Ortadoğu, bir kez daha küresel gerilimlerin merkezine oturdu. İran’da aralıksız devam eden protestolar, rejim karşıtı eylemler ve giderek artan can kayıplarının ardından, ABD'nin bölgeye askeri yığınak yaptığı yönündeki haberler uluslararası kamuoyunu alarma geçirdi. İran International’ın çarpıcı haberine göre, Washington yönetimi önümüzdeki haftalarda İran’a yönelik askeri bir operasyon başlatabilir. İddianın yankısı sadece Tahran’da değil, Tel Aviv’den Brüksel’e kadar tüm diplomatik kanallarda hissediliyor.
İran’da Protestolar Dinmiyor: Can Kaybı Yüzlerle İfade Ediliyor
İran’da, 28 Aralık 2025’te Tahran Büyük Çarşı’da başlayan ekonomik temelli gösteriler, kısa sürede ülke geneline yayıldı. İran Riyali'nin dolar karşısında büyük değer kaybetmesi, enflasyonun yükselmesi ve hayat pahalılığı halkı sokağa dökerken, olaylar şiddetini giderek artırdı. İnsan Hakları Aktivistleri Ajansı (HRANA), ölü sayısının 116’ya ulaştığını, bazı hükümet kaynaklarının ise bu rakamı 217 olarak bildirdiğini açıkladı. 2 bin 638 kişinin gözaltına alındığı protestolarda 2 binden fazla yaralı olduğu bildirildi. Göstericilerin kamu binalarına, bankalara ve sağlık kuruluşlarına yönelik saldırılar gerçekleştirdiği, 24 ev, 25 cami, 2 hastane ve 26 bankanın kundaklandığı bilgisi kamuoyuyla paylaşıldı. ABD'den Şok Hamle: Askeri Yığınak Başladı
İran'da tansiyonun bu kadar yükselmesi, Washington'un dikkatinden kaçmadı. İran International’ın ortaya attığı iddiaya göre, ABD yönetimi, son bir haftada Ortadoğu’ya yoğun askeri teçhizat sevkiyatı gerçekleştirdi. Hedefin ise çok net olduğu öne sürüldü: İran’a yönelik sınırlı ya da geniş çaplı bir askeri operasyon. Bölgeye indirilen zırhlı araçlar, füzeler ve insansız hava araçlarının yanı sıra, bazı üslerdeki Amerikan askerlerinin sayısının da artırıldığı ifade ediliyor. Washington kaynaklarından resmi bir doğrulama gelmese de, yaşanan gelişmeler iddiaların boş olmadığını düşündürüyor. İsrail Ne Yapacak? Sessizlik Yerini Sınırlı Katılıma Bırakabilir
Kritik gelişmenin bir diğer boyutu ise İsrail’in pozisyonu. Bölgedeki tüm gelişmeleri anbean izleyen Tel Aviv yönetiminin, ABD'nin doğrudan saldırı gerçekleştirmesi halinde sınırlı katılım göstereceği belirtiliyor. Ancak bu katılımın, yalnızca İran’ın İsrail’e karşı doğrudan bir saldırı gerçekleştirmesi ya da bu yönde açık hazırlık sinyali vermesi durumunda devreye alınacağı öne sürülüyor. Bu stratejik bekleyiş, İsrail’in hem uluslararası dengeleri gözettiğini hem de doğrudan bir savaşa çekilmemek için temkinli davrandığını ortaya koyuyor. ABD’nin İran Planı Gerçekleşirse Ne Olur?
ABD'nin askeri bir müdahaleye kalkışması durumunda, bunun sadece İran’la sınırlı kalmayacağı ve bölgesel etkiler yaratacağı öngörülüyor. İran’ın bölgede etkili olduğu Suriye, Lübnan, Irak ve Yemen gibi ülkelerdeki milis yapılar üzerinden misilleme yapabileceği, İsrail, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerindeki Amerikan üslerinin hedef alınabileceği uyarıları yapılıyor. Uzmanlara göre bu tarz bir operasyon, küresel piyasaları da derinden sarsabilir. Petrol fiyatlarının aniden yükseleceği, enerji arz güvenliğinin tehlikeye gireceği ve bölgedeki dengelerin yıllarca sürecek şekilde değişebileceği tahmin ediliyor. İran'da Rejim Ne Yapacak?
Tüm bu gelişmeler yaşanırken, İran yönetiminin iç karışıklıklara rağmen kontrolü bırakmaya niyeti olmadığı net biçimde görülüyor. İnternet erişimi büyük oranda kesilmiş durumda ve güvenlik güçleri protestoculara karşı sert müdahalelerini sürdürüyor. Ancak olası bir Amerikan saldırısı, Tahran yönetimini içerideki baskıyı artırmaya ve dış tehdit algısıyla halkı birleştirmeye yönlendirebilir. Bu da protestoların bastırılması için bir gerekçe haline gelebilir.