ABD ile Güney Kore arasında imzalanan stratejik ticaret ve güvenlik anlaşması, sadece uluslararası arenada değil, Güney Kore’nin dev sanayi devleri Hyundai ve Samsung’un yurt içi yatırımlarında da büyük bir sıçramaya neden oldu. Anlaşmayla birlikte ABD’nin Güney Kore ürünlerine uyguladığı gümrük vergisi %25’ten %15’e indirilirken, Güney Kore ise ABD’ye 350 milyar dolarlık yatırım sözü verdi. Bu tarihi anlaşmanın ardından Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, iş dünyasının önde gelen isimleriyle bir araya gelerek ülkenin ekonomik vizyonuna dair önemli mesajlar verdi. Toplantı sonrasında Hyundai Motor Group ve Samsung Electronics, önümüzdeki beş yıla yayılan yerli yatırım planlarını kamuoyuyla paylaştı.
Hyundai'den Elektrikli Araç Atağı: İhracat İki Katına Çıkacak
Toplantının ardından açıklama yapan Hyundai Motor Group Başkanı Chung, markanın geleceğe yönelik iddialı hedeflerini duyurdu. Chung’un ifadelerine göre:“İhracat pazarlarını çeşitlendireceğiz, yerli fabrikalardan ihracatı artıracağız ve **2030 yılına kadar yeni elektrikli araç fabrikalarıyla otomobil ihracatını iki katından fazla artıracağız.”Hyundai ayrıca, geçmişte ABD eski Başkanı Donald Trump döneminde getirilen yüksek gümrük tarifelerinden etkilenen otomobil parçası üreticilerine destek sağlama sözü verdi. Bu destek, hem yerli tedarikçileri rahatlatmayı hem de küresel otomotiv tedarik zincirinde rekabetçiliği artırmayı hedefliyor.
Samsung’dan KOBİ’lere ve Gençlere Odaklı Yatırım Stratejisi
Güney Kore’nin teknoloji devi Samsung Electronics de, anlaşmanın ardından yurt içi yatırım politikasında yeni bir sayfa açacağını duyurdu. Yönetim Kurulu Başkanı Jay Y. Lee, Samsung’un sadece teknoloji üretimi değil, toplumsal kalkınma ve istihdam konularında da öncü olacağını açıkladı. Lee'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:“Samsung, yurt içi yatırımları artıracak, gençler için kaliteli istihdam yaratacak ve KOBİ’lerle kazan-kazan modeli temelinde iş birliğini derinleştirecek. Girişimcilik ekosistemine de daha fazla katkı sağlanacak.”Samsung’un bu açıklaması, yerli tedarik zincirini güçlendirmeye, dijital dönüşüme öncülük etmeye ve genç iş gücünü teknoloji sektörüne entegre etmeye yönelik önemli bir adım olarak görülüyor.