Behiç Erkin’in Hayatı, Kurtarma Operasyonları ve Uluslararası Başarıları Behiç Erkin, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı yıllarda hem demiryollarının gelişiminde hem de istihbarat ve diplomasi alanlarında kritik roller üstlenmiş bir devlet adamı olarak tarihe geçti. Ancak onun ismini dünya tarihine kazıyan asıl olay, II. Dünya Savaşı sırasında Türk Büyükelçisi olarak görev yaptığı Paris’te, on binlerce Yahudi’yi ölüm kamplarına gitmekten kurtaran olağanüstü insani çabaları oldu. Tarihe, “Türk Oskar Schindler” olarak geçen Behiç Erkin, Nazilere karşı vicdanî bir duruş sergileyerek, sadece Türk vatandaşı Yahudileri değil, başka ülkelerin Yahudilerini de korumak için harekete geçti. Bu yönüyle hem Türkiye’de hem de dünyada saygıyla anılan, diplomasi tarihine altın harflerle yazılmış bir isim olarak kabul ediliyor.
Behiç Erkin Kimdir, Nereli, Kaç Yaşında Vefat Etti?
Behiç Erkin, 1876 yılında İstanbul’da doğmuştur. Askeri eğitim alarak başladığı kariyerine, Cumhuriyet dönemiyle birlikte sivil bürokrat ve diplomat olarak devam etmiştir. Atatürk’ün yakın çevresinde yer alan Erkin, aynı zamanda Cumhuriyet’in ilk dönem ulaştırma bakanlarından biridir. 11 Kasım 1961 tarihinde, 85 yaşında İstanbul’da vefat etmiştir. Mezarı Ankara Cebeci Asri Mezarlığı'ndadır. Hayatının son döneminde anılarını yazmış, Türkiye’nin modernleşme sürecine tanıklık eden eserleriyle tarihe katkı sunmuştur.Behiç Erkin Ne Mezunu, Eğitim Hayatı Nasıldı?
Behiç Erkin, Osmanlı Harp Okulu ve Harp Akademisi mezunudur. Askeri kökenli bir devlet adamı olan Erkin, eğitim hayatı boyunca strateji, istihbarat, lojistik ve yönetim konularında derin bilgi sahibi oldu. Bu birikim, hem Milli Mücadele döneminde hem de Cumhuriyet’in ilk yıllarında görev aldığı her pozisyonda ona avantaj sağladı.Behiç Erkin MİT’in Kurucularından mı? Milli İstihbarat Tarihindeki Rolü Nedir?
Evet, Behiç Erkin Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) temellerini atan ekip içinde yer alan isimlerden biridir. Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla kurulan ilk istihbarat yapısı olan “MAH” (Millî Emniyet Hizmeti Riyaseti), bugünkü MİT’in öncülüdür. Erkin, bu yapının kurulmasında görev alan 13 kurucu arasında yer almıştır. Erkin’in askeri kökeni, diplomatik zekâsı ve uluslararası tecrübesi, istihbarat alanında da çok sayıda stratejik katkıda bulunmasını sağlamıştır. Bu nedenle, onu sadece diplomat olarak değil, aynı zamanda modern Türkiye'nin güvenlik yapılanmasının temellerini atan figürlerden biri olarak değerlendirmek gerekir.Behiç Erkin’in Paris Büyükelçiliği Dönemi ve Hayat Kurtaran Diplomasi
Behiç Erkin’in adını dünya çapında duyuran en önemli olay, II. Dünya Savaşı sırasında Paris Büyükelçiliği görevini yürüttüğü dönemde yaşandı. Fransa’nın Nazi Almanyası tarafından işgal edildiği ve Vichy Hükûmeti’nin Nazilerle işbirliği içinde olduğu bu dönemde, Yahudi vatandaşlara yönelik toplu tutuklamalar, sınır dışı etmeler ve ölüm kamplarına gönderilmeler hız kazanmıştı. Naziler, Türk vatandaşı Yahudileri de diğer Yahudilerle birlikte Auschwitz gibi toplama kamplarına göndermek istiyordu. Ancak Behiç Erkin, buna sert bir dille karşı çıktı:“Benim ülkemde din, dil, ırk ayrımı yoktur. Bu uygulamaları Türk vatandaşlarına yapamazsınız!”Bu kararlı tavır, sadece Türkiye adına değil, insanlık adına da büyük bir duruştu. Bu süreçte Behiç Erkin ve ekibi, kendi hayatlarını tehlikeye atarak yüzlerce kişiye Türk pasaportu temin etti.