Suriye’de uzun süredir devam eden gerilim, dikkat çeken bir ateşkes anlaşmasıyla yeni bir aşamaya geçti. Şam yönetimi ile YPG/SDG arasında sağlanan mutabakat, yalnızca çatışmaların durdurulmasını değil, bölgedeki güç dengelerini etkileyecek kritik maddeleri de içeriyor. Özellikle PKK ve DEAŞ başlıkları, anlaşmayı sıradan bir ateşkesin çok ötesine taşıyor.
Ateşkes Nasıl Sağlandı, Kimler Masadaydı?
Son haftalarda Halep ve Fırat hattında yaşanan askeri hareketlilik, tarafları yeniden masaya oturmaya zorladı. Suriye yönetimi adına yapılan açıklamalarda, SDG ile sürecin kontrollü şekilde ilerletileceği vurgulandı. Cumhurbaşkanı Şara’nın, SDG lideri Mazlum Abdi ile planlanan görüşmeye dikkat çekmesi, sürecin doğrudan siyasi liderlik düzeyinde yürütüldüğünü ortaya koydu.
Anlaşmanın En Çok Konuşulan Maddesi: PKK Detayı
Ateşkes metninde yer alan en çarpıcı unsur, Suriyeli olmayan PKK mensuplarına ilişkin karar oldu. Buna göre, Suriye vatandaşı olmayan PKK liderleri ve örgüt unsurlarının ülke sınırları dışına çıkarılması öngörülüyor. Bu madde, yalnızca güvenlik boyutuyla değil, bölgesel aktörler açısından da ciddi sonuçlar doğurabilecek nitelikte görülüyor.
DEAŞ Kampları ve Cezaevleri Kimin Kontrolünde Olacak?
Anlaşmanın bir diğer kritik ayağı ise DEAŞ tutuklularını kapsıyor. Uzun süredir SDG kontrolünde bulunan cezaevleri ve kampların yönetiminin Suriye hükümetine devredilmesi planlanıyor. Bu adım, hem uluslararası toplumun yakından takip ettiği güvenlik risklerini hem de Şam yönetiminin ülke genelinde otorite kurma hedefini doğrudan ilgilendiriyor.
Sahadaki Gelişmeler Ateşkese Nasıl Zemin Hazırladı?
13 Ocak’ta Suriye ordusunun Fırat’ın batısındaki bazı bölgeleri “kapalı askeri alan” ilan etmesi, sürecin askeri boyutunu gözler önüne sermişti. Ardından Halep’in Eşrefiye, Şeyh Maksud ve Beni Zeyd mahallelerinde yapılan operasyonlar, sahadaki dengeleri Şam lehine çevirdi. Bu gelişmelerin ateşkesi hızlandıran en önemli faktörlerden biri olduğu değerlendiriliyor.
Bundan Sonra Ne Olacak?
Uzmanlara göre ateşkes, kısa vadede çatışmasızlık sağlasa da uzun vadede siyasi sonuçlar doğuracak. PKK unsurlarının Suriye dışına çıkarılması ve DEAŞ dosyasının doğrudan Şam yönetimine devredilmesi, ülkenin geleceği açısından yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Ancak sahadaki uygulamaların ve tarafların tutumunun sürecin kaderini belirleyeceği ifade ediliyor.
