İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İstanbul Planlama Ajansı’nın yayımladığı “İstanbul’da Yaşlılıkta İyilik Hali Araştırması”, kentte yaşayan 65 yaş ve üzeri bireylerin ekonomik, sağlık ve psikolojik durumuna dair çarpıcı veriler ortaya koyuyor. İstanbul Barometresi’nin Mart 2026 sayısında yer alan çalışma, yalnızca rakamları değil, aynı zamanda yaşlılıkta geçim krizi, gelir eşitsizliği ve sosyal hayattan kopuş gerçeğini de gözler önüne seriyor. Araştırma kapsamında İstanbul genelinde 65 yaş ve üzeri 752 kişiyle görüşülüyor. TÜİK verileri, hem Türkiye’de hem de İstanbul’da yaşlı nüfus oranının son 10 yılda belirgin şekilde arttığını gösteriyor. Artan yaşam süresi ve demografik dönüşüm, yaşlılık politikalarını yeniden gündeme taşırken, açıklanan veriler özellikle ekonomik kırılganlık başlığında dikkat çekiyor. İsthaberler'in haberine göre açıklanan bulgular, İstanbul’da yaşlı bireylerin önemli bir kısmının temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını ortaya koyuyor.
İstanbul’da Yaşlılıkta Sağlık Durumu, Gelir Gruplarına Göre Sağlık Eşitsizliği
Araştırmada katılımcılara sağlık durumlarını nasıl değerlendirdikleri soruluyor. Verilere göre 65 yaş üstü bireylerin yüzde 35,6’sı sağlığını “iyi” olarak tanımlıyor. Yüzde 39,4’lük kesim “ne iyi ne kötü” yanıtını verirken, yüzde 25’i sağlığını “kötü” olarak ifade ediyor. Ancak asıl dikkat çeken tablo, gelir gruplarına göre sağlık algısındaki uçurum oluyor. Üst gelir grubunda yer alan yaşlı bireylerin yüzde 62,7’si sağlığını “iyi” olarak tanımlarken, alt gelir grubunda bu oran yüzde 17,1’e kadar geriliyor. Aradaki fark, yalnızca bireysel sağlık koşullarını değil, gelir düzeyinin sağlık hizmetlerine erişim ve yaşam kalitesi üzerindeki etkisini de gözler önüne seriyor. Bu veri, İstanbul’da yaşlılıkta iyilik halinin yalnızca yaşla değil, doğrudan ekonomik güçle bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Geçim Sıkıntısı, Gelir Yetersizliği ve Ekonomik Kırılganlık
Araştırmanın en çarpıcı başlıklarından biri ekonomik durum oluyor. Katılımcıların yüzde 33,5’i gelirinin yeterli olduğunu belirtirken, yüzde 28,3’ü kısmen yeterli bulduğunu ifade ediyor. Ancak yüzde 38,2’lik kesim açık şekilde “geçinemiyorum” diyor. Bu oran, İstanbul’da her üç yaşlıdan birinden fazlasının ciddi bir geçim sıkıntısı yaşadığını ortaya koyuyor. Son bir yıl içinde maddi nedenlerle yapılamayanlar sorulduğunda tablo daha da ağırlaşıyor. Katılımcıların yüzde 22,7’si ihtiyaç duyduğu ilacı satın alamadığını belirtiyor. Yüzde 20,6’sı doktora ya da sağlık kuruluşuna gidemediğini ifade ediyor. Yüzde 36,8’i düzenli ve yeterli beslenemediğini söylüyor. Faturalarını ödeyemeyenlerin oranı yüzde 25,9. Kira ve konut giderlerini karşılayamayanların oranı ise yüzde 23 olarak kaydediliyor. Bu veriler, yaşlılık döneminde ekonomik güvencenin ne kadar kırılgan hale geldiğini gösteriyor. Memlekete Gidememe, Sosyal Hayattan Kopuş ve Kültürel Etkinliklere Katılamama
Araştırmada öne çıkan bir diğer başlık sosyal yaşam oluyor. Katılımcıların yüzde 45,3’ü kültürel etkinliklere katılamadığını belirtiyor. En dikkat çekici oran ise seyahat ve memlekete gidememe başlığında ortaya çıkıyor. Yaş almış bireylerin yüzde 48,5’i maddi nedenlerle memleketine ya da seyahate gidemediğini ifade ediyor. Neredeyse her iki kişiden biri, ekonomik imkânsızlık nedeniyle şehir dışına çıkamıyor. Bu veri, yalnızca finansal bir sorunu değil, aynı zamanda aidiyet, sosyal bağlar ve psikolojik iyilik hali açısından da önemli bir kırılmayı işaret ediyor. Özellikle emeklilik döneminde memleket ziyareti, aile buluşmaları ve sosyal temas, yaşlı bireylerin yaşam kalitesinde belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. Psikolojik Destek İhtiyacı, Kadın ve Erkek Arasındaki Fark
Araştırma, yaşlı bireylerin psikolojik durumunu da mercek altına alıyor. Psikolojik destek ya da danışmanlık ihtiyacı olduğunu belirtenlerin yalnızca yüzde 4,9’u bu hizmeti alabildiğini ifade ediyor. Yüzde 21,3’lük kesim ise ihtiyaç duyduğu halde destek alamadığını söylüyor. Cinsiyete göre dağılım incelendiğinde, kadınların psikolojik destek ihtiyacının daha yüksek olduğu görülüyor. Yaş almış kadınların yüzde 34,8’i psikolojik destek ihtiyacı duyduğunu belirtirken, erkeklerde bu oran yüzde 17,6 olarak ölçülüyor. Bu fark, yaşlılıkta kadınların hem ekonomik hem de duygusal açıdan daha fazla yük altında olabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, özellikle yalnız yaşayan ve düşük gelir grubunda yer alan yaşlı kadınların çok yönlü destek mekanizmalarına ihtiyaç duyduğunu vurguluyor. Kendini Yaşlı Hissetme, Toplumsal Algı ve Kimlik
Araştırmada dikkat çeken bir diğer başlık ise “kendini yaşlı olarak tanımlama” konusu oluyor. Katılımcıların yüzde 32,2’si kendini yaşlı olarak tanımlarken, yüzde 52,1’i bu tanımlamayı reddediyor. Bu sonuç, yaşlılık kavramının yalnızca kronolojik yaşla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Birçok birey, ekonomik ve sağlık sorunlarına rağmen kendini aktif ve üretken hissetmeye devam ettiğini belirtiyor. Ancak ekonomik kırılganlık ve sağlık hizmetlerine erişimdeki eşitsizlik, bu algının sürdürülebilirliğini zorlaştırıyor. TÜİK verileri, Türkiye genelinde olduğu gibi İstanbul’da da 65 yaş ve üzeri nüfus oranının arttığını gösteriyor. Bu demografik değişim, sosyal politika, sağlık hizmetleri ve emeklilik sistemine yönelik yeni düzenlemeleri zorunlu kılıyor. İPA’nın yayımladığı İstanbul’da Yaşlılıkta İyilik Hali Araştırması, mevcut tabloyu net biçimde ortaya koyarken, önümüzdeki yıllarda yaşlı nüfusun daha da artacağına dikkat çekiyor. Artan nüfusla birlikte geçim sıkıntısı, sağlık eşitsizliği ve sosyal izolasyon riskinin büyümesi bekleniyor. Uzmanlar, özellikle düşük gelir grubunda yer alan yaşlı bireylerin desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde yaşlılıkta yoksulluk ve sağlık sorunlarının daha görünür hale geleceği ifade ediliyor. Kısaca
İstanbul’da 65 yaş üstü neden geçinemiyor? Gelir yetersizliği ve artan yaşam maliyetleri, yaşlı bireylerin önemli bir bölümünü ekonomik olarak zorluyor. Yaşlılar neden ilaç alamıyor? Yüzde 22,7’lik kesim maddi imkânsızlık nedeniyle ihtiyaç duyduğu ilacı satın alamadığını belirtiyor. Gelir gruplarına göre sağlık farkı ne kadar? Üst gelir grubunda sağlığını iyi görenlerin oranı yüzde 62,7 iken, alt gelir grubunda bu oran yüzde 17,1’e düşüyor. Memlekete gidememe oranı kaç? Yüzde 48,5, yani her iki yaşlıdan biri maddi nedenlerle seyahat edemiyor. Psikolojik destek ihtiyacı karşılanıyor mu? İhtiyaç duyanların büyük bölümü destek alamıyor, özellikle kadınlarda bu ihtiyaç daha yüksek seviyede seyrediyor.