Mount Rainier'in patlama riskiyle ilgili çıkan söylentiler, sismoloji uzmanları tarafından çürütüldü. Washington eyaletinde bulunan ve milyonlarca insanın yaşadığı bölgeye yakınlığıyla bilinen dev yanardağda artan sismik aktivite olduğuna dair çıkan haberler, Pacific Northwest Seismic Network (PNSN) tarafından yapılan detaylı bir açıklamayla yalanlandı.
Sarsıcı İddialar ve Gerçekler
Daily Mail'in gündeme getirdiği ve viral olan haberde, Mount Rainier'in 'tuhaf sinyaller' gönderdiği ve yanardağın içinde bir hareketliliğin söz konusu olabileceği iddia edilmişti. Haberde, 'Bu heybetli stratovolkan, Seattle-Tacoma metropol bölgesindeki 3.3 milyondan fazla insanın üzerinde tehdit oluşturuyor; patlaması durumunda bölgeyi kül yağışı, seller ve yıkıcı çamurlu akıntılarla felakete sürükleyebilir' gibi ifadeler kullanılmıştı. Ancak PNSN, bu iddiaları çürütmek için harekete geçti.
Bilimsel Açıklama: Buzlanma Yanılgısı
PNSN, yanardağdaki sismik aktivite iddialarının kaynağının muhtemelen bir sismik istasyonun antenindeki buzlanma olduğunu belirtti. St. Andrews Rock (STAR) adı verilen ve dağın zirvesinin hemen batısında yer alan analog sistemin, hava koşullarından etkilendiği ve son dönemdeki fırtınalı havanın anten üzerinde 'kırağı birikmesine' neden olduğu açıklandı. Bu durumun, veri aktarımında kullanılan düşük güçlü radyo sinyallerinde parazite yol açarak yanlışlıkla sismik aktivite olarak algılanmasına neden olduğu ifade edildi.
Doğru Veri Nasıl Anlaşılır?
PNSN Direktörü Harold Tobin, durumu KING 5'e yaptığı açıklamada, 'Gördükleri şey, birçok sismik istasyonumuzdan sadece biriydi ve gerçek veri yerine tamamen statik, yani sadece gürültü gönderiyordu. İnsanların yanardağdaki titreme sandığı şey, sadece bir parazitti' dedi. Uzmanlar, herhangi bir olağandışı sismik aktivitenin, yanardağ üzerindeki ve çevresindeki çok sayıda diğer istasyonda da tespit edileceğini ve PNSN tarafından kısa sürede raporlanacağını vurguladı. Mount Rainier'in son küçük patlaması 1884 yılında kaydedilmişti.
Gazetecilik Etiği Sorgulanıyor
PNSN'nin açıklamasında, 'Ne yazık ki, sismolojiden anlamayan ve konuyla ilgili uzmanlara danışmayan bilim dışı kişilerin özensiz gazeteciliği, kamuoyunda kafa karışıklığına yol açabiliyor ve yanlış bilgileri düzeltmesi gerekenler için daha fazla iş yükü oluşturuyor. Bazı yayınların neden sadece magazin eki olarak kabul edildiği ve asla inanılmaması gerektiği şaşırtıcı değil' ifadeleri kullanılarak, bazı yayın organlarının sorumsuzluğuna dikkat çekildi.