Bölgede tırmanan gerilim, dün akşam saatlerinde yeni bir boyuta ulaştı. İran’ın İsrail topraklarına yönelik düzenlediği füze saldırıları, güneyindeki Arad kentinde ağır hasara ve can kaybına yol açtı.
Dimona’nın Ardından Arad da Hedefte
İsrailli güvenlik kaynakları, İran’ın daha önce Dimona bölgesini hedef alan saldırısının ardından bu kez Arad kentine yönelik yeni bir operasyon gerçekleştirdiğini doğruladı. Kentteki yerleşim alanlarında meydana gelen çoklu patlamalar sonrası sağlık ve itfaiye ekipleri anında bölgeye sevk edildi.
Patlamaların kaynağına ilişkin farklı senaryolar masada. Yetkililerin yaptığı ilk değerlendirmelere göre, hasarın İran füzelerinin doğrudan isabet etmesinden mi, füzelerin parçalı savaş başlıklarından mı yoksa İsrail hava savunma sistemlerinin müdahale etmesi sonucu düşen füze parçalarından mı kaynaklandığı henüz netleşmedi.
Ölü ve Yaralı Sayısı Artıyor
İsrail medyasında yer alan son bilgilere göre, Arad kentindeki saldırıda şu ana kadar 6 kişinin hayatını kaybettiği, 100’den fazla kişinin de yaralandığı bildirildi. Enkaz altında kalan kişiler olduğu yönündeki endişeler devam ediyor.
Hastanelere kaldırılan yaralıların bir kısmının durumunun kritik olduğu, bazı yaralıların ise hafif şekilde etkilendiği belirtiliyor. Sağlık Bakanlığı yetkilileri, tüm hastanelerin alarm durumuna geçirildiğini açıkladı.
Enkaz Alanlarında Arama Kurtarma Devam Ediyor
Kentteki hasar gören binalarda arama-kurtarma faaliyetleri gece boyunca sürdü. Kameraya yansıyan görüntüler, saldırının yıkıcı etkisini net bir şekilde ortaya koydu. Çok sayıda binanın tamamen çöktüğü, bazı yapıların ise ağır hasar aldığı gözlendi.
Enkaz kaldırma çalışmalarına katılan ekipler, ağır iş makineleri ve kurtarma köpekleriyle bölgede incelemelerini sürdürüyor. Sivil savunma yetkilileri, enkaz altında hayatta kalanların olabileceği ihtimaline karşı aramaların titizlikle yapıldığını belirtti.
Dimona Saldırısında Yaralı Sayısı Yükseldi
Bundan bir gün önce İran’ın Dimona bölgesine düzenlediği saldırıda da önemli hasarlar meydana gelmişti. İsrail’in hava savunma sistemlerinin bir balistik füzeyi engelleyememesi sonucu patlama gerçekleşmiş, bu olayda 51 kişi yaralanmıştı.
Dimona bölgesi, İsrail’in hassas tesislerinin bulunduğu bir bölge olarak biliniyor. Saldırının bu bölgeye yönelik olması, güvenlik uzmanları tarafından stratejik bir hamle olarak yorumlanıyor.
Natanz Nükleer Tesisine Saldırı
İran’ın misilleme saldırılarına yol açan gelişmeler zinciri, sabah saatlerinde Natanz Nükleer Tesisi’nin vurulmasıyla başlamıştı. İsrail ordusu, bu saldırıyı gerçekleştirmediklerini açıkça ifade etti.
İsrail Savunma Kuvvetleri sözcüsü, “Savaş uçaklarımız Natanz bölgesine herhangi bir operasyon düzenlemedi. Savaş koşulları nedeniyle ABD’nin bölgedeki faaliyetlerine yorum yapmayacağız” açıklamasını yaptı.
Uluslararası Toplumdan Endişe Mesajları
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, uydu görüntülerini inceleyerek Natanz tesisinin giriş yapılarında hasar tespit edildiğini doğruladı. Ancak radyolojik bir tehlike olmadığı vurgulandı. Ajans yetkilileri, radyasyon seviyelerinde anormal bir artış kaydedilmediğini bildirdi.
Bu tesisin daha önce de savaşın ilk günlerinde ABD ve İsrail tarafından hedef alındığı hatırlanıyor.
Bölgesel Gerginlik Tırmanıyor
28 Şubat tarihinde başlayan ABD-İsrail ortak operasyonları, İran’ın misilleme saldırılarına yol açtı. İran, yalnızca İsrail’i değil, ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi ülkelerdeki hedefleri de vurdu.
Saldırılarda İran lideri Ali Hamaney başta olmak üzere üst düzey yetkililer hayatını kaybetti. İranlı kaynaklara göre, ABD-İsrail saldırılarında toplam ölü sayısı 1348’i, yaralı sayısı ise 17 bini aştı.
Diplomatik Çözüm Arayışları Askıya Alındı
Washington ve Tahran yönetimleri arasında sürdürülen müzakere süreci, saldırıların başlamasıyla kesintiye uğradı. Diplomatik kaynaklar, diyalog kanallarının tamamen kapanmadığını ancak mevcut atmosferde görüşmelerin imkansız hale geldiğini belirtiyor.
Bölge ülkeleri ve küresel güçler, gerginliğin azaltılması için çağrıda bulunurken, her iki tarafın da geri adım atmaya niyetli görünmemesi endişeleri artırıyor. Uzmanlar, çatışmanın daha geniş bir bölgesel krize dönüşme riskine dikkat çekiyor.
