Dünya genelinde elektrik erişimi hâlâ milyonlarca insan için bir hayal olmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Birleşmiş Milletler İstatistik Bölümü’nün yer aldığı küresel raporlara göre, 2023 yılı itibarıyla dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 8’i elektriğe erişemiyor. Yani yaklaşık 640 milyon insan, günümüzde hâlâ karanlıkta yaşıyor.
Elektrik, yalnızca aydınlatma değil; sağlık, eğitim, ekonomi ve güvenlik gibi temel yaşam alanlarının sürdürülebilirliği için vazgeçilmez bir kaynak. Bu nedenle elektrik erişiminin olmaması, sadece bir altyapı sorunu değil, aynı zamanda insani kalkınma açısından büyük bir eşitsizliğe işaret ediyor.
Ekonomi Ajansı’nın haberine göre, söz konusu veri, 2023’te küresel enerji eşitsizliğini gözler önüne seren en çarpıcı bulgular arasında yer aldı. Elektriğe erişimi olmayan bu %8’lik kesimin büyük çoğunluğu Afrika kıtasında, özellikle Sahra Altı Afrika bölgesinde yaşıyor.
Dünya nüfusunun yüzde kaçı elektriğe erişemiyor, 2023 yılında kaç kişi elektriksiz kaldı?
DSÖ ve BM’nin ortak yayımladığı 2023 yılı küresel enerji erişim raporuna göre, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 8’i hâlâ güvenli ve sürekli bir elektrik hizmetine sahip değil. Bu da yaklaşık 640 milyon insanın temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayamadığı anlamına geliyor.
Bu veriler, özellikle pandemi sonrası toparlanma sürecinde enerjiye olan erişimin önemini daha da artırdı. Ancak altyapı yatırımları ve uluslararası destek yetersiz kaldığı için bu bölgelerde gelişme hızı oldukça düşük seyrediyor.
Elektriğe erişimi olmayan ülkeler hangileri, en çok hangi bölgeler etkileniyor?
Elektriğe erişim sorununun en yaygın olduğu bölgelerin başında Sahra Altı Afrika geliyor. Nijer, Çad, Burundi, Madagaskar gibi ülkelerde kırsal bölgelerde yaşayan halkın büyük bir kısmı hâlâ elektrikten mahrum.
Güney Asya’da da hâlen elektrik erişiminde ciddi sıkıntılar yaşayan bölgeler bulunuyor. Afganistan, Myanmar ve bazı Hindistan köylerinde elektrik altyapısı ya hiç yok ya da son derece yetersiz.
Bu bölgelerde yaşanan sorunlar sadece enerji eksikliğiyle sınırlı değil; elektrik üretimi ve dağıtımı için gerekli olan teknik altyapı, eğitimli personel ve ekonomik kaynakların eksikliği de ciddi bir engel oluşturuyor.
Elektrik erişimi neden bu kadar önemli, hangi alanları etkiliyor?
Elektrik sadece bir aydınlatma kaynağı değil. Aşağıdaki kritik alanlarda elektrik erişimi hayati önemdedir:
Sağlık: Aşıların korunması için gerekli soğuk zincir, doğum sırasında kullanılan ekipmanlar ve temel sağlık hizmetleri için elektrik şarttır.
Eğitim: Akşam saatlerinde ders çalışabilmek, dijital eğitim materyallerine ulaşmak için elektrik gereklidir.
Ekonomi: Küçük ve orta ölçekli işletmelerin faaliyet göstermesi için sürekli enerji kaynağına ihtiyaç vardır.
Güvenlik: Aydınlatmanın olmadığı yerlerde suç oranı yüksektir, toplumsal güvenlik tehlikeye girer.
Elektriğe erişimin olmaması, bu alanlarda yaşam kalitesinin düşmesine, eğitimde fırsat eşitsizliğine ve sağlık hizmetlerine erişimin zorlaşmasına neden olur.
Elektriğe erişim hedefleri neler, dünya 2030 hedeflerine ulaşabilecek mi?
Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) kapsamında 2030 yılına kadar herkesin güvenli, temiz ve uygun fiyatlı enerjiye erişimi hedefleniyor. Ancak mevcut ilerleme hızına bakıldığında bu hedefe ulaşmak oldukça zor görünüyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), mevcut yatırımların yetersiz olduğunu, özellikle Afrika’da elektrik erişiminin bu hızla giderse 2030’da bile yaklaşık 500 milyon kişinin elektriksiz kalacağını tahmin ediyor.
Özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması, mikro şebeke çözümleri ve uluslararası finansal desteklerle bu sorunun aşılabileceği belirtiliyor. Ancak bu desteklerin sürdürülebilir, şeffaf ve yerel ihtiyaçlara uygun şekilde yönlendirilmesi şart.
