Jeffrey Epstein’ın yıllar sonra yeniden gündeme gelen ABD Adalet Bakanlığı dosyaları, yalnızca bilinen isimleri değil, bugüne kadar gölgede kalan birçok hikâyeyi de ortaya çıkardı. Bu dosyalarla birlikte sessizliğini bozan isimlerden biri de Rina Oh oldu. Genç yaşta sanatçı olma hayali kurarken Epstein’ın çevresine dahil edildiğini söyleyen Oh, yaşadıklarını ilk kez bu kadar açık anlatmaya karar verdi. Yaklaşık 25 yıl önce, henüz 21 yaşındayken Epstein’la tanıştığını belirten Rina Oh, bu tanışmanın hayatının yönünü tamamen değiştirdiğini ifade ediyor. O dönem maddi ve duygusal olarak zor bir süreçten geçtiğini anlatan Oh, sunulan “burs” vaadinin aslında bir tuzak olduğunu bugün çok daha net gördüğünü söylüyor.
“Hayırsever gibi yaklaştı, kontrol altına aldı”
Rina Oh’un anlatımına göre her şey ilk bakışta sıradan ve hatta umut vericiydi. Sanat eğitimi almak isteyen genç bir kadın olarak ailesinden yeterli destek göremeyen Oh, Epstein’ın kendisini eğitime destek veren bir hayırsever olarak tanıtmasına inandı. Sunulan maddi yardım, Oh için yalnızca bir para değil, hayallerine açılan bir kapıydı. Ancak zamanla bu ilişkinin sınırları değişmeye başladı. Oh, Epstein’ın çevresinde sözlü kuralların olduğu kapalı bir düzen bulunduğunu, bu düzene giren herkesin benzer deneyimlerle karşı karşıya kaldığını iddia ediyor. “Başta normal görünen her şey, yavaş yavaş rahatsız edici bir hâl aldı” diyen Oh, kontrolün tamamen Epstein’da olduğunu fark ettiğini dile getiriyor. “Reddettiğimde cezalandırıldım”
Oh’un en çarpıcı iddialarından biri ise baskı mekanizmasına dair. Epstein’ın taleplerini reddettiği dönemlerde, kendisine vaat edilen bursun geri çekildiğini ve psikolojik baskının arttığını öne sürüyor. Uzun süre yaşadıklarını kendi suçu gibi gördüğünü anlatan Oh, yıllar içinde bunun açık bir istismar ve manipülasyon olduğunu fark ettiğini söylüyor. Bu süreçte sessiz kalmasının nedenini ise korku, utanç ve yalnızlık duygularıyla açıklıyor. Epstein’ın gücü ve çevresindeki bağlantılar, genç yaşta olan Oh’un kendisini çaresiz hissetmesine neden olmuş. Virginia Giuffre’nin gölgesinde kalan bir hikâye
Jeffrey Epstein davası denildiğinde kamuoyunun aklına gelen ilk isimlerden biri Virginia Giuffre oldu. Ancak Rina Oh, bu durumun kendi hikâyesinin geri planda kalmasına yol açtığını belirtiyor. Hakkında zamanla asılsız iddialar ortaya atıldığını, hatta Epstein’ın çevresi tarafından itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını savunan Oh, bu nedenle uzun süredir hukuki bir mücadele verdiğini dile getiriyor. Oh’a göre yayımlanan yeni Epstein dosyaları, yalnızca bilinen mağdurları değil, daha önce konuşamayan isimleri de görünür kılacak. “Gerçekler parçalı değil, bir bütün olarak görülmeli” sözleriyle yaşananların münferit olmadığını vurguluyor. Bugün bambaşka bir hayat, ama geçmeyen izler
Aradan geçen yıllar Rina Oh’un hayatını tamamen değiştirdi. Bugün iki çocuk annesi olan Oh, yaşadıklarının onu sessiz ama güçlü bir mücadeleye sürüklediğini söylüyor. Geçmişi geride bırakmanın kolay olmadığını ifade eden Oh, buna rağmen artık korkmadığını belirtiyor. 2026 yılında yayımlamayı planladığı kitabında, Epstein’la yaşadıklarını ve bu sürecin hayatında bıraktığı izleri kendi cümleleriyle anlatmaya hazırlanıyor. “Artık başkalarının benim adıma konuşmasını istemiyorum” diyen Oh, bu kitabı yalnızca kendisi için değil, benzer deneyimler yaşamış ama sesini çıkaramayanlar için yazacağını söylüyor. Epstein dosyaları neden yeniden gündemde?
ABD Adalet Bakanlığı tarafından açıklanan yeni belgeler, Epstein’ın yıllar boyunca kurduğu ağın boyutlarını daha net ortaya koydu. Bu dosyalar, sadece hukuki sürecin değil, toplumsal yüzleşmenin de bir parçası olarak görülüyor. Rina Oh gibi isimlerin konuşmaya başlaması, Epstein davasının kapanmadığını ve etkilerinin hâlâ sürdüğünü gözler önüne seriyor.