08 Mayıs 2026, Cuma
İstanbul
Açık
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
İst Haberler | Hayat | Dokuma tezgahındaki kader oyunu…

Dokuma tezgahındaki kader oyunu…

Dokuma tezgahındaki kader oyunu…
Okunma Süresi: 3 dk
İSTANBUL- Gün gelecek sinemanın geleceği daha çok çizgi roman uyarlamaları üzerinde yükselecek sanırım. Zira yıllar önce çizgi roman olarak yaratılan eserler, sadık okuyucu kitlelerini sadık bir izleyici haline getirmekte zorlanmıyorlar. Wanted da bir uyarlama.   Ama onun diğerlerinden farkı sadık bir okuyucu kitlesi edinemeden, daha ikinci sayısında Universal’ın dikkatini çekmesinde ve sinemaya uyarlanmak için erkenden sıraya girmesinde yatıyor… Bu hem olumlu hem de olumsuz…   Zira filmin üçte birlik kısmı çizgi romanın iki sayılık bölümüne sadık kalınarak hazırlanırken, diğer kısım kendi yolunu kendisi tayin etmiş… Marc Miller’ın grafiğe dayalı çizgi romanından uyarlanan film Rus yönetmen Timur Bekmambetov’a emanet edilmiş. Bence kendi ülkesinde düşük bütçeli filmler çeken ama hasılatı yükseklere çeken bir yönetmen olan Bekmambetov filmin ruhunu görsel ve duygusal açıdan gayet iyi yakalamış ve filmin çekim süreciyle beraber on altıncı sayısına ulaşan çizgi romanı okuyucusunun gözünde farklı bir şekle sokmuş… EFEKT DOZU Rusya’nın Tarantino’su olarak kabul edilen Bekmambetov Night Watch filminde kullandığı görsel efektler ve onları kullanış biçimiyle dikkatleri üzerine çekti.   Hatta iyi ve kötünün savaşını, beklenen kişinin olması gibi nedenlerle Matrix benzeri olarak da yorumlandı. Hemen arkasından gelen Day Watch / Gündüz Nöbeti dozu iyice artan aksiyonun ve giderek etkin olan görsel efektlerin habercisiydi. O yüzden Bekmambetov, Hoolywood’un kapılarını açarken hiç zorlanmadı.   Sergei Lukyanienko’nun bilimkurgu üçlemesinin ikisini filme uyarlayan Bekmambetov fantastik gerçeklik olgusunun ve sıra dışı görselliğinin etkisiyle diğer yönetmenlerden hemen sıyrılabiliyor. Bu da Wanted’a çok şey katmış… Film sıradan bir adamın, aslında sıradan hayatının farkında olan ve müdahale etmeyen bir adamın değişimine odaklanıyor. İş yerinde pasif, sevgilisini en yakın arkadaşıyla paylaşan ama bunu çok da fazla dert etmeyen Wesley Gibson, tıpkı filmlerde yaşanabilecek bir gecenin sonunda değişir, daha doğrusu değişime zorlanır…   Artık eski hayatını bir kenara bırakmasının ve panik atak zannedilen kendine güvensizlik duygusunun bir kenara atılması gerekmektedir. Bir dizi hazırlık aşamasından sonra (dayak ve tahammül sınırı sorgulaması) kıvama gelir. Artık her şeyi yok etme hazır bir ölüm makinesidir… Ama olaylar sürekli değişim geçirir… İnandıklarının sorgulamasını yapar ve sonrasında kendi yoluna ulaşır…   Filmdeki aksiyona seyirciyi de taşıyan, kurşunları vuruşturan, kurşunları geri sarım tekniğiyle tam isabet hedef yapan Wanted, birçok kişiyi fazlasıyla tatmin edeceğe benziyor… Yönetmenin yolu ise şimdiden açık, daha da açılacak… Geleceğin sinemasında Bekmambetov ismi yazılacak… (SİNEMA)
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız