Christopher Nolan’ın vizyona giren Oppenheimer filmiyle birlikte, dünya bilim tarihinin derinliklerinde unutulmaz bir isim yeniden gündeme geldi: Atom bombasının babası olarak bilinen J. Robert Oppenheimer’ın dostluk kurduğu Türk fizikçi Feza Gürsey… Oppenheimer’ın Türk bilim insanına yazdığı mektubun ortaya çıkması, Feza Gürsey’in hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda yeniden konuşulmasına yol açtı. Peki Feza Gürsey kimdir, kaç yaşında, nereli, öldü mü, mezarı nerede, eşi kimdir, hangi alanlarda çalıştı, Oppenheimer ile nasıl tanıştı? Ekonomi Ajansı’nın haberine göre, işte Türk bilim tarihinin efsane ismi Feza Gürsey hakkında tüm merak edilenler…
Feza Gürsey kimdir, nerelidir, kaç yaşındaydı?
Türk matematikçi ve teorik fizik profesörü Feza Gürsey, 7 Nisan 1921 tarihinde İstanbul’da doğdu. Babası Ahmet Reşit Gürsey, Osmanlı döneminde yetişmiş bir askeri doktordu. Annesi ise Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın kimyagerlerinden, bilim dünyasında öncü bir isim olan Remziye Hisar idi. Bilimle iç içe bir ailede yetişen Gürsey, daha çocukluk yıllarında doğa yasalarına merak saldı. Eğitimine Galatasaray Lisesi’nde başladı ve burada hem fen bilimlerine hem de sanata olan ilgisi gelişti. Liseden 1940 yılında mezun olan Gürsey, 1944’te İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik-Fizik Bölümü’nden üstün başarıyla mezun oldu. Feza Gürsey’in eğitimi, İngiltere yılları ve doktora dönemi
Üniversiteyi bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi’nde asistan olarak göreve başlayan Feza Gürsey, Milli Eğitim Bakanlığı’nın açtığı burs sınavını kazanarak İngiltere’ye gitmeye hak kazandı. Londra’daki Imperial College of Science and Technology’de doktora çalışmalarına başladı. 1950 yılında kuaterniyonların alan teorisine uygulanmaları üzerine yaptığı doktora tezi, onun bilimsel kariyerinin temel taşlarından biri oldu. Bu konu, hayatı boyunca sürdüreceği matematiksel fizik araştırmalarının da çıkış noktasıydı. Imperial College’daki başarısı sayesinde dönemin önemli fizikçilerinin dikkatini çeken Gürsey, İngiltere’den sonra Cambridge Üniversitesi’nde doktora sonrası araştırmalar yaptı. Feza Gürsey’in aşkı da bilime doğdu: Eşi kimdir?
Cambridge’te geçirdiği yılların ardından 1951’de Türkiye’ye dönen Feza Gürsey, İstanbul Üniversitesi’nde fizik asistanı olarak görev yaptı. Burada meslektaşı olan Süha Pamir ile tanıştı. Bilimle başlayan dostluk kısa sürede aşka dönüştü ve 1952 yılında evlendiler. Çiftin uzun yıllar süren evliliği boyunca Feza Gürsey, eşiyle birlikte akademik anlamda da ortak çalışmalar yürüttü. Süha Pamir de kendisi gibi fizik asistanıydı ve Türkiye’de bilimin gelişmesi için önemli katkılar sundu. Feza Gürsey’in akademik kariyeri ve ODTÜ Teorik Fizik Bölümü’nü kurması
1953’te doçent unvanını alan Feza Gürsey, kısa sürede Türkiye’de fiziğin öncü isimlerinden biri haline geldi. 1954 – 1961 yılları arasında İstanbul Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptı ve bu dönemde Türk bilim tarihinde ilk ve tek Teorik Fizik Kürsüsü’nün kurucularından biri oldu. 1961 yılına gelindiğinde, yurt dışında kendisine yapılan prestijli iş tekliflerine rağmen Türkiye’ye hizmet etmeyi seçti. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nün sunduğu profesörlük teklifini kabul ederek ODTÜ Teorik Fizik Bölümü’nü kurdu. Feza Gürsey, ODTÜ’de hem eğitici hem araştırmacı kimliğiyle öne çıktı. Yetiştirdiği öğrenciler, bugün bile Türk bilim dünyasının en parlak isimleri arasında yer alıyor. Oppenheimer ile dostluğu: Türk dâhiye yazılan mektup
Feza Gürsey’in uluslararası bilinirliği 1950’li yıllarda hızla arttı. 1957 – 1961 yılları arasında Brookhaven Ulusal Laboratuvarı, Princeton Üniversitesi İleri Araştırmalar Enstitüsü ve Columbia Üniversitesi gibi dünyanın önde gelen bilim kurumlarında çalışmalar yürüttü. Bu dönemde tanıştığı isimler arasında Nobel ödüllü fizikçiler Wolfgang Pauli, Eugene Wigner, T.D. Lee, C.N. Yang ve en önemlisi J. Robert Oppenheimer da vardı. Oppenheimer, Türk fizikçiye duyduğu hayranlığı mektuplarında dile getirmişti. İki bilim insanı arasındaki yazışmalardan biri kısa süre önce ortaya çıktı ve dünya basınında geniş yankı buldu. Oppenheimer mektubunda Gürsey’e, “Bilimsel sezginiz, insan zekâsının ulaştığı en derin düzeylerden biri.” sözleriyle hitap etmişti. Bu mektup, Türk bilim tarihinin en büyük gurur kaynaklarından biri olarak kabul ediliyor. Feza Gürsey’in bilimsel çalışmaları: Kuaterniyonlar, grup teorisi ve kuantum fiziği
Feza Gürsey’in çalışmaları genellikle teorik fizik ve matematiksel fizik alanlarında yoğunlaştı. Özellikle kuaterniyonlar, grup teorileri, simetri ve uzay-zaman ilişkileri, kuantum renk dinamiği (QCD) üzerine yaptığı araştırmalar dünya çapında tanındı. 1960’lı yıllarda geliştirdiği “Kiral Bakışım Kuralı”, modern fizik literatüründe hâlâ referans verilen çalışmalardan biridir. Bu kural, uzay-zaman bakışımlarının genişletilmesi ve temel parçacık fiziğinin anlaşılmasında önemli rol oynamıştır. Ayrıca, kuantum alan teorisi üzerine yaptığı yorumlar, sonraki yıllarda Standart Model’in matematiksel temellerinin oluşturulmasında katkı sağlamıştır. Feza Gürsey’in adı bugün hâlâ birçok bilimsel makalede atıf yapılan kaynaklar arasında yer alıyor. Feza Gürsey ve yurtdışı başarıları: Yale Üniversitesi dönemi
1974 yılında Feza Gürsey, Amerika Birleşik Devletleri’ne davet edildi ve Yale Üniversitesi’nde teorik fizik kürsü başkanlığı görevine getirildi. Bu görev, hem kariyerinin hem de Türk bilim insanlarının uluslararası alandaki temsilinin zirvesi oldu. Yale’de geçirdiği yıllar boyunca, hem Türkiye’den hem dünyadan pek çok genç araştırmacıya yol gösterdi. Ayrıca, Türkiye’deki bilimsel kurumlarla ilişkisini koparmadı; ODTÜ ve TÜBİTAK projelerinde danışmanlık yaptı. Feza Gürsey öldü mü, ne zaman ve nerede vefat etti, mezarı nerede?
Feza Gürsey, 1992 yılında, ABD’nin New Haven kentinde hayatını kaybetti. Ölüm nedeni kanser olarak açıklandı. Vefat ettiğinde 71 yaşındaydı. Onun anısına, Türkiye’de birçok bilim merkezi ve laboratuvara “Feza Gürsey” ismi verildi. Boğaziçi Üniversitesi’ndeki Feza Gürsey Enstitüsü, teorik fizik alanındaki genç araştırmacılara destek olmak amacıyla onun adını yaşatıyor. Feza Gürsey’in Türk bilim tarihindeki yeri ve mirası
Feza Gürsey, Türk bilim tarihinde sadece bir fizikçi değil, aynı zamanda bilimsel etik, vizyon ve idealizmin sembolü olarak kabul edilir. Dünya çapında elde ettiği başarıya rağmen ülkesine dönüp gençlere yatırım yapması, onu bir “bilim kahramanı” haline getirdi. ODTÜ’deki öğrencileri onu “hocaların hocası” olarak tanımlar. Kendine özgü mütevazı kişiliği, alçakgönüllülüğü ve bilime olan tutkusuyla nesiller boyunca saygıyla anıldı. Bilimsel üretkenliğinin yanında edebiyata ve sanata da büyük ilgi duyan Gürsey, şiir ve resimle ilgilenmiş, bilim kadar estetikle de bağ kurmuş bir entelektüeldi. Ekonomi Ajansı’nın haberine göre, Feza Gürsey bugün hâlâ Türk fizikçilerin ve genç bilim insanlarının ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Feza Gürsey kimdir, kaç yaşında, öldü mü
Özetle: Feza Gürsey, 7 Nisan 1921 doğumlu Türk teorik fizikçi ve matematikçidir. ODTÜ Teorik Fizik Bölümü’nün kurucusudur. Kuantum alan teorisi, grup teorileri, kiral bakışım ve kuaterniyonlar üzerine yaptığı çalışmalarla dünya çapında tanınmıştır. J. Robert Oppenheimer, Wolfgang Pauli ve Eugene Wigner gibi ünlü bilim insanlarıyla dostluk kurmuş, Oppenheimer’dan mektup almıştır. 1992 yılında ABD’nin New Haven kentinde 71 yaşında vefat etmiştir. Adı, Türkiye’deki birçok bilim kurumuna verilmiş ve uluslararası saygınlıkla anılmaya devam etmektedir. Feza Gürsey, yalnızca bir bilim insanı değil, Türkiye’nin entelektüel tarihine damga vuran evrensel bir deha olarak hatırlanıyor.