Suriye ile terör örgütü YPG arasında yürütülen entegrasyon görüşmeleri, 20 Ocak’ta tanınan 4 günlük süreyle yeni bir aşamaya geçmişti. Ancak verilen sürenin saat 20.00 itibarıyla dolmasına rağmen YPG kanadından herhangi bir resmi açıklama yapılmadı. Sürecin tıkanma noktasına geldiği bu kritik eşikte, gözler Şam yönetiminin atacağı yeni adımlara çevrildi.
Şam’dan süre uzatıldı iddialarına sert yalanlama
YPG’nin süreyi bilinçli olarak uzatma stratejisi izlediğini belirten Suriye Dışişleri Bakanlığı Arap Ülkeleri İşleri Müdürü Muhammed Taha el-Ahmed, Suriye resmi ajansı SANA'ya yaptığı açıklamada, “Süre uzatıldı” iddialarının tamamen asılsız olduğunu vurguladı. Ahmed, YPG'nin bu tür söylemlerle Suriye devletini zor durumda bırakmaya çalıştığını ifade ederek, örgütün zaman kazanma taktiklerini bildiklerini dile getirdi. Entegrasyon sürecinde uzlaşmazlık: Devlet kontrolü mü, özerklik mi?
Şam yönetiminin, YPG/SDG unsurlarının Suriye ordusuna bireysel olarak katılması, kamu kurumlarının merkezi yönetime devri, ve enerji kaynakları ile sınır kapılarının kontrolünün tamamen devlete geçmesi gibi talepleri, anlaşmanın temel taşlarını oluşturuyor. Ancak YPG’nin bu şartlara net bir karşılık vermemesi ve sessizliğini sürdürmesi, bölgede tansiyonu artırıyor. Fırat’ın batısından doğusuna yayılan operasyonla dengeler değişti
16 Ocak’ta başlatılan askeri operasyon, başlangıçta Fırat Nehri’nin batısında konumlanan YPG unsurlarını hedef aldı. Ardından doğuya yayılan harekâta bölgedeki Arap aşiretleri de destek verince, örgütün elinde tuttuğu geniş alanlar Suriye ordusunun kontrolüne geçti. Bu gelişme, Şam’ın “tam entegrasyon” ısrarını güçlendiren en somut zemin oldu. Rakka ve Deyrizor’dan çekilme maddesi kritik önemde
Anlaşmanın en önemli hükümleri arasında, YPG’nin Rakka ve Deyrizor’daki varlığını tamamen sonlandırması ve Haseke'deki kamu kurumlarının devlet kontrolüne devredilmesi öne çıkıyor. Ancak sahadaki son duruma göre, YPG’nin bu şartları uygulamaya koymaktan kaçındığı, hatta yer yer ordu birlikleriyle çatışmalara girdiği bildiriliyor. Bu durum, “Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması”nın kaderini belirsizliğe sürüklerken, Şam yönetiminin sabrının tükenip tükenmediği sorusunu da gündeme taşıyor. YPG'nin hedefi ne? Zaman mı kazanıyor, yoksa yeni bir pazarlık mı planlıyor?
Uzmanlara göre YPG’nin süre kazanmaya çalıştığı, olası uluslararası gelişmeleri bekleyerek müzakere masasındaki pozisyonunu güçlendirmeye çalıştığı değerlendiriliyor. Örgütün özellikle ABD ve Batılı müttefiklerden alacağı sinyalleri bekleyerek, Şam’la pazarlık sürecini yönlendirmeyi hedeflediği konuşuluyor. Bu strateji, Suriye ordusunun askeri baskısını artırması durumunda ateşkesin tamamen sona ermesi riskini beraberinde getiriyor. Dolayısıyla önümüzdeki günlerde sahada yaşanabilecek olası gelişmeler, bölge güvenliğini yeniden şekillendirebilecek nitelikte.