Ünlü sanatçı Güllü’nün ölümünün ardından açılan soruşturma yeni bir boyut kazandı. Nihat Doğan ve Güllü’nün kızı Tuğyan Gülter arasındaki tehdit ve suçlama iddiaları dosyayı daha da karmaşık hale getirdi.
Türk müziğinin sevilen isimlerinden Güllü’nün Yalova’daki evinden düşerek hayatını kaybetmesi sonrası başlatılan adli soruşturma, sadece olayın nedenini değil, aynı zamanda çevresindeki ilişkileri ve iddiaları da gündeme taşıdı. Son günlerde yaşanan gelişmeler ise kamuoyunu şaşkına çevirmiş durumda.
Nihat Doğan’dan “Bu bir cinayet” çıkışı
Güllü’nün ölümüne dair konuşmalar yapan şarkıcı Nihat Doğan, katıldığı bir televizyon programında çok sert açıklamalarda bulundu. Doğan, olayın sıradan bir “düşme” vakası olmadığını öne sürerek, "Bu cinayet, kapatılmak isteniyor" ifadelerini kullandı. Üstelik yalnızca açıklamalarla sınırlı kalmadı, kendisine ve ailesine yönelik tehditler aldığını da dile getirdi.
“Biz bu olayın üzerini kapatmayacağız dedik, tehdit edilmeye başladık. Sosyal medyada canımla, özel hayatımla tehdit ediliyorum. Tuğyan, çocuğumla bile beni tehdit etti,” diyen Doğan’ın sözleri kamuoyunda yankı buldu.
Bu sert çıkış, hem soruşturmanın seyrini hem de kamuoyunun konuya bakışını yeniden şekillendirdi.
“Güllü düşmedi, atıldı” iddiası
Doğan, açıklamalarının devamında çok daha sarsıcı bir iddiada bulundu:
“Ben artık eminim. Güllü düşmedi, atıldı!”
Bu çıkış, soruşturmanın yönünü değiştirecek kadar ciddi bir iddia olarak görülüyor. Doğan, dosyanın kapatılmak üzereyken bu bilginin ortaya çıkmasıyla yeni bir sürecin başlayabileceğine dikkat çekti.
Yalova’daki olayın başlangıçta kaza olarak kayda geçtiği ancak gelen yeni bilgilerle birlikte cinayet şüphesi üzerinde yeniden durulmaya başlandığı konuşuluyor.
Tuğyan Gülter’den karşı açıklama: “İftira”
Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter, Nihat Doğan’ın kendisi hakkında öne sürdüğü iddiaları sert bir dille reddetti. Gülter, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Doğan’ın iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu ve davanın seyrini manipüle etmek amacı taşıdığını belirtti.
“Bu iddialar, annemin davasını bulandırmak için yapılmış provokasyonlardan ibaret,” diyen Gülter, avukatı aracılığıyla hukuki süreç başlatıldığını da ifade etti.
Öte yandan, basına sızan bazı mesajların soruşturma dosyasına girdiği ve bu mesajlarda Gülter’in annesi hakkında sert ifadeler kullandığı iddialarının da araştırma konusu olduğu öne sürülüyor.
Mesajlar soruşturmanın yönünü değiştirebilir mi?
Olayın ardından incelemeye alınan dijital deliller arasında, Güllü’nün kızı tarafından gönderildiği öne sürülen bazı mesajlar da yer alıyor. Bu mesajlarda, annesinin yaşamasıyla ilgili rahatsız edici ifadelerin yer aldığı iddiası, savcılık tarafından detaylı şekilde inceleniyor.
Bu mesajlar, olası bir kast unsuru olup olmadığını araştırmak için kritik önem taşıyor. Henüz doğruluğu resmen teyit edilmeyen içerikler, kamuoyunda büyük bir soru işareti yarattı.
Dava nereye gidiyor?
Tüm bu gelişmeler ışığında, Güllü’nün ölümüyle ilgili dosya artık sadece bir adli vaka olmaktan çıkmış gibi görünüyor. Taraflar arasındaki sert açıklamalar, karşılıklı suçlamalar ve iddialar zinciri, davayı medyatik ve hukuki açıdan daha da büyütüyor.
Savcılık soruşturmasının halen devam ettiği belirtilirken, kamuoyunun tepkisi ve basının ilgisi nedeniyle dosyanın gidişatının hız kazanabileceği tahmin ediliyor. Ancak olayın ne şekilde sonuçlanacağı hâlâ büyük bir merak konusu.
Güllü’nün ölümü, sıradan bir düşme vakası olmaktan çıkıp cinayet iddiaları, tehdit suçlamaları ve dijital mesaj analizleriyle dolu karmaşık bir davaya dönüştü. Nihat Doğan ile Tuğyan Gülter arasındaki gerilim ise soruşturmanın seyrini daha da derinleştiriyor. Önümüzdeki günlerde bu dosyadan daha çok başlık çıkacağı kesin.