08 Mayıs 2026, Cuma
İstanbul
Açık
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
İst Haberler | Hayat | Aziz Sancar KANSERİ çözümünü buldu mu, Kansere çözüm mü bulundu

Aziz Sancar KANSERİ çözümünü buldu mu, Kansere çözüm mü bulundu

Beyin kanseri alanında son yılların en dikkat çekici bilimsel gelişmelerinden biri, Nobel Kimya Ödüllü Türk bilim insanı Aziz Sancar ve ekibinin yürüttüğü glioblastoma araştırması ile gündeme geldi.

Beyin kanseri alanında son yılların en dikkat çekici bilimsel gelişmelerinden biri, Nobel Kimya Ödüllü Türk bilim insanı Aziz Sancar ve ekibinin yürüttüğü glioblastoma araştırması ile gündeme geldi.

Aziz Sancar KANSERİ çözümünü buldu mu, Kansere çözüm mü bulundu
Okunma Süresi: 5 dk
Beyin kanseri alanında son yılların en dikkat çekici bilimsel gelişmelerinden biri, Nobel Kimya Ödüllü Türk bilim insanı Aziz Sancar ve ekibinin yürüttüğü glioblastoma araştırması ile gündeme geldi. Özellikle tedavisi son derece zor olan glioblastoma multiforme üzerinde yapılan deneylerde, iki farklı ilacın birlikte kullanılmasıyla tümörlerin tamamen ortadan kalktığının gözlemlenmesi, kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı. Bu gelişme, “Kansere çözüm mü bulundu?” sorusunu beraberinde getirirken, bilim dünyası sonuçları temkinli ama umut verici olarak değerlendiriyor. İsthaberleri’nin haberine göre, söz konusu çalışma hem bilimsel çevrelerde hem de hasta ve hasta yakınları arasında büyük bir beklenti oluşturmuş durumda.

Aziz Sancar glioblastoma araştırması nedir, hangi yönteme dayanıyor?

Aziz Sancar’ın beyin kanseri çalışması, kanser hücrelerinin DNA hasarı ve DNA onarım mekanizmalarını hedef alan yenilikçi bir yaklaşıma dayanıyor. Çalışmanın merkezinde, laboratuvar ortamında DNA sentezini izlemek için kullanılan EdU (5-ethynyl-2′-deoxyuridine) adlı madde ile, glioblastoma tedavisinde hâlihazırda kullanılan standart kemoterapi ilacı Temozolomid (TMZ) yer alıyor. Araştırma ekibi, bu iki maddenin tek tek değil, birlikte kullanıldığında kanser hücreleri üzerinde çok daha güçlü ve yıkıcı bir etki oluşturduğunu ortaya koydu. Temel amaç, kanser hücrelerinin DNA’sında geri dönüşü olmayan hasar yaratarak, hücrenin kendini onarma yeteneğini tamamen devre dışı bırakmak.

Glioblastoma neden en zor beyin kanseri türlerinden biri olarak kabul ediliyor?

Glioblastoma, tıp dünyasında en agresif ve ölümcül beyin tümörlerinden biri olarak tanımlanıyor. Hastalık, hızlı büyümesi, çevre dokulara kolayca yayılması ve mevcut tedavilere karşı direnç geliştirmesi nedeniyle son derece zorlayıcı bir seyir izliyor. Mevcut veriler, glioblastoma tanısı alan hastaların yalnızca yaklaşık yüzde 7’sinin beş yıl veya daha uzun süre hayatta kalabildiğini gösteriyor. Üstelik son 20 yılda bu alanda çığır açan bir tedavi yönteminin geliştirilememiş olması, her yeni bilimsel çalışmayı kritik hale getiriyor. Bu nedenle Aziz Sancar ve ekibinin elde ettiği sonuçlar, sadece bilimsel bir başarı olarak değil, aynı zamanda umut vadeden bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

İki ilacın birlikte kullanımı nasıl bir etki yarattı?

Araştırmanın en çarpıcı yönlerinden biri, EdU ve Temozolomid’in sinerjik etkisi oldu. Deneylerde farklı fare modelleri kullanıldı ve sonuçlar karşılaştırmalı olarak incelendi. Tek başına EdU verilen gruplarda veya yalnızca Temozolomid uygulanan farelerde sınırlı bir tümör gerilemesi gözlemlenirken, iki ilacın birlikte kullanıldığı gruplarda çok daha güçlü bir etki ortaya çıktı. Aziz Sancar’ın açıklamalarına göre, bu kombinasyon kanser hücrelerini biyolojik olarak çıkmaza sokuyor.

Farelerde tümörler tamamen yok oldu mu?

Çalışmanın en dikkat çekici bulgusu, kombinasyon tedavisi uygulanan farelerde 23. gün itibarıyla tümörlerin tamamen ortadan kalkması oldu. Daha da önemlisi, tedavi edilen farelerin 250 günü aşan takip süresi boyunca hayatta kalmaları, preklinik çalışmalar açısından olağanüstü bir başarı olarak değerlendiriliyor. Araştırmacılar, bu sonuçların tek bir deneye özgü olmadığını, farklı glioblastoma modellerinde de tutarlı biçimde tekrarlandığını vurguluyor. Bu durum, çalışmanın bilimsel güvenilirliğini güçlendiren önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.

Sağlıklı beyin dokusu zarar gördü mü?

Beyin kanseri tedavilerinde en büyük sorunlardan biri, tümör hücreleri hedef alınırken sağlıklı beyin dokusunun da zarar görmesi. Aziz Sancar ve ekibinin çalışmasında bu noktada dikkat çekici bir avantaj ortaya çıktı. Glioblastoma hastalarından alınan gerçek tümör hücreleri üzerinde yapılan deneylerde, EdU’nun beyin dokusuna etkili şekilde ulaştığı, kanserli hücreleri hedef alırken normal hücreleri büyük ölçüde koruduğu gözlemlendi. Yan etkilerin ise mevcut kemoterapilerde görülen hafif ve geri dönüşümlü düzeyde kaldığı belirtildi. Bu bulgu, ileride insanlarda uygulanabilecek olası bir tedavi için yaşam kalitesinin korunması açısından kritik bir avantaj olarak değerlendiriliyor.

Çalışma bilim dünyasında nasıl karşılandı?

Araştırma sonuçları, Aziz Sancar’ın da üyesi olduğu Amerikan Bilimler Akademisi’nin saygın dergisi PNAS’ta yayımlandı. Bu yayın, çalışmanın uluslararası bilim camiası tarafından ciddiyetle ele alındığını gösteren önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, elde edilen verilerin glioblastoma tedavisinde yeni bir yaklaşımın kapısını aralayabileceğini, ancak bunun henüz kesin bir tedavi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor.

İnsanlar üzerinde denemeler ne zaman başlayacak?

Kamuoyunda oluşan büyük heyecana rağmen Aziz Sancar, son derece temkinli bir dil kullanıyor. İnsanlar üzerinde klinik deneylere geçilebilmesi için Amerikan Sağlık Enstitüsü (NIH) onayının gerektiğini belirten Sancar, bu sürecin zaman alacağını ifade ediyor. Cumhuriyet gazetesi yazarı Orhan Bursalı’ya yaptığı açıklamada, “Farelerde çok başarılı sonuçlar elde ettik ancak bunun insanlarda da aynı etkiyi gösterip göstermeyeceğini henüz bilmiyoruz. Klinik deneyler için en az iki yıla ihtiyaç var” değerlendirmesinde bulundu.

Aziz Sancar’ın beyin kanseri çalışması neden bu kadar önemli?

Aziz Sancar’ın çalışması, klasik kemoterapilerden farklı olarak yalnızca kanser hücrelerini öldürmeyi değil, hücrelerin hayatta kalma mekanizmalarını tamamen devre dışı bırakmayı hedefliyor. Bu yönüyle çalışma, sadece glioblastoma değil, ilerleyen süreçte farklı kanser türleri için de örnek bir model olabilecek potansiyel taşıyor. Bilim insanları, bu yaklaşımın kanser tedavisinde yeni bir paradigma oluşturabileceğini, ancak bunun uzun soluklu ve dikkatli bir süreç gerektirdiğini vurguluyor. Mevcut veriler ışığında, Aziz Sancar ve ekibinin çalışması için “kesin bir çözüm bulundu” demek henüz mümkün değil. Ancak elde edilen sonuçlar, glioblastoma gibi yıllardır sınırlı tedavi seçenekleri bulunan bir hastalık için son derece güçlü bir bilimsel umut sunuyor. Fareler üzerinde elde edilen başarıların insanlara birebir aktarılmasının her zaman mümkün olmadığı bilinse de, bu çalışma beyin kanseri araştırmalarında çok önemli bir eşiğin aşıldığını gösteriyor.  
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız