Savcı Ercan Kayhan'ın Hayatına Son Veren Genç Katil Mustafa Can Gül Kim? Merak Edilen Tüm Detaylar Ortaya Çıktı!
İstanbul'un en yoğun adliyelerinden biri olan Çağlayan'da görev yapan *Cumhuriyet Savcısı Ercan Kayhan*'ın, Çekmeköy'de uğradığı korkunç bıçaklı saldırı sonucu hayata veda etmesi, tüm ülkeyi yasa boğdu. Bu vahim olayın ardından *saldırgan* olarak gözaltına alınan 19 yaşındaki *Mustafa Can Gül*, kamuoyunun gündemine oturdu. Peki, bu genç adam kimdir, *kaç yaşında*, ne iş yapıyor ve neden bir savcının hayatına son verecek kadar gözünü kararttı? Tüm bilinmeyenler ve olayla ilgili detaylar gün yüzüne çıkıyor...
Mustafa Can Gül'ün Kimliği ve Şok Eden Detaylar
Olayın faili olarak öne çıkan *Mustafa Can Gül*'ün kimliği ve geçmişi, soruşturmanın merkezinde yer alıyor. 2006 doğumlu olduğu belirlenen Gül, henüz *19 yaşında*. İstanbul'da yaşadığı bilinen zanlının, 3 Eylül 2025 akşamı, saat 21.15 sularında Çekmeköy'ün Ömerli bölgesindeki bir restoranda işlediği cinayetle tüm dikkatleri üzerine çekti. Savcı Ercan Kayhan'ı hedef alan bu acımasız saldırının ardından polis ekiplerince derhal gözaltına alındı. Gül hakkında henüz detaylı bir biyografik bilgiye ulaşılamamış olsa da, ilk belirlemelere göre herhangi bir *resmi meslek kaydının bulunmadığı* ve saldırının ardında *Ercan Kayhan ile önceden bir husumet* yattığı iddiaları öne sürülüyor.
19 Yaşındaki Mustafa Can Gül'ün Akılalmaz Eylemi
Bu trajik olayın faili *Mustafa Can Gül*, sadece 19 yaşında. 2006 doğumlu olan zanlının, böylesine ağır bir suça karışması, toplumda derin bir şok etkisi yarattı. Savcı Kayhan'ı boğazından bıçakladığı öne sürülen Gül'ün psikolojik durumu, sosyal çevresi ve geçmiş yaşantısı, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında titizlikle incelenecek.
Savcı Ercan Kayhan'ı Neden Öldürdü? Husumetin Perde Arkası
3 Eylül 2025'te yaşanan kan donduran saldırının ardından *Mustafa Can Gül*'ün sorgusuna başlandı. Elde edilen ilk bilgiler, saldırgan ile *Savcı Ercan Kayhan arasında geçmişe dayanan bir husumetin* varlığına işaret ediyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan ilk açıklamalara göre, olayın *kişisel bir hesaplaşmadan* kaynaklandığı değerlendiriliyor. Edinilen bilgilere göre, olay sırasında Savcı Kayhan, Çekmeköy'deki Yeşil Oba Et Mangal adlı mekanda akşam yemeği yiyordu. Aynı yerde bulunan Mustafa Can Gül'ün, aniden savcının masasına yaklaşıp *boğazına bıçakla saldırdığı* belirtildi. Ağır yaralanan Ercan Kayhan, olay yerine gelen sağlık ekiplerinin tüm müdahalesine rağmen kurtarılamazken, Mustafa Can Gül ise suçüstü yakalandı. Savcının kamu göreviyle ilgili bir tehdit mi aldığı, yoksa özel hayatına dair bir meselenin mi bu cinayete yol açtığı, soruşturmanın derinleşmesiyle aydınlanacak.
Mustafa Can Gül'ün Mesleği ve Eğitim Durumu Hakkında Bilgiler
Henüz 19 yaşında olan *Mustafa Can Gül*'ün herhangi bir *resmi meslek kaydının bulunmadığı* öğrenildi. Bu durum, zanlının henüz bir meslek sahibi olmadığını, muhtemelen eğitim hayatına devam ettiğini ya da henüz tamamlamadığını düşündürüyor. Genç yaşı ve herhangi bir iş kolunda kayıtlı olmaması, bu ihtimali güçlendiriyor. Zanlının sosyal geçmişi, eğitim durumu ve adli sicil kayıtları gibi kritik bilgiler, savcılık soruşturması kapsamında ilerleyen günlerde kamuoyu ile paylaşılacak.
Resmi Açıklama Geldi: Cinayet Kişisel Husumetten mi Kaynaklandı?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, olaya ilişkin resmi bir açıklama yaparak şu bilgilere yer verdi: “03.09.2025 günü saat 21.15 sıralarında Çekmeköy İlçesi Ömerli Mahallesi’nde bulunan Yeşil Oba Et Mangal isimli işletmede, İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görev yapan Cumhuriyet Savcısı Ercan Kayhan (E-58), önceden husumetlisi olan Mustafa Can Gül (E-19) isimli şahıs tarafından boğazından bıçaklanarak ağır şekilde yaralanmıştır. Yapılan tüm müdahalelere rağmen savcımız kurtarılamamıştır.” Bu açıklama, cinayetin *kişisel husumet temelli bir saldırı* olduğuna dair güçlü emareler taşıyor. Ancak olayın siyasi, toplumsal veya organize bir suç örgütüyle bağlantısı olup olmadığına dair soruşturma çok yönlü devam ediyor.
Yargı Dünyası Sarsıldı: Savcı Cinayetinin Yankıları
Cumhuriyet Savcısı Ercan Kayhan'ın hunharca öldürülmesi, sadece yargı camiasında değil, tüm Türkiye'de derin bir üzüntü ve infial yarattı. Bu olay, *yargı mensuplarının güvenliği* ve kamusal alanda alınması gereken koruyucu önlemleri yeniden gündeme getirdi. Olayın ardından sosyal medyada birçok hukukçu, savcı ve vatandaş, adalet sistemine olan güvenin sarsılmaması için kapsamlı ve şeffaf bir soruşturma yürütülmesi çağrısında bulundu. Ayrıca, böylesine vahim bir suça bulaşan genç bir zanlının geçmişine dair detayların incelenmesi, *toplumsal travmalar ve bireysel şiddet eğilimleri* gibi konuların anlaşılması açısından da büyük önem taşıyor.