Doğan Alagöz kimdir, sahte tahliye belgesiyle Silivri 4 No’lu Cezaevi’nden nasıl kaçtı, Uyuşturucu Doktoru lakabı nereden geliyor soruları, Türkiye’nin en dikkat çeken cezaevi firarlarından biri olarak hafızalara kazınan olayla birlikte yeniden gündeme geldi. “Sentetik Baron” olarak da anılan Alagöz’ün 16 Ocak 2015’te tek bir sahte faksla tahliye edilmesi, yargı ve ceza infaz sisteminde uzun süre tartışılmıştı.
Doğan Alagöz Kimdir?
Doğan Alagöz, 2010 yılında İstanbul İkitelli İSTOÇ’ta bir depoya düzenlenen operasyonla kamuoyunun gündemine girdi. Operasyonda 47 bin adet ecstasy hapı ve 100 kilogram uyuşturucu nitelikli kimyasal madde ele geçirildi. Sentetik uyuşturucu üretimi konusundaki bilgi ve kimyasal formüllere hâkimiyeti nedeniyle “Uyuşturucu Doktoru” ve “Sentetik Baron” lakaplarıyla anılmaya başladı. Aynı operasyonda dönemin Anayasa Mahkemesi üyesi Fulya Kantarcıoğlu’nun kardeşi Haluk Soylu’nun da aralarında bulunduğu 14 kişi tutuklandı. Alagöz, savcılık ifadesinde üretilen hapların eski başbakanlardan Mesut Yılmaz’ın kuzeni olduğu belirtilen antikacı Erdem Ersoy için hazırlandığını öne sürdü. Ersoy gözaltına alındı ancak ifadesinin ardından serbest bırakıldı. 12 Yıl 6 Ay Hapis Cezası Nasıl Kesinleşti?
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 19 Şubat 2013 tarihinde Doğan Alagöz’e “uyuşturucu madde imal etmek” suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Alagöz son savunmasında pişman olduğunu ifade etti. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 16 Ekim 2014’te kararı onadı. Böylece Alagöz’ün cezası kesinleşti ve Silivri 4 No’lu Cezaevi’nde infaz süreci başladı. Ancak bu süreç beklenenden çok daha kısa sürdü. Sahte Tahliye Belgesiyle Cezaevinden Nasıl Kaçtı?
16 Ocak 2015 günü İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi kalemine bir faks ulaştı. Belgede, Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nden gönderildiği belirtilen bir tahliye ilamı bulunuyordu. Görevli memur, faks üzerindeki numarayı Yargıtay’a ait sanarak aradı. Telefona çıkan kişi, tahliye kararının doğru olduğunu teyit etti. Ancak aranan numaranın, firar planının bir parçası olduğu daha sonra ortaya çıktı. Mahkeme kalemi, belgeyi Silivri 4 No’lu Cezaevi’ne iletti. Cezaevi yönetimi de ikinci bir teyit aldı. Aynı gün içerisinde Doğan Alagöz’e tahliye fişi düzenlendi ve cezaevinden çıkışı sağlandı. Tek bir sahte faks ve iki telefon görüşmesi, 12 yıl 6 ay hapis cezası alan bir hükümlünün serbest kalmasına yetti. Kaçış Bir Ay Sonra Nasıl Ortaya Çıktı?
Olaydan yaklaşık bir ay sonra, Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’nda görevli İnfaz Savcısı Ahmet Aykuş, tahliye ilamlarını rutin inceleme sırasında kontrol etti. Belgede hakimin sicil numarası yerine seminer numarasının yazıldığını fark eden savcı, sahteciliği ortaya çıkardı. Yapılan detaylı incelemede tahliye belgesinin tamamen sahte olduğu anlaşıldı. Bu gelişmenin ardından geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Firar Planında Rüşvet ve Cezaevi Personeli İddiası
Soruşturma sonucunda firarın arkasında infaz koruma memuru İlhan Ayhan’ın olduğu tespit edildi. Ayhan’ın 9 Ocak 2015’te UYAP sistemine girerek Alagöz’ün evraklarına eriştiği belirlendi. Daha önce tahliye edilmiş iki hükümlünün belgelerinden örnek alındı. Orijinal evraklardaki havale yazıları ve UYAP şifreleri kopyalanarak sahte tahliye müzekkeresi hazırlandı. Firar planının, Alagöz’ün eski mahkûm arkadaşı İbrahim Zeyrekce, Kazım Avşar ve bir avukat tarafından organize edildiği öne sürüldü. Soruşturmada 28 milyon TL rüşvet dağıtıldığı iddia edildi. Bu paranın Alagöz’ün Beylikdüzü’ndeki villasının satılmasıyla temin edildiği belirtildi. Cezaevi müdürü, müdür yardımcısı, gece sorumlusu ve Alagöz’ü koğuşundan çıkaran infaz memuru açığa alındı. Toplam 9 şüpheli hakkında 1 ila 23 yıl arasında değişen hapis cezaları talep edildi. Doğan Alagöz Yurt Dışına Nasıl Kaçtı?
Tahliye sonrası Alagöz’ün izine Zeytinburnu’nda rastlandı. 24-28 Ocak tarihleri arasında İsmail Yenisu adına düzenlenmiş sahte kimlikle bir evde kaldığı belirlendi. Edirne’de sahte kimlik hazırladığı tespit edilen iki kişinin ifadeleriyle yeni kimliği ortaya çıkarıldı. Son olarak Gürcistan’a giriş yaptığı tespit edildi. Alagöz’ün yakalanması için Gürcistan ile resmi temasların sürdürüldüğü açıklandı. Olay, İngiltere’de benzer yöntemle cezaevinden kaçan Neil Moore vakasıyla birlikte uluslararası basında da yer buldu. İsthaberler'in haberine göre, Doğan Alagöz’ün firarı Türkiye’de yargı sisteminde belge güvenliği ve teyit mekanizmalarının yeniden tartışılmasına neden oldu. Türkiye’nin En Çarpıcı Firar Vakalarından Biri
Doğan Alagöz olayı, sahte tahliye belgesiyle gerçekleştirilen en dikkat çekici firarlardan biri olarak kayıtlara geçti. Tek bir faks ve organize bir plan, ağır hapis cezası alan bir hükümlünün demir kapıları aşmasına yol açtı. Uyuşturucu Doktoru ve Sentetik Baron lakaplarıyla anılan Alagöz’ün hikâyesi, hem organize suç hem de adli sistemdeki açıklar açısından uzun süre gündemde kalmaya devam etti.