Türk Sanat Müziği’nin efsane yorumcularından Muazzez Abacı, 12 Kasım 2025 tarihinde, doğum gününde hayatını kaybederek sanat dünyasını ve milyonlarca hayranını yasa boğdu. 78 yaşında hayata veda eden usta sanatçı, vasiyeti üzerine çocuk yaşta kaybettiği babasının yanına, Ankara’daki aile kabristanına defnedilecek. Yıllardır müziğiyle gönüllere taht kuran Abacı’nın naaşı, 13 Kasım’da Türkiye’ye getirilerek İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenecek törenin ardından son yolculuğuna uğurlanacak.
Amerika'daki son yolculuk: Kalp krizi geçirdi, yoğun bakıma alındı
Muazzez Abacı, 5 Kasım’da kızıyla vakit geçirmek üzere Amerika’ya gitmişti. Ancak ne yazık ki burada kalp krizi geçiren sanatçıya acil müdahale yapıldı ve stent takıldı. İlk etapta sağlık durumu kontrol altına alınmış gibi görünse de, kısa süre sonra böbreklerinde gelişen komplikasyonlar nedeniyle yoğun bakıma alındı. 12 Kasım’da, doğum gününde hayata veda eden Abacı'nın vefatı, hem sanat camiasında hem de Türkiye genelinde büyük bir üzüntüyle karşılandı. Vasiyetini yıllar önce açıklamıştı: Babasının yanına defnedilecek
Hayatının her döneminde babasına olan özlemini dile getiren Muazzez Abacı, daha önce çeşitli röportajlarda da "Beni öldüğümde babamın yanına gömün" diyerek bu isteğini açıkça dile getirmişti. Henüz küçük bir çocukken babasını kaybeden ve onun yokluğunu derinden yaşayan sanatçının bu duygusal vasiyeti, ailesi tarafından titizlikle yerine getirilecek. Abacı, Ankara’daki aile mezarlığında, babası Oktay Altıoklar'ın yanına defnedilecek. AKM’de büyük veda töreni: Devlet töreniyle uğurlanacak
Muazzez Abacı için Türkiye’ye getirilecek naaşı, 13 Kasım Çarşamba günü İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenecek törenle anılacak. Törene, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanı sıra sanat camiasının önde gelen isimlerinin katılması bekleniyor. Tören sonrası naaş kara yolu ile Ankara’ya gönderilecek ve burada dualar eşliğinde toprağa verilecek. Sanatçının cenaze töreni ve defin süreci, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ortak organizasyonuyla gerçekleştiriliyor. Abacı’ya gösterilen bu saygı, onun Türk müziğine yaptığı katkıların ve halk nezdindeki yerinin en somut göstergesi olarak yorumlanıyor. Devlet Sanatçısı unvanını taşıyordu: Sanat tarihine adını altın harflerle yazdırdı
1998 yılında “Devlet Sanatçısı” unvanı verilen Muazzez Abacı, sahip olduğu güçlü yorum gücü, eşsiz sesi ve klasik Türk Sanat Müziği’ne olan sadakatiyle bir döneme damgasını vurmuştu. Özellikle “Vurgun”, “Benimle Oynama”, “Sensiz Olmam” gibi parçalarla hafızalara kazınan sanatçı, hem sahne performansları hem de duruşuyla bir ikon haline gelmişti. Sadece Türkiye’de değil, yurt dışında da geniş bir hayran kitlesine ulaşan Abacı, kariyeri boyunca yüzlerce konser verdi, sayısız albüme imza attı. Onun kaybı, yalnızca bir sanatçının değil, bir dönemin sessizce veda etmesi olarak yorumlanıyor. Sanat dünyasından duygusal mesajlar: “Efsaneler asla unutulmaz”
Muazzez Abacı’nın vefat haberiyle birlikte sanat dünyası adeta yasa büründü. Pek çok sanatçı, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlarla hem üzüntüsünü dile getirdi hem de Abacı’nın Türk müziğine kattığı değeri vurguladı. “Türk müziği bir yıldızını kaybetti”, “Efsaneler ölmez, şarkılarıyla yaşamaya devam eder” gibi yorumlar binlerce kez paylaşıldı. Özellikle genç sanatçılar, Abacı’yı “ilham kaynağı” olarak gördüklerini belirterek onun müziğinin yeni nesillere aktarılmaya devam edeceğini söyledi.