme ise İran International tarafından paylaşılan ve gizli güvenlik raporlarına dayandırıldığı belirtilen iddialar oldu. Söz konusu belgelere göre, 8–9 Ocak tarihlerinde ülke çapında düzenlenen protestolara yönelik operasyonlarda en az 36 bin 500 kişinin öldüğü öne sürülüyor. Bu iddia, mevcut resmî rakamların ve bağımsız kuruluşların açıkladığı verilerin çok üzerinde bir tabloya işaret ediyor.
Hastaneler ve Gözaltı Merkezleri İddiaların Merkezinde
Sızdırıldığı belirtilen belgelerde, ölümlerin yalnızca sokak çatışmalarıyla sınırlı olmadığı savunuluyor. İddialara göre çok sayıda kişi hastanelerde tedavi altındayken veya gözaltı sürecinde hayatını kaybetti. Bazı görüntü ve fotoğrafların, yaralıların sağlık kurumlarında hedef alındığını gösterdiği ileri sürülüyor. Belgelerde ayrıca, bazı ailelerin yakınlarının cenazelerini teslim alabilmek için yüksek meblağlar ödemek zorunda bırakıldığı iddiası da yer alıyor.
400’den Fazla Kent ve Kasabada Müdahale İddiası
Rapora göre, güvenlik güçlerinin 400’ü aşkın şehir ve kasabada eş zamanlı operasyonlar yürüttüğü belirtiliyor. Bu süreçte çok sayıda protestocunun sokaklarda, cezaevlerinde ve hastanelerde yaşamını yitirdiği iddia ediliyor. Belgelerin, İran’daki üst düzey güvenlik kurumları tarafından hazırlanan iç raporlara dayandığı ve bu raporların parlamentoya sunulduğu öne sürülüyor.
Rakamlar Gün Gün Artmış Olabilir
İddialara göre 20 Ocak tarihli bir raporda ölü sayısı 30 binin üzerinde gösterilirken, 24 Ocak itibarıyla bu rakamın 36 bin 500’ü aştığı ifade ediliyor. Ancak bu verilerin bağımsız kaynaklarca henüz doğrulanamadığı da özellikle vurgulanıyor. Yine de hastanelerden gelen bilgiler ve tanık anlatımlarının, kayıpların sanılandan çok daha yüksek olabileceğine işaret ettiği belirtiliyor.
Resmî Açıklamalar Farklı Bir Tablo Çiziyor
İran Şehit ve Gaziler Vakfı Adli Tıp Kurumu, yaptığı son açıklamada protestolar sırasında 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Açıklamada, bu kişilerden 2 bin 427’sinin güvenlik güçleri ve sivillerden oluştuğu, “silahlı terör grupları” tarafından öldürüldüğü ifade edildi. Geri kalan vakalar hakkında ise ayrıntılı bilgi paylaşılmadı. Bu açıklama, iddia edilen yüksek kayıp rakamlarıyla büyük bir çelişki oluşturdu.
Gösteriler Nasıl Başladı?
İran’daki protestolar, 28 Aralık 2025’te yerel para biriminin sert biçimde değer kaybetmesiyle Tahran Büyük Çarşı’da başladı. Kısa sürede ülke geneline yayılan eylemler, 8 Ocak’ta başkentte şiddetlendi. Bu tarihten sonra yönetim, ülkede internet erişimini kısıtladı. Gösteriler son günlerde azalma eğilimi gösterse de HRANA ve benzeri kuruluşlar, yeni vakalar tespit edildiğini belirterek ölü ve gözaltı sayılarını güncellemeyi sürdürüyor.
