Ana Sayfa Arama Galeri
Kategoriler
Servisler
Hava Durumu Puan Durumu
Sosyal Medya

Şule Yüksel Şenler kimdir, nereli, ne zaman öldü, hangi kitapları yazdı, hayatı dizi oluyor mu? Tüm detaylar burada

Şule Yüksel Şenler kimdir? Son yıllarda hem yazdığı eserlerle hem de toplumsal duruşuyla yeniden gündeme gelen Şule Yüksel Şenler’in hayatı, edebiyatı ve mücadelesi, şimdi dijital bir platformda ekranlara taşınıyor. İsthaberler’in haberine göre, “Şule” ismini taşıyan yeni biyografi dizisi, yazarın çocukluğundan itibaren verdiği değer mücadelesini ve edebi yolculuğunu konu alacak. Başrollerde Yıldız Çağrı Atiksoy ve İlayda Alişan gibi güçlü oyuncular yer alırken, proje tarihsel ve kültürel bir panorama sunmayı amaçlıyor.

Şule Yüksel Şenler kimdir? Son yıllarda hem yazdığı eserlerle hem

Şule Yüksel Şenler kimdir? Son yıllarda hem yazdığı eserlerle hem de toplumsal duruşuyla yeniden gündeme gelen Şule Yüksel Şenler’in hayatı, edebiyatı ve mücadelesi, şimdi dijital bir platformda ekranlara taşınıyor. İsthaberler’in haberine göre, “Şule” ismini taşıyan yeni biyografi dizisi, yazarın çocukluğundan itibaren verdiği değer mücadelesini ve edebi yolculuğunu konu alacak. Başrollerde Yıldız Çağrı Atiksoy ve İlayda Alişan gibi güçlü oyuncular yer alırken, proje tarihsel ve kültürel bir panorama sunmayı amaçlıyor.

Peki, Türkiye’nin modern muhafazakâr kadın hareketinde etkili olan bu isim kimdi? Şule Yüksel Şenler’in yaşamı, edebi eserleri, tesettür anlayışı ve cezaevi süreciyle ilgili merak edilen tüm detaylar haberimizin devamında.

Şule Yüksel Şenler kimdir, nereli, kaç yaşında öldü?

29 Mayıs 1938 tarihinde Kayseri’de dünyaya gelen Şule Yüksel Şenler, aslen Kıbrıs kökenli bir ailenin çocuğuydu. Henüz küçük yaşlarda ailesiyle birlikte İstanbul’a taşınarak burada eğitim hayatına başladı. Fatih’teki Koca Ragıp Paşa İlkokulu‘nda öğrenim gören Şenler, ortaokulun ikinci sınıfında ailesinin yaşadığı maddi zorluklar nedeniyle okuldan ayrıldı.

Yaşamı boyunca pek çok zorlukla karşılaşan Şenler, bu dönemde Ermeni bir terzinin yanında çırak olarak çalışmaya başladı. Moda ve dikiş konularındaki yeteneğini burada keşfeden Şenler, ilerleyen yıllarda İslami moda alanında bir öncü haline geldi. “Şulebaşı” olarak anılan ve modern tesettür anlayışını yansıtan tasarımlarıyla, bir stilin öncüsü oldu.

Şule Yüksel Şenler, 28 Ağustos 2019 tarihinde İstanbul’da vefat etti. Geride hem yazılı hem de düşünsel anlamda büyük bir miras bıraktı.

Yazarlık kariyeri, Risale-i Nur etkisi ve tesettürle tanışması

Yazın dünyasına oldukça erken yaşta adım atan Şenler, 14 yaşındayken Yelpaze dergisinde yayımladığı hikâyelerle dikkat çekti. İlk dönemlerinde daha seküler bir yaşam tarzına sahip olan Şenler, ağabeyi Özer Şenler’in etkisiyle dini ve manevi arayışlara yöneldi. Bu arayış onu Risale-i Nur Külliyatı ile tanıştırdı. Bu eserlerle düşünce dünyasında derin değişimler yaşayan yazar, 1965 yılında tesettüre girdi.

Bu dönüşüm sadece kişisel bir tercih değil, aynı zamanda toplumsal bir duruş halini aldı. Yazılarında “Yüksel” olan adının başına “Şule” ismini ekleyen yazar, kadın kimliğini, inançlarını ve düşünsel arayışlarını bir bütün olarak yansıtmaya başladı. Özellikle Kadın Gazetesi’ndeki “Duyuşlar” köşesiyle büyük bir okuyucu kitlesine ulaştı.

Kadın hakları, konferanslar ve sosyal etkisi

Şule Yüksel Şenler, yalnızca yazılarıyla değil, sahadaki faaliyetleriyle de dikkat çekti. Anadolu’yu şehir şehir gezerek verdiği konferanslarda kadın hakları, tesettür, inanç özgürlüğü ve İslami yaşam biçimi gibi konuları ele aldı. Zamanının ötesinde fikirler taşıyan bu konuşmalar, özellikle genç muhafazakâr kadınlar üzerinde büyük etki yarattı.

Şenler, özellikle modern yaşam tarzı ile İslami değerler arasında denge kurma çabası içinde olan kadınlara bir rol model oldu. Onun “tesettür” mücadelesi, sadece kıyafet üzerinden değil, kadının toplumsal alandaki yeri, özgüveni ve özgürlüğü üzerinden de okundu.

Huzur Sokağı romanı ve sinemaya yansıyan edebi eserleri

Şule Yüksel Şenler denildiğinde akla gelen ilk eser, şüphesiz Huzur Sokağı romanıdır. Bu eser, modern hayat ile maneviyat arasında sıkışan bireyin iç dünyasını, toplumsal baskılarla yüzleşmesini ve inançla yeniden doğuşunu konu alır. Roman, yayımlandığı dönemde büyük yankı uyandırdı ve satış rekorları kırdı.

Türkan Şoray ve İzzet Günay’ın başrollerini paylaştığı “Birleşen Yollar” filmi de Huzur Sokağı’ndan uyarlanarak sinemaya aktarıldı. Bu filmle birlikte Şenler’in kalemi sadece okuyuculara değil, geniş halk kitlelerine de ulaşmış oldu.

Diğer önemli eserleri arasında “Bize Ne Oldu” ve “Hidayet” de bulunuyor. Bu eserlerde de dini ve toplumsal meseleler iç içe sunularak, bireyin içsel yolculuğu ön plana çıkarılıyor.

Şule Yüksel Şenler neden cezaevine girdi?

1971 yılında kaleme aldığı bir açık mektup nedeniyle hakkında dava açılan Şule Yüksel Şenler, düşüncelerinden dolayı yargılandı ve bir süre cezaevinde kaldı. Ancak bu süreç onun duruşunu ve halk nezdindeki itibarını zedelemedi; aksine birçok kesim tarafından daha çok sahiplenilmesine neden oldu.

Cezaevi günleri, yazılarında ve söyleşilerinde sıkça yer verdiği bir dönemi oluşturdu. İnandığı değerler uğruna bedel ödemekten kaçınmayan Şenler, “kalemini susturmayan yazar” kimliğiyle anılmaya başlandı.

Yeni dizi “Şule” konusu ne, kim oynuyor, ne zaman yayınlanacak?

2026 yılında dijital platformda izleyiciyle buluşması beklenen “Şule” dizisi, Şule Yüksel Şenler’in hayatını konu alıyor. Yapımcılığını tabii platformunun üstlendiği projede, Yıldız Çağrı Atiksoy, Şenler’in gençlik ve orta yaş dönemlerine hayat verirken, İlayda Alişan, günümüzde onun yaşamını araştıran bir gazetecilik öğrencisini canlandırıyor.

Oyuncu kadrosunda ayrıca Alp Navruz, Didem Balçın ve Hakan Yılmaz gibi deneyimli isimler yer alıyor. İstanbul’un tarihi mekanlarında çekilen dizide, Şenler’in hem modacı kimliği hem yazar yönü hem de mücadeleci kişiliği işleniyor.

Proje, yalnızca bir biyografi sunmakla kalmıyor, aynı zamanda geçmiş ile bugünün değerleri arasında köprü kurmayı hedefliyor. Kadın hakları, başörtüsü mücadelesi, inanç özgürlüğü ve fikirsel bağımsızlık gibi temalar etrafında şekillenen dizi, genç izleyiciye de tarihsel bir farkındalık kazandırmayı amaçlıyor.