Türkiye gündemini yıllardır meşgul eden ve 2020 yılından bu yana haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında, 2026 yılı itibarıyla adeta deprem etkisi yaratan gelişmeler yaşanıyor. Karanlıkta kalan noktaların aydınlatılması için yürütülen dosya kapsamında, aralarında eski valinin de bulunduğu üst düzey isimlere yönelik operasyonlar, davanın seyrini tamamen değiştirdi. İsthaberler'nin haberine göre, ihraç edilen bir polis memurunun itirafları, devlet mekanizması içindeki "delil karartma" iddialarını gün yüzüne çıkardı.
Eski Vali Tuncay Sonel Gözaltında: “Delilleri Yok Etme” Suçlaması
Gülistan Doku soruşturmasının en çarpıcı gelişmesi, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında verilen gözaltı kararı oldu. İçişleri Bakanlığı tarafından açığa alınan ve hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılan Sonel, Elazığ’da emniyet güçleri tarafından yakalandı. Hakkında "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlamaları bulunan Tuncay Sonel için çıkarılan kararda, suçun toplu olarak işlendiği ve soruşturmanın tamamlanabilmesi için gözaltı işleminin zorunluluk arz ettiği belirtildi. Doku ailesinin yıllardır dile getirdiği "soruşturmanın engellendiği" iddiaları, bu gözaltı kararıyla yargı nezdinde yeni bir boyuta taşındı. Gökhan Ertok’un İtirafları: “Vali ve Koruması Beni Kullandı”
Dosya kapsamında tutuklanan ihraç polis memuru Gökhan Ertok, cezaevine gönderildikten hemen sonra etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirterek şok ifadeler verdi. Gülistan Doku’ya ait SIM kart verilerini hukuksuz şekilde ele geçirmek ve silmekle suçlanan Ertok, kendisini dönemin mülki amirlerinin yönlendirdiğini iddia etti. Ertok ifadesinde, SIM kartın kendisine bizzat valinin yakın koruma polisi tarafından verildiğini söyleyerek, “Vali Tuncay Sonel ve Şükrü Eroğlu beni 'Basın üstümüze geliyor' diyerek kandırıp teknik kabiliyetimden faydalanarak beni kullandılar” dedi. Hukuksuz erişim sağladığı için pişman olduğunu dile getiren eski polis memuru, kendisinin de mağdur edildiğini öne sürdü. Bu itiraflar, soruşturmanın neden yıllarca sonuçsuz kaldığına dair önemli ipuçları veriyor. Erdoğan Elaldı Tutuklandı: “Kasten Öldürme” Şüphesi
Soruşturma kapsamında sadece delil karartma değil, doğrudan Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin de ağır adımlar atıldı. Yapılan teknik incelemeler ve daraltılmış baz çalışması sonucunda, Gülistan Doku ile son teması olduğu tespit edilen eski İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Aynı operasyon kapsamında Munzur Üniversitesi’ndeki kamera kayıtlarından sorumlu olan Savaş Gültürk ve Süleyman Önal ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yargı, üniversite içindeki görüntülerin akıbetini ve silindiği iddia edilen kayıtların peşine düşerken, Elaldı’nın tutuklanması dosyadaki "cinayet" şüphesini kuvvetlendirdi. Hastane Kayıtları Silindi mi? Başhekim Bursa’da Yakalandı
Gülistan Doku davasındaki bir diğer skandal iddia ise genç kızın kaybolmadan kısa süre önce gittiği hastanedeki kayıtların yok edilmesi oldu. Tunceli Devlet Hastanesi’ndeki kayıtların silindiği öne sürülmesi üzerine, dönemin Başhekimi Çağdaş Özdemir hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Özdemir, Bursa’da düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Hastane kayıtlarının neden ve kimin talimatıyla silindiği sorusu, Gülistan Doku’nun son günlerinde neler yaşadığını aydınlatmak adına kritik bir önem taşıyor. Emniyet ve savcılık birimleri, silinen dijital verileri geri getirmek için teknik incelemelerini sürdürüyor.