Ana Sayfa Arama Galeri
Kategoriler
Servisler
Hava Durumu Puan Durumu
Sosyal Medya

Suriye’de tarihi anlaşma sonrası Erdoğan’ın 11 yıl önceki uyarısı gündemde: “Bedeli ne olursa olsun…”

Suriye’de son yılların en kritik gelişmesi yaşanırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 11 yıl önce yaptığı açıklama yeniden sosyal medyada en çok paylaşılan mesaj haline geldi. YPG/SDG unsurlarının tamamen geri çekildiği, terör örgütü PKK’nın Suriye’deki varlığına son verildiği açıklanan tarihi anlaşma, sadece bölgesel dinamikleri değil, siyasi hafızaları da harekete geçirdi.

Suriye’de son yılların en kritik gelişmesi yaşanırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip

Suriye’de son yılların en kritik gelişmesi yaşanırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 11 yıl önce yaptığı açıklama yeniden sosyal medyada en çok paylaşılan mesaj haline geldi. YPG/SDG unsurlarının tamamen geri çekildiği, terör örgütü PKK’nın Suriye’deki varlığına son verildiği açıklanan tarihi anlaşma, sadece bölgesel dinamikleri değil, siyasi hafızaları da harekete geçirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 26 Haziran 2015’te “Bedeli ne olursa olsun, Suriye’nin kuzeyinde devlet kurulmasına asla izin vermeyeceğiz” sözleri, yaşanan bu gelişmeyle birlikte adeta hafızalara kazındı. Bugün geldiğimiz noktada, o sözlerin ne kadar stratejik olduğu bir kez daha gözler önüne serildi.

Suriye ordusu harekete geçti, YPG/SDG geri çekildi

Tarihi gelişmenin fitili 13 Ocak’ta ateşlendi. Suriye ordusu, YPG/SDG’nin kontrolünde olan başta Deyr Hafir ve Meskene olmak üzere Fırat Nehri’nin batısındaki bölgeleri askeri alan ilan etti. Ardından 16 Ocak akşamı saat 22.00’de başlatılan operasyonlarla, bu bölgelerde kontrol tamamen Şam yönetimine geçti.

Bu askeri ilerleme, YPG/SDG’nin Tel Abyad ve Rakka kırsalındaki hakimiyetini de sarstı. Suriye ordusunun ilerleyişi karşısında örgüt unsurları bölgeden geri çekilmek zorunda kaldı. Bu durum, uzun yıllardır süren tartışmalı fiili yapının artık çözüldüğünü gösterdi.

Ateşkes ve entegrasyon anlaşması imzalandı: Yeni dönem resmen başladı

17 Ocak’ta Suriye Cumhurbaşkanı Şara tarafından yapılan açıklama, savaşın yönünü değiştirdi. Açıklamaya göre, Suriye hükümeti ile YPG/SDG arasında tam entegrasyonu öngören bir anlaşma imzalandı.

Bu anlaşma uyarınca:

Tüm cephe hatlarında derhal ateşkes ilan edildi.

Tüm örgüt unsurlarının Fırat’ın doğusuna çekilmesi kararlaştırıldı.

Deyrizor ve Rakka, idari ve askeri olarak tamamen Suriye devletine devredilecek.

Haseke’deki tüm sivil kurumlar, Suriye devlet yapısına entegre edilecek.

Enerji kaynakları ve sınır kapılarının tamamı Şam yönetimine geçecek.

Bu kararlarla birlikte Suriye’de tek ve merkezi bir yönetim modeline geçilmesi yönünde ilk somut adım atıldı. Böylece Suriye’de yıllardır kurulmak istenen “terör devleti” hayali resmen sona erdi.

Erdoğan’ın 2015’teki sözleri yeniden viral oldu

Tüm bu gelişmeler yaşanırken, sosyal medya platformlarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2015 yılında yaptığı konuşmanın görüntüleri adeta yeniden dolaşıma girdi. 26 Haziran 2015’te Haliç Kongre Merkezi’nde yaptığı konuşmada Erdoğan şu ifadeleri kullanmıştı:

“Bedeli ne olursa olsun, Suriye’nin kuzeyinde, Türkiye’nin güneyinde bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bu konuda mücadelemiz sürecektir.”

O dönemlerde sık sık eleştirilen bu çıkış, bugün yaşanan gelişmelerin ardından yeniden vizyoner bir öngörü olarak yorumlandı. Erdoğan’ın bu konudaki kararlı duruşunun, hem diplomatik hem askeri adımlarla desteklendiği ve uzun vadede karşılığını bulduğu görüşü kamuoyunda geniş yankı buldu.

Türkiye’nin yıllardır süren Suriye politikası sonuç verdi

Suriye’deki kaosun başladığı ilk günden bu yana insani yardımlarda ön saflarda yer alan Türkiye, milyonlarca mülteciye kapılarını açarken, aynı zamanda PKK/YPG unsurlarının sınır hattında güçlenmesine karşı net bir tutum sergiledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde sürdürülen bu stratejik çizgi, şimdi Suriye yönetiminin doğrudan kontrolü yeniden sağlamasıyla birlikte somut bir başarıya dönüştü.

Son bir yıl içinde Türkiye’den Suriye’ye dönen Suriyelilerin sayısı 600 bini aşarken, bu dönüşlerin önemli bir kısmı söz konusu bölgelerdeki güvenliğin sağlanmasıyla hız kazandı.