Ana Sayfa Arama Galeri
Kategoriler
Servisler
Hava Durumu Puan Durumu
Sosyal Medya

“Gazze’de Türk askeri olmayacak” dedi, Fidan’dan cevap gecikmedi! Şimdi ne olacak?

Ortadoğu’da diplomasi trafiği hız kesmeden sürerken, Gazze için kurulan Barış Kurulu’nda Türkiye’nin yeri tartışma konusu oldu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, “Gazze’de Türk askeri olmayacak” çıkışı yankı uyandırırken, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dan bu açıklamalara oldukça net ve dikkat çekici bir yanıt geldi. Katar merkezli Al Jazeera kanalına konuşan Bakan Fidan, Türkiye’nin barış sürecinde etkin bir aktör olduğunu vurguladı ve “Talep edilirse, Uluslararası İstikrar Gücü’ne askeri birlik sağlamaya hazırız” dedi.

Ortadoğu’da diplomasi trafiği hız kesmeden sürerken, Gazze için kurulan Barış

Ortadoğu’da diplomasi trafiği hız kesmeden sürerken, Gazze için kurulan Barış Kurulu’nda Türkiye’nin yeri tartışma konusu oldu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, “Gazze’de Türk askeri olmayacak” çıkışı yankı uyandırırken, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dan bu açıklamalara oldukça net ve dikkat çekici bir yanıt geldi. Katar merkezli Al Jazeera kanalına konuşan Bakan Fidan, Türkiye’nin barış sürecinde etkin bir aktör olduğunu vurguladı ve “Talep edilirse, Uluslararası İstikrar Gücü’ne askeri birlik sağlamaya hazırız” dedi.

Bu açıklama sonrası gözler yeniden Türkiye’nin Gazze denklemindeki yerine çevrildi. Peki, Türkiye gerçekten Gazze’ye asker gönderebilir mi? Netanyahu’nun çıkışının ardında ne var?

Gazze’de Barış Kurulu krizi: Türkiye’ye karşı Netanyahu vetosu ne anlama geliyor?

Gazze’de yaşanan insanlık dramına çözüm bulmak amacıyla kurulan Barış Kurulu’na Türkiye’nin dahil olması, İsrail tarafında rahatsızlık yarattı. Netanyahu’nun “Türk askeri olmayacak” sözleri, bölgedeki diplomatik tansiyonu bir anda yükseltti. Ancak Bakan Fidan’ın verdiği yanıt, Türkiye’nin bu süreçte sadece izleyen değil, aktif biçimde yön veren bir ülke olduğunu net biçimde ortaya koydu.

Fidan, “Biz davetle oradayız. Adım, Gazze Yürütme Kurulu’na dahil edildi. Halen aktif olarak sürecin içindeyiz” ifadeleriyle Türkiye’nin diplomatik meşruiyetine vurgu yaptı. İsrail’in karşı çıkmasına rağmen, Türkiye’nin Gazze için yürütülen barış planında etkin rol oynamaya devam edeceği mesajı güçlü şekilde verildi.

Uluslararası İstikrar Gücü için Türkiye hazır: Asker gönderme planı masada mı?

Bakan Fidan’ın “Uluslararası İstikrar Gücü” açıklaması, bölgede yeni bir sayfa açılabileceğine işaret ediyor. İsrail’in sert tavrına rağmen, Türkiye’nin barışa katkı sağlamak amacıyla asker gönderebileceğini dile getirmesi, sürecin seyrini değiştirebilir.

“Eğer talep edilirse” vurgusuyla konuşan Fidan, Türkiye’nin barışçıl amaçlarla askeri güç sağlayabileceğini belirtti. Bu da Türkiye’nin, Gazze’de sadece diplomatik değil, gerektiğinde sahada da etkin olabileceğinin altını çizdi. Özellikle Katar, Mısır ve ABD ile yürütülen arabuluculuk sürecinde Türkiye’nin kilit aktörlerden biri olduğu, Fidan’ın açıklamalarıyla bir kez daha netleşti.

“Bizim sorunumuz İsrail ile değil, politikalarıyla” diyerek dikkat çekti

İsrail’le yürütülen ilişkilere dair değerlendirmelerde de bulunan Fidan, Türkiye’nin İsrail devletiyle değil, Gazze’deki mevcut politikalarla sorun yaşadığını açıkça ifade etti. Gazze’ye insani yardım girişine izin verilmediği sürece, Türkiye’nin İsrail ile ticareti yeniden başlatmayacağını belirten Fidan, ilişkilerin seyrinin tamamen sahadaki gerçekliklere bağlı olduğunu vurguladı.

“Bizim sorunumuz İsrail’le değil, Filistinlilere uygulanan şiddet politikalarıyla” diyerek, Ankara’nın kırmızı çizgilerini net şekilde ortaya koydu. Bu açıklamalar, Türkiye’nin bölgesel barıştan yana tutumunun, herhangi bir siyasi baskıyla değişmeyeceğinin altını çiziyor.

SDG, PKK, Şam hükümeti ve Türkiye’nin kırmızı çizgileri: Fidan’dan çok yönlü mesajlar

Röportaj boyunca sadece Gazze değil, Suriye’deki gelişmeler de gündeme geldi. YPG/SDG’nin Suriye’deki pozisyonuna değinen Fidan, bu yapının PKK’nın dört ülkedeki kollarından biri olduğunu ve Türkiye için ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu söyledi. Şam hükümeti ile SDG arasında varılan mutabakatları “prensipte destekleyebileceklerini” belirten Fidan, Türkiye’nin “tek ordu, tek otorite” ilkesinden taviz vermeyeceğini yineledi.

Bu açıklamalar, Türkiye’nin yalnızca diplomatik değil, ulusal güvenlik çıkarları çerçevesinde bölgedeki dengeleri yakından takip ettiğini ortaya koydu.

İran ve İsrail gerilimine de değindi: “Saldırı olursa halk liderlerinin arkasında birleşir”

Fidan, olası bir İsrail-İran gerilimine ilişkin de dikkat çeken yorumlarda bulundu. İsrail’in İran ordusuna yönelik olası bir saldırıda başarı şansı olsa da, “İran halkı dış müdahale durumunda liderlerinin etrafında kenetlenir” diyerek, dış müdahalelerle rejim değişikliğinin mümkün olmayacağını vurguladı. Bu da Türkiye’nin, bölge ülkelerinin iç dinamiklerine saygılı bir tutum izlediğinin göstergesi olarak yorumlandı