2020 yılından bu yana haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmada yeni ve çarpıcı detaylar ortaya çıktı. Gülistan Doku dosyasında düğümü çözen detay! Başsavcı Ebru Cansu ilk kez anlattı başlığıyla gündeme gelen açıklamalarda, dosyanın seyrini değiştiren kritik bir SIM kart sinyaline dikkat çekildi.
7 Klasörden 14 Klasöre Çıkan Dosya
Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, soruşturmayı devraldığında dosyanın 7 klasörden oluştuğunu, yapılan kapsamlı incelemelerle bu sayının 14 klasöre ulaştığını açıkladı. TRT Haber ekranlarında konuşan Cansu, dosyanın baştan sona yeniden değerlendirildiğini ve yeni operasyonların bu süreçte şekillendiğini belirtti. Başsavcı Cansu, soruşturmanın en önemli kırılma noktasının ise gözden kaçan bir SIM kart detayı olduğunu ifade etti. Ankara’dan Sinyal Veren SIM Kart
Cansu, Gülistan Doku’ya ait SIM kartın Ankara’da baz verdiğini tespit ettiklerini açıkladı. Bu bilginin ardından zincirleme şekilde yapılan araştırmaların yeni verilere ulaşılmasını sağladığını belirten Cansu, kartın yalnızca bir cihaza takıldığı bilgisinin mevcut olduğunu, ancak daha önce kimler tarafından kullanıldığının araştırılmadığını söyledi. Bu detayın ihraç polis memuru olan şüpheliye uzanan bir süreci başlattığını aktaran Cansu, söz konusu sinyalin soruşturmanın yönünü değiştirdiğini vurguladı. Hastane Kayıtlarında Çelişki
Soruşturma kapsamında dikkat çeken bir diğer başlık ise Tunceli Devlet Hastanesi kayıtları oldu. Dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir’in tutuklanmasına neden olan “kayıt silme” iddialarına ilişkin konuşan Cansu, Polnet kayıtları ile hastane evrakları arasında çelişki bulunduğunu açıkladı. Polnet sisteminde hastane girişi görünen bir tarihin, hastane tedavi belgelerinde yer almadığını belirten Cansu, bu durumun şüphe uyandırdığını ifade etti. Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin hastanede inceleme başlattığı bildirildi. Dijital Materyaller ve HTS Çalışması
Başsavcı Cansu, tüm şüphelilerin cep telefonları, bilgisayarları ve tabletlerine el konulduğunu, siber suçlar uzmanları tarafından detaylı inceleme yapıldığını duyurdu. Gizli tanık beyanları doğrultusunda Gençlik Merkezi ve Sarı Saltuk Viyadüğü çevresinde yeniden HTS (baz) çalışması yapıldığı da açıklandı. Bu teknik incelemelerin, dosyadaki karanlık noktaların aydınlatılması açısından kritik önemde olduğu ifade edildi. “Aramalara Bizzat Katıldım”
Gülistan Doku’nun naaşına ulaşmak için yürütülen saha çalışmalarına da değinen Cansu, arama faaliyetlerine bizzat katıldığını söyledi. Tunceli’deki dağlık ve ormanlık alanlarda, mağara ve sığınaklarda arama yapıldığını belirten Cansu, çalışmaların 30 kişilik özel JASAT ekibiyle sürdüğünü kaydetti. Ankara’dan teknik cihaz ve uzman ekip desteği sağlandığını ifade eden Cansu, soruşturmanın titizlikle devam ettiğini vurguladı. Bakanlığa Teşekkür Mesajı
Başsavcı Ebru Cansu, soruşturma sürecinde Adalet Bakanlığı’nın desteğini hissettiklerini belirterek, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Can Tuncay’a teşekkür etti.