Artan hayat pahalılığı ve yüksek faiz ortamı, kredi kartı ve banka kredisi borçlarını her geçen gün daha ağır bir yüke dönüştürüyor. Ödeme güçlüğü yaşayan vatandaşlar için ise yeni bir süreç başladı. İcraya düşmeden önce borçluların ve hatta aile bireylerinin telefonla arandığı, çağrı merkezleri üzerinden yoğun baskı uygulandığı ortaya çıktı. Son dönemde gelen şikâyetler, borç tahsilatında sınırların aşıldığını gözler önüne seriyor.
Borçlular ve Aileleri Neden Sürekli Aranıyor?
Edinilen bilgilere göre, bankaların tahsil edemediği alacakları devrettiği hukuk büroları ve varlık yönetim şirketleri, icra sürecine geçmeden önce borçlularla temas kuruyor. Bu temasın büyük bölümü ise çağrı merkezleri aracılığıyla yapılan ısrarlı telefonlar şeklinde gerçekleşiyor.
Sadece borçlu kişiler değil, anne-baba, eş, kardeş ve hatta uzak akrabaların dahi aranması, vatandaşlar arasında ciddi rahatsızlık yaratıyor. Aramaların gün içinde defalarca tekrarlandığı, farklı numaralardan yapıldığı ve çoğu zaman sert ifadeler içerdiği belirtiliyor.
Takipteki Borçlar Rekor Kırdı
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) açıkladığı son veriler, tablonun ne kadar ciddi olduğunu ortaya koyuyor. Takipteki bireysel kredi ve kredi kartı borçları, son bir yılda yüzde 100’ün üzerinde artış göstererek 248 milyar lirayı aştı.
Özellikle kredi kartı borçlarında artış daha dikkat çekici. Takipteki kredi kartı borçları yüzde 121 yükselerek 128,6 milyar liraya ulaştı. İhtiyaç kredilerinde ise takipteki alacak tutarı 118 milyar lira sınırına dayandı.
İcra Dosyalarında Patlama Yaşanıyor
Borçlardaki artış, icra dairelerine de yansımış durumda. UYAP verilerine göre, yılın sadece ilk 20 gününde icra dairelerine 545 bin yeni dosya geldi. Türkiye genelinde açık icra dosyası sayısının 24 milyonun üzerine çıktığı belirtiliyor. Bu rakamlar, borç krizinin bireysel boyutu aştığını ve toplumsal bir sorun haline geldiğini gösteriyor.
Hukuk Bürolarına Tepkiler Artıyor
Borç tahsilatı yapan bazı hukuk bürolarının uygulamaları, şikâyetlerin odağında yer alıyor. İstanbul’da yaşanan bir olayda, borcu nedeniyle ailesinin aranmasına itiraz eden bir vatandaşın, hakaret ve tehdit içeren sözlerle karşılaştığı öne sürüldü.
Söz konusu vatandaşın, “borçtan kaçamazsın” benzeri ifadelerle baskı altına alınmaya çalışıldığı ve yaşananlar sonrası ilgili avukat hakkında suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi. Benzer şikâyetlerin farklı şehirlerden de geldiği ifade ediliyor.
“Bu Bir Hukuk İhlalidir” Uyarısı
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yaşananları açık bir hukuk ihlali olarak tanımlıyor. Deniz’e göre, bazı hukuk büroları tahsilat üzerinden prim aldığı için, borçlular ve yakınları üzerinde sistematik bir baskı kuruyor.
Çağrı merkezleri aracılığıyla yapılan bu aramaların, istenmeyen telefon şikâyetlerinin yaklaşık yüzde 80’ini oluşturduğu belirtiliyor. Deniz, borçlulara yönelik “hapse girersin”, “evinden mal alırız” gibi ifadelerin hukuki karşılığı olmadığını vurguluyor.
Tepki Çeken İfadeler Gündemde
Şikâyetlere yansıyan bazı iddialar ise kamuoyunda büyük tepki çekti. Bazı çağrı merkezi çalışanlarının, borçlulara yönelik son derece ağır ve incitici sözler kullandığı ileri sürülüyor. Bu ifadelerin hem kişisel hakları ihlal ettiği hem de psikolojik baskı unsuru taşıdığı dile getiriliyor.
Yapılandırma Çağrısı Gündemde
Borç sorunlarının bu boyuta ulaşmasının ardından, çözüm önerileri de gündeme geldi. Tüketici Birliği Federasyonu, banka borçlarının yasal bir düzenleme ile yeniden yapılandırılması çağrısında bulunuyor.
Öneriye göre, borçların TÜFE oranında faizlendirilerek 36 ay vadeyle yapılandırılması, hem borçluların nefes almasını hem de sistemin rahatlamasını sağlayabilir. Federasyon yetkilileri, yasal takibe düşenlerin çok daha fazlasının risk altında olduğunu vurguluyor
