Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından Kasım 2025’te gerçekleştirilen İmralı ziyaretiyle ilgili tutanaklar ilk kez kamuoyuna açıklandı. Ziyarete MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman katıldı. Gündeme bomba gibi düşen 16 sayfalık kayıtlar, Abdullah Öcalan’ın hem örgüt içindeki etnik yapıya hem de bölgesel politik gelişmelere dair dikkat çeken açıklamalarını içeriyor.
"PKK'nın başında Türk var" sözleri tartışma yarattı
Tutanaklarda en dikkat çeken ifadelerden biri, Abdullah Öcalan’ın PKK içindeki etnik yapılanmaya dair söyledikleri oldu. Kandil’deki yönetici kadronun başında Türk kökenli isimlerin yer aldığını belirten Öcalan, özellikle Duran Kalkan’ın Türk olduğunu vurguladı. Öcalan, “PKK içinde her zaman Türk kökenli bir grup ağırlıkta olmuştur” diyerek örgütün çok uluslu yapısına dikkat çekti. Bu açıklamalar, yıllardır Kürt milliyetçiliği üzerinden yürütülen örgütsel propagandanın gerisindeki çelişkileri de gözler önüne serdi. Mazlum Abdi ile yakınlık vurgusu: Suriye’ye dair kritik mesajlar
Tutanaklara göre Öcalan, Suriye’deki yapılanmaya da değindi. SDG’nin başında bulunan Mazlum Abdi’yi, kendisine en yakın isimlerden biri olarak tanımladı. Öcalan, Suriye için ne İsrail destekli İbrahim Anlaşması’nın, ne de İran’ın öne sürdüğü Şii eksenli projenin uygun olmadığını belirterek, çözümün ancak demokratik entegrasyonla mümkün olabileceğini savundu. Öcalan’ın, “Suriye üniter kalabilir ancak yerel demokrasi ve sivil toplum olmadan bu mümkün değildir” sözleri, bölgede federatif yapılar isteyen çevrelere yönelik dolaylı bir mesaj olarak değerlendirildi. “Kürt devletçiliği İsrail’in çıkarınadır” çıkışı
Öcalan’ın bir diğer dikkat çeken çıkışı ise, Ortadoğu denkleminde İsrail ile Kürt yapılanmaları arasındaki ilişkiyi gündeme taşıdığı bölüm oldu. Tutanaklarda Öcalan’ın, “İsrail’in bölgede hegemonya kurabilmesi için bir Kürt devletçiliğine ihtiyaç duyduğunu” söylediği ifade ediliyor. Bu değerlendirme, İsrail ile Kürt gruplar arasındaki uzun yıllara dayanan stratejik ilişkileri yeniden tartışmaya açtı. Özal dönemine dair pişmanlık: “Toydum, fırsatı kaçırdım”
Abdullah Öcalan’ın geçmişteki devlet temaslarına dair açıklamaları da tutanaklarda geniş yer buldu. 1992 yılından bu yana devletle farklı düzeylerde iletişimde olduğunu belirten Öcalan, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın barış girişimlerine dair çarpıcı bir özeleştiri yaptı. Öcalan, Özal’ın “Silahlı mücadeleyi bırak, yoksa çabaların boşa gider” mesajını yıllar sonra doğru değerlendirebildiğini belirterek, o dönemde “toy” olduğunu ve bu tarihi fırsatı kaçırdığını söyledi. Aynı zamanda Süleyman Demirel ve Necmettin Erbakan dönemlerinde de diplomatik girişimlerin olduğunu belirten Öcalan, bu temasların detaylarını paylaşmasa da, devletin geçmişte farklı yollarla çözüm arayışında olduğunu ima etti. Duran Kalkan kimdir? PKK içinde nasıl bir rol oynuyor?
Tutanaklarda adı geçen Duran Kalkan, 1954 yılında Adana’nın Tufanbeyli ilçesinde dünyaya geldi. Erzurum’dan göç eden Türk kökenli bir ailenin çocuğu olan Kalkan, PKK’nın ilk yıllarından itibaren örgüt içinde aktif rol aldı. Avrupa yapılanmasında ve Kandil’deki karar alma mekanizmalarında uzun yıllar görev yapan Kalkan, Öcalan’ın ifadesine göre örgütün tepe kadrosunun en etkili isimlerinden biri. Kalkan’ın Türk kökenli olduğu vurgusu, PKK’nın etnik yapısıyla ilgili bugüne kadar kamuoyuna yansımayan önemli bir detayı açığa çıkardı. Tutanaklar neden şimdi yayınlandı?
Ziyaretin üzerinden iki ay geçmesine rağmen tutanakların şimdi yayınlanması, hem siyasi kulislerde hem de kamuoyunda farklı senaryoların tartışılmasına neden oldu. Sürecin zamanlaması, yaklaşan yerel seçimler öncesinde partilerin pozisyon alma hamlesi olarak da değerlendiriliyor. Ziyarete katılan üç farklı partinin temsilcileri — MHP, AK Parti ve DEM Parti — tarafından alınan notların ortak tutanak hâlinde yayımlanması, belgelerin güvenilirliğini artırırken, içerdiği mesajların çok katmanlı bir anlam taşıdığı yorumlarına neden oldu.