ABD’nin eski başkanı Donald Trump, görev süresi boyunca pek çok tartışmalı açıklama ve girişime imza attı. Ancak aradan geçen yıllara rağmen hâlâ gündemde olan en dikkat çekici meselelerden biri, Trump’ın Grönland’ı ABD topraklarına katma arzusu. ABD Başkanı olarak yaptığı çıkışlarla bu fikri sadece bir “hayal” olmaktan çıkaran Trump, Grönland’ı satın alma fikrini yeniden alevlendirdi. Son gelen bilgiler ise bu planın ABD’ye faturasının 700 milyar doları aşabileceği yönünde.
Trump’ın Grönland hayali bitmiyor
Donald Trump, ABD’nin küresel güvenliği adına Grönland’ın stratejik önemine dikkat çekerek, Danimarka’ya bağlı özerk bölgenin bir gün ABD topraklarına katılması gerektiğini yineledi. Özellikle Venezuela’ya yönelik askeri müdahale sonrası “ulusal güvenlik” vurgusu yapan Trump, “Grönland’ı almazsak, Çin ya da Rusya alır” ifadeleriyle uluslararası tehdit algısını gündeme taşıdı.
Trump’ın açıklamaları, Grönland çevresinde Rus ve Çin savaş gemilerinin dolaştığı iddialarıyla daha da çarpıcı hale geldi. Bu açıklamaların ardından, Washington kulislerinde Grönland’ın satın alınması için yapılan maliyet analizleri konuşulmaya başlandı.
Grönland için öngörülen bedel dudak uçuklattı
ABD medyasına yansıyan ve ismi açıklanmayan kaynakların aktardığı bilgilere göre, Grönland’ın satın alınması halinde Washington’un ödemesi gereken bedel 700 milyar doları bulabilir. Bu tahmin, akademisyenler ve eski hükümet yetkililerinden oluşan bir ekip tarafından yapıldı.
Söz konusu rakamın, ABD Savunma Bakanlığı’nın 2026 yılı için açıkladığı 901 milyar dolarlık bütçenin yarısından fazlası olduğu dikkat çekti. Böyle bir satın almanın ekonomik olarak mümkün olup olmadığı tartışma konusu olurken, bu girişimin NATO içinde nasıl yankı bulacağı da başka bir soru işareti olarak öne çıkıyor.
Grönland’dan net yanıt: “Satılık değiliz!”
Grönland yönetimi ise Trump’ın bu söylemlerine karşı oldukça net bir tutum sergiliyor. Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, ülkenin Danimarka Krallığı’nın bir parçası olduğunu hatırlatarak, “Grönland satılık değil” mesajını yineledi.
Aynı şekilde Grönland’ın Sanayi, Maden ve Enerji Bakanı Naaja Nathanielsen, “Amerikalı olma gibi bir niyetimiz yok. Biz Danimarka Krallığı’nın parçası olmaktan memnunuz” açıklamasıyla egemenlik vurgusu yaptı.
Askeri varlık yetmez, mülkiyet lazım!
Trump’ın açıklamaları sadece ekonomik değil, askeri ve jeopolitik denge açısından da dikkat çekici. Eski başkan, sadece askeri üsler kurmanın yeterli olmadığını, gerçek kontrol için “mülkiyetin” şart olduğunu savundu.
ABD’nin Grönland’da zaten Thule Hava Üssü gibi önemli askeri üsleri bulunuyor. Ancak Trump, bu üslerin yeterli olmadığını savunarak, Grönland’ın tam anlamıyla ABD topraklarına katılması gerektiğini belirtiyor. Bu açıklama, Trump’ın konuyu ne kadar ciddiye aldığını ve potansiyel bir diplomatik krize neden olabilecek kadar ileri gidebileceğini gösteriyor.
Danimarka ve NATO ne diyor?
Trump’ın bu çıkışları yalnızca Grönland yönetimiyle sınırlı bir tepki çekmiyor. Danimarka hükümeti de daha önce yaptığı açıklamalarda, böylesi bir talebin kabul edilemez olduğunu net şekilde belirtmişti. Ayrıca, NATO içerisindeki dengeyi bozabileceği düşünülen bu tür yaklaşımlar, ittifak içindeki bazı müttefiklerin de tepkisini çekiyor.
Trump ise NATO ile ilgili sorulara verdiği yanıtta, “Bizim onlara ihtiyaç duyduğumuzdan çok, onların bize ihtiyacı var” ifadelerini kullanarak, tartışmayı daha da derinleştirdi.
