08 Mayıs 2026, Cuma
İstanbul
Açık
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
İst Haberler | Hayat | Babür İmparatorluğu

Babür İmparatorluğu

Babür İmparatorluğu'nun hükümdarı Babür Cengiz Han ve Timur’dan etkilenerek Hindistan’a gelir.

Babür İmparatorluğu'nun hükümdarı Babür Cengiz Han ve Timur’dan etkilenerek Hindistan’a gelir.

Babür İmparatorluğu
Okunma Süresi: 3 dk
Babürlerin Hindistan’da inşa etmiş oldukları Taç Mahal İslam’ın dünyada en çok bilinen anıtlarından birisidir. Hindistan’ı sonsuza kadar değiştiren Babürlerin ortaya çıkarmış oldukları bu eser aşk uğruna inşa edilmiştir. Babür İmparatorluğu'nun hükümdarı Babür Cengiz Han ve Timur’dan etkilenerek Hindistan’a gelir. Babür hindistanı alarak bir hanedanlık kurmuştur. Babür Hindistan’a yerleşmesine rağmen burayı sevmemektedir. Yinede buraya orta Asya’ya benzer yapılar kurarak kalıcı olmayı hedeflemiştir. Babürlerin Hindistan’da yaptıkları en önemli eserlerden birisi Hümayun Türbesi’dir. Bu türbe o dönemde inşa edilmiş en büyük türbedir. Babürler Hindistan’da kalıcı olduklarını simgeleyen daha birçok eser ortaya koymuşturlar. Hindistan’da Babürlü güçleri bir araya getirerek Babür İmparatorluğu'nu ortaya çıkaran kişi Ekber  Şah’tır. Büyükbabası gibi Babürlerin sınırlarını genişletmeye devam etmiştir. Ekber Şah bu bölgede yeni bir şehir inşa etmiştir.  Bu şehirde yapılan yapılarda sadece Hint kültürü değil atları olan Moğolların da etkisi görülmektedir. Bu dönemde Hindistan’daki Babürler suni Müslüman iken nüfusun %90’ı Hinduizm dinine bağlıdır. Babürler burada gerçekleştirdikleri Tasavvuf inancı ile her dinden insanı bir arada yaşamasını sağlamışlardır. Ekber Şah tüm dinlerin bir arada yaşanabileceği bir ortam yaratmaya çalışmıştır. Aynı zamanda dinler arasında evliliğe de teşvik ederek insanlar arasında bir etkileşim oluşturmaya çalışmıştır. Babürler hiyerarşik bir toplumu kontrol etmektedirler. Bunun izlerini Agra kalesi gibi yerlerde görebilmekteyiz. Babürler imparatorluğu bünyesinden bulunan halkına eşit davranarak imparatorluklarını güçlendirmişlerdir. Ekber Şah’ın torunu Şah Cihan döneminde Babür imparatorluğu sadece altın çağına girmekle kalmadı ve dünyanın da dikkatini çekmeyi sağlamışlardır. Şah Cihan ataları gibi Hindistan’da kendi izlerini bırakmak istiyordu. Agra kalesinde büyükbabasının yapıtına eklemeler yaptı. Onun döneminde Hindistan oldukça zengin ve lüks bir hayat yaşamaktaydı. Şah Cihan imparatorluğunun başkentini Agra’dan Delhi’ye taşımıştır. Burada da eserlerin yapımına devam edilmiştir. Bunlardan en önemlileri ise Cuma Mescidi ve Kızıl Kale eserleridir. Bu dönemde Delhi şehri dünyanın en büyük ve en ihtişamlı şehri olarak durmaktaydı. Şah Cihan en önemli ve en çok ses getiren eserini ise Agra nehri kıyısına yaptırmıştır. Tac Mahal’i on dördüncü çocuğunu doğururken ölen eşi Mümtaz Mahal uğruna yaptırmıştır. Şah Cihan’a göre burası hayalindeki cennetin bir tasviriydi ve burada her şey simetrik olarak inşa edilmiştir. Bu yapıt hem Şah Cihan’ın hem de Babürlerin zirvesinin simgesidir. Aynı zamanda Türk İslam mimarisinin en önemli eserlerinden birisidir.
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız