Türk tiyatrosunun duayen ismi Haldun Dormen, 21 Ocak 2026 tarihinde, 97 yaşında hayata veda etti. Sanat camiasını derin bir üzüntüye boğan bu kaybın ardından, Dormen’in cenaze töreni ve defin şekli sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. 25 Ocak’ta Teşvikiye Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Edirnekapı Mezarlığı’ndaki aile kabristanına defnedilen Dormen’in, tabutla gömülmesi dikkat çekti. Bu durum, “Haldun Dormen neden tabutla gömüldü? Selanik göçmenleri neden tabutla gömülür?” sorularını gündeme taşıdı. Aslında bu uygulama, ne dini bir zorunluktan ne de modern bir değişimden kaynaklanıyor. Haldun Dormen’in ailesine özgü bu tercih, Selanik kökenli Türklerin yüzyıllardır sürdürdüğü bir gömülme geleneği ile doğrudan ilişkilidir.
Haldun Dormen’in defin töreni ve tabut geleneği: Vasiyet ve köklerin yansıması
Haldun Dormen’in cenazesi, ailesinin uzun yıllardır sürdürdüğü defin geleneğine uygun şekilde tabutla defnedildi. Yakın çevresinden alınan bilgilere göre, Dormen’in bu şekilde gömülmesi hem kişisel bir tercih hem de ailesinin Selanik göçmeni kökeninden gelen kültürel bir uygulamaydı. Dormen ailesi, Balkan coğrafyasından Türkiye’ye göç eden binlerce aile gibi, Selanik kültürünü ve yaşam biçimini yeni kuşaklara taşımıştır. Bu gelenekler arasında en dikkat çekenlerinden biri de cenazelerin tabutla defnedilmesidir. Bu uygulama, Türk-İslam defin usullerine aykırı değildir; sadece gömme şeklinin farklı bir yorumudur. Bazı göçmen aileler için “tabutla defin”, hem geçmişe bir saygı hem de şehir yaşamının gerekliliklerine uyum sağlayan bir uygulama olarak görülür. Selanik göçmenleri neden tabutla gömülür? Kültürel ve tarihsel kökeni
“Selanik göçmenleri neden tabutla gömülür?” sorusu, aslında bir kültürel mirasın izini sürmektir. Bu gelenek, Osmanlı döneminden itibaren Balkan coğrafyasında yaşamış Türk ve Müslüman toplulukların bazı bölgelerinde benimsenmiş, zamanla şehirleşme, hijyen ve saygı anlayışı üzerinden kalıcı hale gelmiştir. 1. Selanik’te şehir kültürünün etkisi
Selanik, Osmanlı döneminde kozmopolit yapısıyla tanınan bir liman şehriydi. Burada Türkler, Yahudiler, Rumlar ve Ermeniler yüzyıllarca birlikte yaşamıştır. Bu kültürel çeşitlilik, cenaze geleneklerinin birbirinden etkilenmesine neden olmuştur. Yahudi ve Hristiyan topluluklarda tabutla gömme yaygın olduğu için, şehirde yaşayan Müslüman Türkler de zamanla “saygı göstergesi” olarak tabutla defin geleneğini benimsemiştir. 2. Hijyen ve şehir şartları
Selanik’teki mezarlık alanlarının şehir merkezlerine yakın olması, toprakla doğrudan temasın azaltılması gerekliliğini doğurmuştur. Tabutla gömme, o dönemde daha hijyenik ve düzenli bir uygulama olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle Balkan kökenli pek çok aile, Türkiye’ye göç ettikten sonra da aynı yöntemi sürdürmüştür. 3. Dini açıdan geçerlilik
İslam dininde defin işleminin toprakla temas içermesi esastır. Ancak tabutla defin, “zorunluluk hâllerinde” veya “bölgesel geleneklerde” kabul görebilir. Selanik göçmenlerinin tabutla gömülmesi, dini bir tercih değil, kültürel bir sürekliliktir. Defin işlemi tamamlanmadan önce tabutun kapağı açılarak cenaze toprağa temas ettirilir, bu da dini şartların yerine getirildiğini gösterir. 4. Aile geleneklerinin korunması
Birçok Selanik kökenli aile için bu uygulama, sadece pratik bir yöntem değil, nesilden nesile aktarılan bir aidiyet göstergesidir. Bu nedenle Dormen gibi köklü ailelerde, tabutla gömülmek bir “saygı geleneği” olarak sürdürülmektedir. Haldun Dormen’in ailesi ve kökeni: Selanik’ten İstanbul’a uzanan bir yaşam öyküsü
Haldun Dormen’in ailesi, Balkan göçmeni kökenlidir. Anne tarafından Selanik, baba tarafından Girit kökenli olan Dormen, ailesinin Cumhuriyet döneminde İstanbul’a yerleşmesiyle çocukluk yıllarını burada geçirdi. Bu kökler, Dormen ailesinin yaşam tarzında, yemek kültüründe, hatta cenaze anlayışında bile iz bırakmıştır. Selanik göçmenleri, Anadolu’daki topluluklardan farklı olarak şehirli geleneklere sahipti. Kıyafet tarzından mutfağa, müzikten defin törenlerine kadar bu farklılıklar açıkça hissediliyordu. Bu nedenle tabutla gömülme geleneği, Dormen ailesinde hem bir “kültürel kimlik” hem de “ailevi süreklilik” sembolü olarak varlığını sürdürdü. Türkiye’de tabutla gömülme geleneği sadece Selanik göçmenlerine mi özgü?
Tabutla gömülme geleneği çoğunlukla Balkan ve Selanik kökenli Türkler arasında yaygın olsa da, bu uygulama bazı diğer bölgelerde de görülür. Özellikle Makedonya, Kosova, Bulgaristan ve Girit göçmenleri arasında da bu gelenek yaşamaktadır. Türkiye’de şehir mezarlıklarının modernleşmesiyle birlikte tabutla defin bazı büyük şehirlerde (İstanbul, İzmir, Bursa, Edirne gibi) sağlık yönetmeliklerine de uygun bir uygulama haline gelmiştir. Ancak kırsal bölgelerde hâlâ klasik kefen ve toprak defin yöntemi tercih edilir. Haldun Dormen’in son yolculuğu: Saygı, gelenek ve vefa
21 Ocak 2026’da yaşamını yitiren Haldun Dormen, ardında yalnızca tiyatro mirası değil, aynı zamanda bir kültürel devamlılık sembolü bıraktı. Defin şekliyle bile, Selanik göçmenlerinin Anadolu’daki kültürel etkisinin canlı bir örneğini sergiledi. Cenazesinde sanat dünyasından çok sayıda isim hazır bulunurken, sevenleri de “onun tercihlerine saygı gösterilmesinden” memnuniyet duydu. Dormen’in tabutla gömülmesi, sadece bir defin yöntemi değil; bir kimliğin, bir kültürün, bir hatıranın korunması olarak da değerlendirilebilir. Selanik göçmenleri için tabutun sembolik anlamı
Tabut, Selanik kökenli aileler arasında “saygı, hijyen ve şehirli kimliğin simgesi” olarak kabul edilir. Bu gelenek, dini kuralları ihlal etmeden, kültürel farklılıkların korunabildiğini de gösterir. Dolayısıyla Haldun Dormen’in tabutla gömülmesi, hem kişisel bir vasiyetin yerine getirilmesi hem de köklü bir Selanik geleneğinin yaşatılması anlamını taşır.