Ticaret hayatında kullanılan kambiyo senetleri olan poliçe ve bonolar, belirli şekil şartlarına bağlıdır. Ancak kimi durumlarda bu belgeler, bazı bölümleri eksik bırakılarak imzalanır ve sonradan doldurulması lehtara bırakılır. Bu uygulama, hukukta Açık Keşide (Drawing in Blank) olarak adlandırılır. Ekonomi Ajansı’nın haberine göre, açık keşide işlemleri ticari hayatta sıkça karşılaşılan, ancak dikkat edilmediğinde ciddi hukuki sonuçlar doğurabilen bir yöntemdir.
Açık Keşide (Drawing in Blank) Nedir?
Açık keşide, bir poliçe ya da bononun düzenlenirken bazı zorunlu unsurlarının eksik bırakılması, bu eksik kısımların daha sonra lehtar (alacaklı taraf) tarafından doldurulmasına izin verilmesi işlemidir. Bir başka ifadeyle, senet düzenleyen kişi yani keşideci, senedi imzalarken belirli alanları boş bırakır ve bunların doldurulmasını karşı tarafa bırakır. Bu işlem çoğu zaman güven ilişkisine dayalı olarak yapılır. Ancak, ticari hayatın doğası gereği bu tür işlemler dikkatli yürütülmediğinde taraflar arasında uyuşmazlıklara neden olabilir. Poliçe ve Bono Nedir?
Poliçe, bir kimsenin (keşideci), başka bir kimseye (muhatap) belirli bir bedeli, belirli bir vadede, üçüncü bir kişiye (lehtar) ödemesini emrettiği kambiyo senedidir. Bono (emre muharrer senet) ise, borçlunun (düzenleyen) alacaklıya (lehtar) belirli bir miktar parayı, belirli bir vadede ödemeyi taahhüt ettiği yazılı bir belgedir. Her iki senet türü de Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) açıkça düzenlenmiştir ve geçerli olabilmeleri için belirli şekil şartlarını taşıması gerekir. İşte açık keşide, bu şekil şartlarının bir kısmı eksikken senedin düzenlenmesi anlamına gelir. Poliçe ve Bonoda Şekil Şartları Nelerdir?
Bir poliçe veya bononun geçerli olabilmesi için TTK’da belirtilen zorunlu unsurların eksiksiz olması gerekir. Bu unsurlar genellikle şunlardır: Belgenin “poliçe” veya “bono” olarak adlandırılması, Kayıtsız ve şartsız ödeme vaadi, Ödenecek miktarın açıkça belirtilmesi, Ödeme yeri ve zamanı, Lehtarın adı, Keşide tarihi ve yeri, Keşidecinin (düzenleyenin) imzası. Ancak ticari hayatta bazı durumlarda, senedin hızlı hazırlanması gerektiğinde, bu alanların bir kısmı boş bırakılabilir. Bu durumda senet “açık keşide” olarak düzenlenmiş olur. Açık Keşide Nasıl Yapılır?
Bir kişi poliçe veya bono düzenlerken örneğin bedel kısmını, vade tarihini veya lehtar adını boş bırakabilir. Bu durumda keşideci, senedi imzalarken aynı zamanda bu eksik bölümlerin doldurulması konusunda lehtara yetki vermiş olur. Örneğin bir şirket, tedarikçisine teminat amacıyla imzalanmış ancak tutarı henüz belirlenmemiş bir bono verebilir. Tedarikçi, taraflar arasında mutabık kalınan bedeli daha sonra bu bonoya işler. Bu durum, yazılı bir “doldurma yetkisi” belgesiyle yapılabileceği gibi, taraflar arasındaki ticari ilişki ve güvene dayanarak da gerçekleşebilir. Açık Keşidenin Hukuki Niteliği
Açık keşide, Türk Ticaret Kanunu’nda doğrudan tanımlanmasa da uygulamada ve Yargıtay kararlarında yerleşmiş bir kavramdır. Bu işlem, eksik düzenlenmiş senedin tamamlanması konusunda lehtara verilen temsil yetkisi olarak değerlendirilir. Ancak bu yetki sınırsız değildir. Lehtar, senedi yalnızca taraflar arasında belirlenen sınırlar içinde doldurabilir. Eğer senet, yetkisiz veya hileli şekilde doldurulursa, bu durumda hukuki sorumluluk doğar. Ekonomi Ajansı’nın haberine göre, açık keşide halinde senedin geçerliliği, keşidecinin rızasına ve lehtarın senedi doğru biçimde doldurup doldurmadığına bağlı olarak değerlendirilir. Açık Keşide ile Doldurulan Senetler Geçerli midir?
Açık keşideyle düzenlenen bir senet, eğer keşidecinin iradesine uygun şekilde doldurulmuşsa geçerlidir. Ancak doldurma işlemi yetkisiz veya kötü niyetli biçimde yapılmışsa, keşideci mahkemeye başvurarak senedin iptalini isteyebilir. Örneğin bir kişi, 100 bin liralık borç karşılığında boş bir bono imzalayıp vermişse, lehtar bu bonoya 500 bin lira yazarak kullanamaz. Bu durumda keşideci, senedin hileli olarak doldurulduğunu ispatlayarak geçersizliğini talep edebilir. Mahkemeler, bu tür davalarda genellikle taraflar arasındaki sözleşmeleri, yazışmaları ve ticari kayıtları inceleyerek karar verir. Lehtarın (Alacaklının) Sorumluluğu
Lehtar, açık keşide halinde büyük bir sorumluluk taşır. Çünkü senedin doldurulması için kendisine verilen yetki, yalnızca keşidecinin onayı doğrultusunda kullanılabilir. Yetkinin sınırlarının aşılması, senedin kötüye kullanımı (yetkisiz doldurma) olarak değerlendirilir. Bu durumda lehtar, hem hukuki hem cezai sorumluluk altına girebilir. TTK’ya göre, keşidecinin iradesine aykırı olarak doldurulan senet, “geçersiz” sayılabilir. Ekonomi Ajansı’nın haberine göre, lehtarın iyi niyetli üçüncü kişilere karşı korunması ancak senedin ciro edilmemesi durumunda mümkündür. Keşidecinin (Düzenleyenin) Dikkat Etmesi Gerekenler
Açık keşide, uygulamada sıkça kullanılan ama dikkat edilmezse büyük risk taşıyan bir işlemdir. Keşidecinin mağduriyet yaşamaması için şu noktalara dikkat etmesi gerekir: Doldurma yetkisini yazılı olarak belirlemek. Boş bırakılan alanları açıkça sınırlandırmak. Senedin hangi amaçla verildiğini yazılı belgeye bağlamak. Senedin kime verildiğini ve hangi borca karşılık olduğunu kayda geçirmek. Bu önlemler, ileride çıkabilecek uyuşmazlıklarda ispat açısından büyük önem taşır. Açık Keşideye İlişkin Yargıtay Görüşleri
Yargıtay kararlarında açık keşideyle düzenlenen senetler konusunda genel ilke şudur: “Bir senet açık olarak düzenlenmişse ve lehtar bu senedi taraflar arasındaki anlaşmaya uygun biçimde doldurmuşsa, senet geçerlidir. Ancak anlaşmaya aykırı doldurulmuşsa, keşideci bu durumu ispatlayarak senedin geçersizliğini talep edebilir.” Yargıtay ayrıca, açık keşideyle verilen senedin üçüncü kişilere ciro edilmesi halinde, bu kişilerin iyi niyetli olup olmamasına göre karar verilmesi gerektiğini de vurgulamıştır. Eğer üçüncü kişi senedin açık keşideyle verildiğini biliyorsa, bu durumda koruma altında değildir. Ticari Hayatta Açık Keşide Neden Kullanılır?
Açık keşide genellikle güvene dayalı ticari ilişkilerde, özellikle teminat amacıyla kullanılır. Şirketler, henüz netleşmemiş borçlar için poliçe veya bono düzenleyip bazı alanları boş bırakabilir. Bu sayede senet, ilerleyen dönemdeki kesin rakamlara göre doldurulur. Bu uygulama özellikle nakit akışı yoğun işletmeler arasında yaygındır. Ancak açık keşide, her ne kadar pratik bir yöntem olsa da, karşılıklı güvenin sarsılması halinde tarafları hukuki risklerle karşı karşıya bırakabilir. Ekonomi Ajansı’nın haberine göre, son yıllarda ticari uyuşmazlıkların önemli bir kısmı açık keşideyle düzenlenen senetlerin yanlış veya hileli doldurulmasından kaynaklanmaktadır. Türk Ticaret Kanunu’na Göre Açık Keşide
Türk Ticaret Kanunu (TTK) açık keşideye ilişkin doğrudan bir madde içermese de, poliçe ve bono hükümleri bu kavramın uygulanmasına yön verir. TTK madde 676 ve devamında poliçenin zorunlu unsurları, madde 776’da ise bononun şekil şartları düzenlenmiştir. Ayrıca, TTK’nın 778. maddesi “Eksik düzenlenmiş senetlerin tamamlanması” başlığı altında, senedin düzenleyenin iradesine uygun biçimde doldurulması gerektiğini dolaylı olarak ifade eder. Bu nedenle, açık keşideyle düzenlenen senetlerin geçerliliği, her somut olayda irade, güven ilişkisi ve delil unsurlarıyla birlikte değerlendirilir. Açık Keşidenin Riskleri
Yetkisiz doldurma riski: Lehtar, senedi anlaşmaya aykırı doldurabilir. Ciro riski: Senet üçüncü kişilere devredilirse, keşideci daha fazla hak kaybı yaşayabilir. İspat zorluğu: Yazılı sözleşme yoksa, senedin hangi şartlarda düzenlendiğini kanıtlamak güçleşir. Kredi itibar kaybı: Uyuşmazlık durumunda senedin protesto edilmesi, keşidecinin ticari sicilini olumsuz etkileyebilir. Açık Keşide (Drawing in Blank), poliçe ve bonolarda eksik düzenlenmiş alanların lehtar tarafından sonradan doldurulması anlamına gelir. Ticari yaşamda pratik bir kolaylık sağlasa da, hatalı veya kötü niyetli kullanıldığında ciddi hukuki ve mali sonuçlar doğurabilir. Ekonomi Ajansı’nın haberine göre, açık keşide ancak taraflar arasındaki güven ilişkisine ve doğru belgelenmiş mutabakata dayandığında güvenli bir yöntemdir. Aksi halde, keşideci açısından borç miktarının dışında sorumluluk doğurabilir. Sonuç olarak, poliçe ve bonoda açık keşide uygulaması, ticari pratik ile hukuki güvenlik arasındaki ince çizgide yer alan bir işlemdir. Ticaret hukukunda hem keşideci hem de lehtar için temel kural şudur: “Boş bırakılan her alan, potansiyel bir uyuşmazlık doğurur.”