ABD’de Associated Press (AP) ile NORC Kamuoyu Araştırma Merkezi’nin ortaklaşa hazırladığı son anket, Başkan Donald Trump’ın İran politikalarına yönelik kamuoyu tepkisini gözler önüne serdi. Sonuçlar dikkat çekici: Ankete katılanların yalnızca yüzde 4’ü Trump yönetimini “makul” buluyor. Yüzde 96’lık ezici çoğunluk ise izlenen savaş politikalarından hoşnutsuz.
ABD-İsrail koalisyonunun İran’a yönelik operasyonlarında 26. güne girilirken yayımlanan anket, Beyaz Saray açısından siyasi risklerin büyüdüğüne işaret ediyor. Seçim sürecine doğru ilerlenirken ortaya çıkan tablo, Washington’da yeni bir tartışmanın kapısını araladı.
“Aşırı ve Yanlış” Değerlendirmesi
Ankete göre katılımcıların yüzde 59’u, Trump’ın operasyonları genişletme eğilimini ve hava saldırılarının kara harekâtına dönüşme ihtimalini “yanlış” ve “aşırı” olarak değerlendiriyor.
Bu oran, kamuoyunun büyük bölümünün çatışmanın derinleşmesine sıcak bakmadığını gösteriyor. Özellikle kara birliklerinin devreye girmesi ihtimali, seçmen nezdinde ciddi endişe yaratıyor.
Trump yönetimi ise operasyonların güvenlik gerekçesiyle sürdürüldüğünü savunuyor. Ancak sahadaki kayıplar ve ekonomik etkiler, kamuoyu algısını doğrudan etkiliyor.
Kayıplar ve Artan Endişe
İran Sağlık Bakanlığı, 28 Şubat’tan bu yana 1.300’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Açıklamalara göre hayatını kaybedenler arasında üst düzey isimler de bulunuyor.
ABD tarafı ise 7 askerinin yaşamını yitirdiğini duyurdu. Olası bir kara harekâtının bu kayıpları artırabileceği yönündeki endişeler, anket sonuçlarına da yansıdı.
Uzmanlar, çatışmanın uzamasının hem askeri hem de siyasi maliyetleri artırabileceğini belirtiyor.
Benzin Fiyatları Seçmeni Tedirgin Ediyor
Savaşın ekonomik yansımaları da dikkat çekiyor. Ankete katılan ABD’lilerin yüzde 45’i, önümüzdeki ay benzin ihtiyaçlarını karşılama konusunda “çok tedirgin” olduğunu ifade etti.
Savaş öncesinde 70 dolar seviyelerinde seyreden Brent petrolün varil fiyatı, operasyonlar ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim nedeniyle 112 dolara kadar yükseldi. Uluslararası Enerji Ajansı’nın 400 milyon varil petrolü piyasaya sürme kararı sonrası fiyatlar 100 dolar bandına gerilese de, akaryakıt maliyetleri seçmen üzerinde baskı oluşturuyor.
Enerji fiyatlarındaki artışın, seçim sürecinde ekonomik memnuniyet oranlarını etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Seçim Öncesi Kritik Süreç
3 Kasım’da yapılacak ara seçimler öncesi ortaya çıkan bu tablo, Trump yönetimi açısından önemli bir sınav olarak görülüyor. Kamuoyunda, seçimlerin Beyaz Saray’ın savaş politikalarına yönelik bir “referandum” niteliği taşıyabileceği yorumları yapılıyor.
Öte yandan İsrail merkezli Channel 12, ABD yönetiminin çatışmaları sona erdirmek amacıyla İran’a 15 maddelik bir plan sunduğunu iddia etti. İddiaya göre bir aylık ateşkes, Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine açılması ve İran’ın füze programının sınırlandırılması gibi maddeler planın içinde yer alıyor.
Bloomberg’e konuşan ve ismi açıklanmayan bir Washington kaynağı ise teklifin Pakistan üzerinden iletildiğini öne sürdü. Trump yönetiminin, anlaşma karşılığında İran’a uygulanan yaptırımların kaldırılabileceğini vadettiği iddia ediliyor.
Ancak bu planla ilgili taraflardan resmi bir doğrulama gelmiş değil.
Kamuoyunda Güven Sorunu
Ankette öne çıkan en çarpıcı veri ise Trump yönetimine yönelik güven düzeyi oldu. Katılımcıların yalnızca yüzde 4’ü yönetimi “makul” bulurken, yüzde 96’sı savaş politikalarından memnun olmadığını belirtti.
Bu sonuç, ABD’de savaşın yalnızca dış politika değil, iç siyaset açısından da belirleyici bir başlık haline geldiğini ortaya koyuyor. Seçim sürecine girilirken Beyaz Saray’ın atacağı adımlar, kamuoyunun tepkisiyle doğrudan şekillenebilir.
