Kahramanmaraş’ta eski sevgilisi tarafından öldürülen 22 yaşındaki Sultan Değirmenci’nin hayatı, ölümü, olay yeri, saldırganın kimliği ve soruşturmanın seyri merak konusu oldu. İşte trajik olayın tüm yönleri…
Sultan Değirmenci kimdir, kaç yaşındaydı, nereli?
Sultan Değirmenci, Kahramanmaraş’ta yaşayan, henüz hayatının başında genç bir kadındı. Doğum yılı net olmamakla birlikte, 2025 yılı itibarıyla 21–22 yaşlarında olduğu belirtilmektedir. Kahramanmaraşlı olan Değirmenci, Onikişubat ilçesinde ailesiyle birlikte yaşamaktaydı. Eğitim ya da mesleki geçmişine dair kamuoyuna açık kapsamlı bilgi bulunmasa da, yaşadığı talihsiz olay sonrası tüm Türkiye’nin gündemine oturdu.
Sultan Değirmenci neden öldü, kim tarafından vuruldu?
Sultan Değirmenci’nin ölümü, 12 Aralık 2025 tarihinde Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesine bağlı Tekerek Mahallesi’nde, kamuoyunda infiale yol açan bir kadın cinayeti olarak kayıtlara geçti. İddialara göre, İsmet Tarık Keçe isimli eski sevgilisiyle ilişkisini sonlandıran genç kadın, ayrılığın ardından görüşme taleplerini reddetti.
Bunun üzerine Keçe, genç kadını evinin bulunduğu site önünde otomobiline binmeye çalışırken pusuya düşürdü ve aracın yanına yaklaşarak silahla art arda ateş etti. Ağır yaralanan Sultan Değirmenci olay yerinde hayatını kaybetti. Olay, görgü tanıklarının ifadelerine ve güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerle doğrulandı.
Olay nerede ve nasıl oldu, saldırgan yakalandı mı?
Cinayet, Piri Ahmetoğlu Sitesi önünde meydana geldi. Sultan Değirmenci, oturduğu sitenin girişinde otomobiline binmek üzereyken saldırıya uğradı. Saldırgan, olay sonrası olay yerinden kaçtı ancak polis ekipleri tarafından kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Ardından çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İsthaberleri’nin haberine göre, soruşturma kapsamında olayın tamamen kişisel husumet ve ilişki temelli bir saldırı olduğu değerlendiriliyor. Savcılık dosyasında, failin planlı hareket ettiğine dair ipuçları yer alıyor.
Sultan Değirmenci’nin cenazesi nerede defnedildi?
Genç kadının cansız bedeni, Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Ailesi ve yakınları tarafından alınan cenaze, Karaköyük Mahallesi Mezarlığı’nda kılınan cenaze namazının ardından gözyaşları eşliğinde defnedildi.
Cenaze törenine çok sayıda yakını, arkadaşları ve olaya tepki gösteren kadın dernekleri katıldı. Ailesi, medyaya yaptığı kısa açıklamada “Sultan’ın hayalleri vardı, yaşam hakkı elinden alındı” diyerek adalet çağrısı yaptı.
Olayın arka planı: Kıskançlık, takıntı, reddedilme
Olayla ilgili ilk bulgular, cinayetin temelinde duygusal şiddet, ısrarlı takip ve takıntılı ilişki biçiminin olduğunu ortaya koyuyor. Sultan Değirmenci’nin ailesi, daha önce kızlarının rahatsız edildiğini ve uzak durmaya çalıştığını beyan etti.
Sosyal medyada ve bazı haber kaynaklarında, Sultan’ın daha önce arkadaş çevresine “rahatsız ediliyorum” şeklinde uyarılar yaptığı da yer aldı. Bu da, olayın kadına karşı şiddetin önlenememesi ve erken müdahalenin yetersizliği gibi tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Sultan Değirmenci hakkında kısa bilgi özeti:
Adı: Sultan Değirmenci
Yaşı: 21–22 (2025 itibarıyla)
Memleketi: Kahramanmaraş
Olay yeri: Piri Ahmetoğlu Sitesi, Tekerek Mahallesi
Ölüm tarihi: 12 Aralık 2025
Ölüm şekli: Eski sevgilisi tarafından silahlı saldırıyla
Saldırgan: İsmet Tarık Keçe (tutuklandı)
Cenaze: Karaköyük Mezarlığı’na defnedildi
Bu tür cinayetler neden engellenemiyor?
Sultan Değirmenci’nin ölümü, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin ulaştığı ürkütücü noktayı bir kez daha gözler önüne serdi. Her ne kadar uzaklaştırma kararları, koruma önlemleri gibi hukuki adımlar var olsa da, pek çok kadın aşırı sahiplenme, kıskançlık ve takıntı kaynaklı saldırıların kurbanı oluyor.
Uzmanlar, bu tarz ilişkisel gerilimlerin sadece bireysel değil, toplumsal ve yapısal bir şiddet kültürünün parçası olduğunu vurguluyor. Sultan Değirmenci’nin ölümünün ardından sosyal medyada binlerce kişi #SultanDeğirmenci etiketiyle adalet çağrısında bulundu.
Soruşturma ne aşamada, adalet yerini bulacak mı?
Olayın faili İsmet Tarık Keçe’nin gözaltına alındıktan sonra tutuklanmasıyla birlikte adli süreç resmen başladı. Polis ve savcılık soruşturması sürüyor. Görgü tanıkları, güvenlik kamerası kayıtları ve çevre sakinlerinin ifadeleri dosyada delil olarak yer alıyor.
Adaletin ne zaman ve nasıl tecelli edeceği bilinmese de kamuoyu, bu davanın bir an önce tamamlanmasını ve failin en ağır cezayı almasını bekliyor.