Orta Doğu’nun kaderini değiştirecek dev bir diplomatik girişim gündemde! ABD eski Başkanı Donald Trump’ın liderliğinde kurulan ve Gazze için hayati bir rol üstlenecek olan “Barış Kurulu”na Fas Kralı 6. Muhammed’in katılım kararı dünya kamuoyunun dikkatini çekti. Trump’ın Erdoğan’ı da bu kritik oluşuma davet etmesi sonrası, bölgede taşlar yerinden oynuyor. Peki bu yeni “Barış Kurulu” tam olarak neyi amaçlıyor ve Türkiye bu süreçte nasıl bir rol üstlenecek?
Barış Kurulu: Gazze İçin Kurulan Yeni Diplomatik Masa
“Barış Kurulu”, 2025’in sonlarında açıklanan Gazze Ateşkes Planının ikinci aşaması kapsamında şekillendirildi. ABD Başkanı Donald Trump’ın kişisel olarak yürüttüğü bu girişim, Gazze’de süregelen krizi sona erdirmeyi, kalıcı bir barışı tesis etmeyi ve bölgenin yeniden inşasını hedefliyor.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararıyla da desteklenen plan, üç temel yapıdan oluşuyor: Barış Kurulu, Barış Kurulu Yönetim Kurulu ve Gazze Yönetim Kurulu.
Trump’ın başkanlığını üstleneceği Barış Kurulu’nun en dikkat çeken gelişmelerinden biri ise Fas Kralı 6. Muhammed’in daveti kabul etmesi oldu. Bu hamleyle Fas, Orta Doğu barış sürecinde aktif bir rol üstlenmeye hazırlanıyor.
Fas’tan Sürpriz Kabul: “Barış Kurulu”nda Kurucu Üyelik
Fas Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Kral 6. Muhammed’in “dünyadaki çatışmalara yeni bir yaklaşım getirmeyi hedefleyen” bu yapının kurucu üyeleri arasında yer alacağı belirtildi.
Açıklamada dikkat çeken bir diğer nokta ise Fas’ın “1967 sınırları temelinde, Doğu Kudüs’ü başkent kabul eden, İsrail ile barış içinde yaşayacak bağımsız bir Filistin devleti” hedefinden vazgeçmediğinin vurgulanmasıydı.
Fas yönetimi, bu yeni platformda yer alırken Filistin’in devlet olarak tanınması yönündeki politikalarını sürdüreceğini duyurdu.
Erdoğan’a Özel Davet: Türkiye’nin Rolü Ne Olacak?
Trump’ın dikkat çeken bir diğer adımı ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Barış Kurulu’na kurucu üye olarak davet etmesi oldu. Erdoğan’ın bölgedeki etkin diplomatik rolü ve Gazze’ye yönelik insani yardımları göz önüne alındığında, Türkiye’nin sürece dahil edilmesi sürpriz olarak değerlendirilmedi.
Özellikle Gazze’nin yeniden inşası, güvenliğinin sağlanması ve bölgesel koordinasyon konularında Türkiye’nin kilit bir görev üstlenmesi bekleniyor. Henüz resmi bir açıklama yapılmamış olsa da, Erdoğan’ın bu girişime nasıl yanıt vereceği büyük bir merak konusu haline geldi.
Gazze Planı’nın 2. Aşaması Başladı
Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, “20 maddelik Gazze planının ikinci aşamasının başlatıldığını” duyurdu. Bu ikinci aşama, bölgenin yeniden yapılanması, sosyal yaşamın normale dönmesi ve kalıcı bir barış ortamının tesis edilmesini kapsıyor.
Bu süreçte Barış Kurulu’nun, ilgili ülkelerin temsilcileriyle sıkı diplomatik temaslar kuracağı, insani yardım ve yeniden yapılanma projeleriyle süreci destekleyeceği ifade edildi.
Barış Kurulu’nun Arkasındaki Güç: Trump’ın Vizyonu
Donald Trump, başkanlığı döneminde başlattığı “Yüzyılın Anlaşması” projesinden sonra şimdi daha kapsayıcı bir barış formülüyle sahneye döndü. Gazze merkezli bu yeni oluşumda hem diplomasi hem de kalkınma politikaları birlikte yürütülerek, çatışmaların sadece silahlarla değil diplomatik yollarla da çözülebileceği mesajı veriliyor.
Fas’ın bu süreçte kurucu üye olması, diğer Arap ülkeleri açısından da örnek teşkil edebilir. Uzmanlara göre bu yapı, Orta Doğu’da yeni bir diplomatik sayfa açabilir.
Gözler Şimdi Türkiye’de: Erdoğan Davete Ne Yanıt Verecek?
Fas’ın katılımıyla ivme kazanan Barış Kurulu sürecinde şimdi en çok merak edilen konu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump’ın davetine vereceği yanıt. Türkiye’nin Gazze konusundaki hassasiyeti ve bugüne kadar yaptığı insani yardımlar düşünüldüğünde, bu kurulda etkin rol üstlenmesi yüksek ihtimal olarak görülüyor.
Peki Erdoğan daveti kabul ederse, Türkiye nasıl bir misyon üstlenecek? Gazze’de yeniden inşa süreci nasıl işleyecek? Ve bu kurul, uzun vadede Orta Doğu’daki dengeleri nasıl değiştirebilir?
