08 Mayıs 2026, Cuma
İstanbul
Açık
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
İst Haberler | Hayat | Abdullah Çatlı kimi öldürdü, hangi cinayetlerle suçlandı, kimlerle bağlantılıydı?

Abdullah Çatlı kimi öldürdü, hangi cinayetlerle suçlandı, kimlerle bağlantılıydı?

Abdullah Çatlı kimi öldürdü, hangi cinayetlerle suçlandı, kimlerle bağlantılıydı?
Okunma Süresi: 5 dk
İşte Abdullah Çatlı’nın ölüm listesi, derin devlet ilişkisi ve suç geçmişine dair çarpıcı gerçekler Türkiye’nin yakın tarihinde iz bırakan karanlık figürlerden biri olan Abdullah Çatlı, adı geçen cinayetler, faili meçhul ölümler, derin devlet operasyonları ve yurtdışı suikast iddialarıyla hâlâ hafızalardan silinmiş değil. “Abdullah Çatlı kimi öldürdü?” sorusu hem kamuoyunun hem araştırmacı gazetecilerin hâlâ en çok sorduğu sorular arasında yer alıyor. İstHaberleri’nin haberine göre, Çatlı'nın ismi onlarca siyasi cinayet, illegal operasyon ve örtülü devlet faaliyetleriyle birlikte anılıyor. İşte Abdullah Çatlı'nın karıştığı iddia edilen cinayetler, kimleri öldürdüğü, devletle olan ilişkisi ve ölümüne giden süreç...

Abdullah Çatlı kimdir, nasıl tanındı, neden bu kadar çok tartışıldı?

Abdullah Çatlı, 1956 yılında Nevşehir'de doğdu ve özellikle 1970'lerde ülkücü hareket içinde hızla yükselen bir figür hâline geldi. Daha sonra organize suçlar, uyuşturucu kaçakçılığı, silahlı eylemler ve devlet destekli operasyonlarla anıldı. Özellikle derin devlet yapılanması içinde bir aktör olduğu iddialarıyla gündeme gelen Çatlı, Türkiye'nin en karanlık dönemlerine damga vurmuş bir isim olarak hafızalara kazındı.

Bedrettin Cömert cinayeti: Resmî kayıtlarda ilk hedef

Abdullah Çatlı’nın adı ilk kez 1978 yılında Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Bedrettin Cömert’in öldürülmesiyle birlikte anıldı. Bu cinayet, dönemin sol-milliyetçi çatışmaları içinde dikkat çeken eylemlerden biriydi. Cömert, arabasında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Soruşturmalarda Çatlı’nın ismi baş şüpheli olarak geçti ve hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Bu olay, onun doğrudan bir cinayetle ilişkilendirildiği ilk büyük dava oldu. Ancak mahkeme süreci tamamlanmadan Çatlı yurt dışına kaçtı. Bu cinayet, yıllar sonra bile Çatlı’nın faili meçhul cinayetlerdeki rolü hakkında en çok konuşulan dosyalardan biri olarak kaldı.

ASALA üyelerine karşı suikastlar: Devletin “sessiz” tetikçisi mi?

Çatlı'nın cinayetle ilişkilendirildiği bir diğer kritik alan, yurt dışında düzenlenen ASALA suikastlarıdır. Armenian Secret Army for the Liberation of Armenia (ASALA) isimli örgüt, 1970’ler ve 1980’lerde Türk diplomatlara yönelik çok sayıda saldırı gerçekleştirdi. İddialara göre, Türkiye bu saldırılara karşılık vermek için gayriresmî yollarla yurtdışı operasyonlar düzenledi. Bu operasyonlarda Abdullah Çatlı’nın görev aldığı ve bazı ASALA üyelerinin suikastla öldürüldüğü öne sürüldü. Resmî kaynaklarda bu eylemlerle ilgili doğrudan belge yer almasa da, çeşitli gazetecilik araştırmaları ve tanık ifadeleri, Çatlı'nın ASALA’ya yönelik birkaç suikastta yer aldığını gösteriyor.

PKK ve sol görüşlü kişilere yönelik öldürmeler: Gölge operasyonlar

Abdullah Çatlı’nın ismi, PKK ve sol görüşlü aktivistlerin hedef alındığı çeşitli suikast ve faili meçhul cinayetlerle de ilişkilendirildi. Bu cinayetler resmî olarak Çatlı’ya isnat edilmese de, dönemin tanıkları ve bazı itirafçılar, “devlet adına hareket eden silahlı yapıların içinde” onun da bulunduğunu öne sürdü. Bu iddialar arasında, özellikle 1990'lı yıllarda JİTEM adıyla anılan yapının gerçekleştirdiği ölümlerle Abdullah Çatlı'nın bağlantılı olabileceği yönünde çok sayıda rapor ve analiz yayınlandı. Ancak bu konuda resmî bir yargı kararı ya da açık itiraf bulunmamaktadır.

Derin devlet, MİT ve kontrgerilla iddiaları

Çatlı'nın devlet içindeki rolü, onun yalnızca bir suç figürü değil, aynı zamanda kontrgerilla tarzı operasyonlara dahil edilen bir “sözleşmeli tetikçi” olduğunu da gündeme getirdi. Özellikle 1980 sonrası süreçte, Çatlı’nın MİT’le olan bağlantıları konuşulmaya başlandı. Yurtdışında ASALA üyelerine yönelik operasyonlar, içeride ise PKK ve sol hareketlere karşı yapılan eylemler, onun “devlet adına yasa dışı operasyonlar yapan bir aktör” olduğunu düşündürdü. Bu rol, Abdullah Çatlı’nın işlediği ya da ilişkilendirildiği cinayetlerin sadece suç değil, aynı zamanda siyasi araç olarak değerlendirildiğini gösteriyor.

Susurluk skandalı: Cinayetler zincirinin patladığı nokta

3 Kasım 1996 tarihinde Balıkesir’in Susurluk ilçesinde gerçekleşen trafik kazasında hayatını kaybeden Abdullah Çatlı, o araçta bir emniyet müdürü (Hüseyin Kocadağ), bir milletvekili (Sedat Bucak) ve sevgilisi Gonca Us ile birlikteydi. Bu olayın ardından patlayan Susurluk Skandalı, Türkiye’de derin devletin varlığına ilişkin en güçlü kanıt olarak kabul edildi. Kaza sonrası araçta bulunan sahte kimlikler, silahlar ve belgeler, Çatlı’nın devletle olan ilişkilerini gözler önüne serdi. Bu olay, onun işlediği ya da bağlantılı olduğu cinayetlerin bireysel değil, sistematik bir yapının parçası olduğunu ortaya koydu.

Abdullah Çatlı hangi cinayetlerle suçlandı, kimi öldürdü?

Bugüne kadar resmî kayıtlara geçmiş ve kamuoyunda sıkça dile getirilen cinayetler ve öldürme olayları şunlardır: Bedrettin Cömert suikastı (1978) – Mahkeme süreci başlamış ancak tamamlanmadan firar etmiştir. Yurtdışında ASALA üyelerine yönelik suikastlar – Belgeyle doğrulanmamış, ancak istihbarat raporları ve tanıklıklarda yer alır. PKK ve sol görüşlü aktivistlere yönelik örtülü operasyonlar – Delillendirilmemiş ama güçlü iddialarla gündeme gelmiştir. Devlet için sözleşmeli tetikçilik iddiaları – Susurluk’ta ortaya çıkan belgelerle desteklenmiştir.

Abdullah Çatlı’nın öldürdüğü kişilerle ilgili net liste var mı?

Hayır. Bugüne kadar Abdullah Çatlı’nın birebir işlediği ya da emir verdiği cinayetlere dair açık ve kesin bir liste yayımlanmadı. Ancak adı, onlarca faili meçhul siyasi cinayetle anılmıştır. Bunların başında: Prof. Dr. Bedrettin Cömert ASALA suikastları kurbanları (özellikle Fransa ve Avusturya’da) 12 Eylül öncesi Üniversite gençliğinden bazı sol görüşlü öğrenciler Doğu ve Güneydoğu’da hedef alınan bazı Kürt siyasetçiler ya da PKK sempatizanları Bu kişilerin kimlikleri kamuya net şekilde yansımamış, ancak Çatlı'nın örgütlü yapılarla olan bağı dolayısıyla öldürme emirlerinde rol almış olabileceği düşünülmektedir.  
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız