Amerika Birleşik Devletleri, Grönland’ı satın alma planlarıyla yeniden dünya kamuoyunun gündemine oturdu. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre, Başkan Yardımcısı JD Vance ile Danimarkalı yetkililer arasında gerçekleştirilen kritik görüşme, Grönland’ın ABD topraklarına katılması yönünde somut bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak bu girişim, özellikle Avrupa Birliği cephesinde ciddi endişelere yol açtı. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, “Grönland bize güvenebilir” diyerek, adanın stratejik öneminin altını bir kez daha çizdi.
Beyaz Saray’dan net mesaj: “Grönland, ulusal güvenlik meselesidir”
Washington’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Grönland’a dair yapılan toplantının oldukça yapıcı geçtiğini belirtti. Sözcü Leavitt, Başkan Donald Trump’ın Grönland’ı satın alma fikrinde ısrarcı olduğunu ve bu adımı “ulusal güvenlik önceliği” olarak gördüğünü dile getirdi.
ABD’nin bu bölgeye ilgisinin sadece coğrafi değil, stratejik ve askeri gerekçelere dayandığı uzun süredir biliniyor. Leavitt açıklamasında, “Grönland’ın Amerikan topraklarına dahil edilmesi, Arktik bölgedeki güç dengesini etkileyecek bir adım olacak” ifadelerine yer verdi. Görüşmelerin devam edeceği ve tarafların 2-3 haftalık aralıklarla tekrar bir araya geleceği öğrenildi.
Avrupa’dan jet tepki: “Grönland bizim de güvenlik alanımızdır”
ABD’nin bu girişimi, Avrupa Birliği tarafından dikkatle takip ediliyor. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, yaptığı açıklamada, Grönland’ın güvenliğinin yalnızca NATO değil, AB için de stratejik öncelikler arasında olduğunu ifade etti.
Von der Leyen, “Arktik bölgesi ve Grönland, sadece doğal kaynaklarıyla değil, aynı zamanda askeri ve siyasi açıdan da önem taşıyor. Grönland bize siyasi, ekonomik ve mali açıdan güvenebilir” dedi. Açıklamasında, AB’nin Grönland’a yaptığı yatırımların artarak süreceğini de vurguladı.
Trump kararlı: “Grönland’sız bir güvenlik stratejisi eksik kalır”
Donald Trump, daha önce de Grönland’ı ABD’ye dahil etme planını açıkça dile getirmiş ve bu konuda ciddiyetini her fırsatta göstermişti. Trump’ın ifadesine göre, Grönland, Amerikan savunma sisteminin en önemli parçalarından biri haline gelebilir. Özellikle inşası süren “Altın Kubbe” füze savunma projesi için Arktik bölgesinde kontrolün sağlanmasının kilit rol oynadığı belirtiliyor.
ABD tarafının bu girişimi sadece “toprak satın alma” değil, aynı zamanda jeopolitik üstünlük kurma adımı olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle Avrupa’daki bazı ülkeler, Grönland’a sembolik askerî birlikler göndermeyi gündeme alırken, ABD ise bu hamlelerin Trump’ın kararlarını değiştirmeyeceğini belirtiyor.
Grönland’da gerilim yükseliyor: Egemenlik tartışmaları yeniden alevlendi
Danimarka’ya bağlı olan ancak özerk bir yapıya sahip olan Grönland, son yıllarda jeopolitik anlamda büyük önem kazandı. ABD’nin açık şekilde “satın alma” teklifinde bulunması, Grönland’ın egemenlik statüsünü ve halkının iradesini yeniden tartışmaya açtı. Daha önce Danimarka tarafından reddedilen bu tür tekliflerin, bu kez teknik görüşmelere dönüşmesi dikkat çekiyor.
Ancak temel soru hâlâ cevapsız: Grönland halkı ve Danimarka bu girişimi kabul edecek mi? Şu ana kadar gelen sinyaller, egemenliğin devredilmesi konusunda bir uzlaşıdan çok uzak olunduğunu gösteriyor.
Arktik bölgesi yeni bir soğuk savaş sahnesi mi olacak?
Grönland üzerinden yaşanan bu diplomatik çekişme, Arktik bölgesinin yeni bir küresel rekabet alanı haline geldiğinin en büyük göstergesi. Hem ABD hem Avrupa Birliği, bu bölgenin kontrolünü stratejik bir avantaj olarak görüyor. Küresel ısınmayla birlikte bölgedeki buzulların erimesi, doğal kaynaklara erişimi daha kolay hale getirirken, aynı zamanda deniz yollarının yeniden şekillenmesini de sağlıyor.
Bu değişim, sadece ekonomik değil, aynı zamanda askeri üstünlüğü de etkileyen bir faktör haline gelmiş durumda. ABD’nin Grönland üzerindeki ısrarı da bu bağlamda okunuyor.
