Türkiye’de milyonlarca emekliyi yakından ilgilendiren emeklilik sistemi tartışmaları, yeniden alevlendi. Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş, TGRT Haber canlı yayınında yaptığı açıklamalarla dikkatleri bir kez daha en düşük emekli maaşı, seyyanen zam ve sistemin sürdürülebilirliği konularına çevirdi. Karakaş’ın “Bu sistem böyle giderse infilak eder” sözleri, hem sosyal medyada hem de ekonomi çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.
Emeklilik sistemi alarm veriyor: “Neşter atılması şart”
Canlı yayında çarpıcı değerlendirmelerde bulunan İsa Karakaş, emeklilik sisteminin uzun süredir ciddi bir risk altında olduğunu vurguladı. En düşük emekli maaşının 20 bin TL’ye çıkarılmasının, kısa vadede rahatlama sağlasa da uzun vadede sistemi daha da kırılgan hale getirdiğini belirtti. Karakaş’a göre, “en düşük” kavramının sürekli yukarı çekilmesi, prim-maaş dengesini tamamen bozuyor.
Önümüzdeki dönemin seçimsiz bir zaman dilimi olduğuna dikkat çeken Karakaş, bu sürecin büyük bir fırsat sunduğunu ifade etti. Sistemin ertelenmeden masaya yatırılması gerektiğini savunan uzman isim, kapsamlı ve köklü bir reform çağrısında bulundu.
Aynı prim, farklı maaş tartışması yeniden alevlendi
Emeklilik sistemindeki en büyük sorunlardan birinin adalet duygusunun zedelenmesi olduğunu söyleyen Karakaş, aynı prim gününe ve benzer kazançlara sahip kişilerin çok farklı emekli maaşları aldığını dile getirdi. Bu durumun, özellikle yüksek prim ödeyenleri sistemden soğuttuğunu ifade etti.
Karakaş’a göre olması gereken çok net: Fazla prim ödeyen, daha yüksek maaş almalı. Ancak mevcut tabloda bunun tam tersinin yaşandığını söyleyen uzman, yıllardır uyardığı “hazır şablon” uygulamasının devreye girdiğini ve maaşların neredeyse tek tipe dönüştüğünü belirtti.
“9 bin lira alan da 18 bin alan da aynı maaşa tamamlandı”
2019 yılından itibaren uygulanan en düşük emekli maaşı politikası, Karakaş’a göre sistemden kaçışı hızlandırdı. Canlı yayında verdiği örnekler oldukça çarpıcıydı. Maaşı 9 bin TL olan emeklinin de, 18 bin TL olanın da 20 bin TL’ye tamamlandığını hatırlatan Karakaş, bu durumun prim ödeme motivasyonunu tamamen ortadan kaldırdığını söyledi.
Bu uygulamanın yalnızca SSK emeklileriyle sınırlı olmadığını da vurgulayan Karakaş, tarım işçileri, Bağ-Kur’lular ve 9 bin gün prim ödeyenlerin de bu tablonun içinde yer aldığını ifade etti.
2008 sonrası emekliler neden dezavantajlı?
İsa Karakaş’ın dikkat çektiği bir diğer kritik başlık ise 2008 sonrası emekli olanlar oldu. Bu dönemde aylık bağlama oranlarının ciddi şekilde düşürüldüğünü hatırlatan Karakaş, bu nedenle milyonlarca emeklinin maaşının Hazine tarafından tamamlandığını söyledi.
Bu durumun kamu maliyesi üzerinde büyük bir yük oluşturduğunu belirten Karakaş, sistemde kalmanın ve prim ödemenin cazip hale getirilmesi gerektiğini savundu. Aksi halde, çalışan sayısının azalmasıyla birlikte emeklilik sisteminin daha büyük bir krizle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.
Seyyanen zam gelirse en düşük maaş 40 bin TL olur mu?
Programın en çok konuşulan bölümü ise 40 bin TL senaryosu oldu. Karakaş, hükümetin geçmişte dile getirdiği seyyanen zam vaadine dikkat çekerek, bu yönde bir adım atılması halinde en düşük emekli maaşının 40 bin TL’nin altına düşmeyeceğini söyledi.
Ancak Karakaş’a göre asıl mesele rakamdan çok sistemin mantığı. Sadece maaş artışıyla sorunun çözülemeyeceğini vurgulayan uzman, akademisyenlerin, sistemin içinden gelen uzmanların ve sosyal tarafların sürece dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.
Ev hanımlarına prim desteği ve staj vurgusu
Emeklilik sistemini ayağa kaldıracak adımlar arasında ev hanımlarına prim desteği de yer alıyor. Yaklaşık 10 milyon ev hanımının sisteme dahil edilmesinin, hem prim gelirlerini artıracağını hem de sosyal güvenliği güçlendireceğini belirten Karakaş, staj ve çıraklık yapan gençlerin de tüm sigorta kollarına alınması gerektiğini söyledi.
Bu adımların, uzun vadede emeklilik sistemine ciddi bir nefes aldırabileceği ifade ediliyor.
SGK ve vergi borçları için yapılandırma beklentisi
Karakaş’ın gündeme taşıdığı bir diğer önemli konu ise SGK ve Bağ-Kur borçları oldu. Özellikle esnaf ve küçük işletmelerin faiz yükü nedeniyle borçlarını ödeyemez hale geldiğini söyleyen Karakaş, yeni bir yapılandırma beklentisinin çok güçlü olduğunu dile getirdi.
Ayrıca 25 yaşını aşan çalışmayan gençlerin biriken GSS borçlarının da kronik bir sorun haline geldiğini belirten Karakaş, sıkı para politikası döneminde bu borçların vatandaş için ciddi bir çıkmaza dönüştüğünü ifade etti.
Memur ve işçi maaş farkı neden bu kadar konuşuluyor?
Canlı yayında memur–işçi maaş gerilimine de değinen Karakaş, kamuda bu farkın giderek büyüdüğünü söyledi. Daha önce “hiçbir memurun maaşı işçiden düşük olmayacak” yönünde verilen sözleri hatırlatan Karakaş, mevcut tabloda bunun tam tersinin yaşandığını ifade etti.
Ölüm yardımlarındaki uçurum dikkat çekiyor
Karakaş’ın verdiği rakamlar, sosyal güvenlik sistemindeki eşitsizlikleri bir kez daha gözler önüne serdi. Bir işçi vefat ettiğinde alınan cenaze ödeneği, bir memurun aldığı ölüm yardımı ve bir milletvekiline ödenen tutar arasındaki farkın dikkat çekici boyutlara ulaştığını söyleyen Karakaş, bu durumun da sistemdeki adaletsizlik algısını güçlendirdiğini belirtti.
