Ana Sayfa Arama Galeri
Kategoriler
Servisler
Hava Durumu Puan Durumu
Sosyal Medya

30 yıl denmişti, müebbete döndü! Ayşe Barım dosyasında perde arkası

Menajer Ayşe Barım hakkında yürütülen soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, daha önce 30 yıla kadar hapis cezası talep edilen dosyada mütalaasını değiştirerek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi. Gözlerin çevrildiği dava, yarın Çağlayan Adliyesi’nde 26. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek. 

Menajer Ayşe Barım hakkında yürütülen soruşturmada dikkat çeken bir gelişme

Menajer Ayşe Barım hakkında yürütülen soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, daha önce 30 yıla kadar hapis cezası talep edilen dosyada mütalaasını değiştirerek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi. Gözlerin çevrildiği dava, yarın Çağlayan Adliyesi’nde 26. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek.

Ayşe Barım hakkında istenen cezanın bu denli ağırlaştırılması, davayı yalnızca bir yargı süreci olmaktan çıkararak Türkiye gündeminin en çok konuşulan başlıklarından biri haline getirdi. Ayşe Barım davası, ağırlaştırılmış müebbet, Gezi Parkı soruşturması, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı gibi anahtar kelimeler, arama motorlarında da yoğun şekilde araştırılmaya başlandı.

Ayşe Barım Davasında Suçlama Ne? İddianamede Hangi İddialar Var?

Başsavcılık tarafından hazırlanan ve 171 sayfadan oluşan iddianamede, Ayşe Barım’ın “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını kısmen ya da tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme” suçlamasıyla yargılandığı belirtildi. Savcılık, suçun niteliği ve dosyadaki deliller kapsamında ceza talebini ağırlaştırılmış müebbet seviyesine taşıdı.

İddianamede, Gezi Parkı sürecinin planlanması, yönlendirilmesi ve organize edilmesine ilişkin detaylı değerlendirmelere yer verildi. Ayşe Barım’ın, Gezi Parkı ana davasında adı geçen bazı sanıklarla olan iletişimi, dosyanın merkezine alınan unsurlar arasında gösterildi.

HTS Kayıtları ve İletişim Trafiği Dosyanın Merkezinde

Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici bölümlerden biri HTS kayıtları oldu. İddianamede yer alan bilgilere göre Ayşe Barım’ın, Gezi Parkı ana davasında sanık olarak yargılanan Mehmet Ali Alabora, Çiğdem Mater ve Osman Kavala ile belirli dönemlerde iletişim kurduğu ifade edildi.

Özellikle Ayşe Barım ile Mehmet Ali Alabora arasındaki telefon trafiğine dikkat çekilen iddianamede, ilk temasın 30 Mayıs 2013 tarihinde kurulduğu, son görüşmenin ise 19 Haziran 2013’te gerçekleştiği aktarıldı. Savcılık, bu iletişimin Gezi Parkı eylemleri süreciyle sınırlı olduğuna vurgu yaptı.

Bu detaylar, Ayşe Barım HTS kayıtları, Gezi Parkı iletişim ağı ve iddianame detayları başlıkları altında kamuoyunda yoğun şekilde tartışılmaya başlandı.

Sosyal Medya Paylaşımları da Delil Olarak Sunuldu

İddianamede yalnızca telefon kayıtları değil, sosyal medya faaliyetleri de geniş yer buldu. Ayşe Barım’ın sahibi olduğu ID İletişim Danışmanlık A.Ş. bünyesinde bulunan bazı sanatçıların, Gezi Parkı sürecinin başlangıcından itibaren sosyal medya platformu X üzerinden yoğun paylaşımlar yaptığı belirtildi.

Savcılığa göre, “occupyturkey” ve “DirenGeziParkı” etiketlerinin sistematik biçimde kullanılması, gösterilerin örgütlenmesine katkı sunduğu iddiasıyla dosyaya delil olarak eklendi. Bu paylaşımların zamanlaması ve içerikleri, Ayşe Barım hakkındaki suçlamaların temel dayanakları arasında gösterildi.

Duruşma Öncesi Gözler Çağlayan Adliyesi’nde

Ayşe Barım hakkında ağırlaştırılmış müebbet talep edilmesi, yarın görülecek duruşmayı kritik hale getirdi. 26. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılacak duruşmada savunmaların ve mahkeme heyetinin tutumunun, davanın seyrini belirlemesi bekleniyor.