Kara Harp Okulu’nun 30 Ağustos 2024’teki mezuniyet töreninde yaşanan kılıçlı yemin görüntüleri, Türk Silahlı Kuvvetleri ve kamuoyunda uzun süre tartışılmıştı. Törenin ardından başlatılan disiplin süreci, bazı teğmenler hakkında TSK’dan ayırma ve disiplin cezalarıyla sonuçlanmıştı. Ancak bu kararlar yargı denetiminden geçmeye başladı. Ankara 21’inci İdare Mahkemesi, dosyaları tek tek ele alarak önemli iptal kararlarına imza attı.
Deniz Demirtaş hakkında verilen ihraç kararı oy birliğiyle kaldırıldı
Mahkemenin en dikkat çeken kararı, TSK’dan ihraç edilen beş teğmenden biri olan Deniz Demirtaş hakkında oldu. Demirtaş’ın açtığı davayı değerlendiren Ankara 21’inci İdare Mahkemesi, “Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını” oy birliğiyle iptal etti. Kararda, işlemin hukuka uygun olmadığı vurgulanırken, Anayasa’nın 125’inci maddesine açık atıf yapıldı. Mahkeme, yalnızca ihraç işlemini kaldırmakla kalmadı; Demirtaş’ın ihraç nedeniyle mahrum kaldığı tüm mali hakların, hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte idare tarafından ödenmesi gerektiğine hükmetti. Bu yönüyle karar, sadece kişisel bir iptal değil, emsal teşkil edebilecek nitelikte bir yargı değerlendirmesi olarak kayda geçti. Fatih Kaya’ya verilen “emre itaatsizlik” cezası da iptal edildi
Aynı mahkeme, Teğmen Fatih Kaya hakkında verilen disiplin cezasını da mercek altına aldı. Kara Harp Okulu mezuniyetinin ardından yürütülen soruşturmada Kaya’ya “emre itaatsizlik” gerekçesiyle ceza verilmişti. Mahkeme, Kaya’nın açtığı davada, disiplin cezasının hukuka uygun olmadığına karar vererek işlemi iptal etti. Kararın ardından gözler Milli Savunma Bakanlığı’na çevrildi. Hukuk süreci bakımından MSB’nin, kararı istinaf mahkemesine taşıma hakkı bulunuyor. Bu ihtimal, dosyanın üst yargı mercilerinde yeniden değerlendirilebileceğini gösteriyor. Kılıçlı yemin süreci nasıl başlamıştı?
30 Ağustos 2024’teki resmi mezuniyet töreninin ardından, bazı teğmenlerin tören alanında kılıç çatarak yemin etmesi ve bu anların sosyal medyada yayılması üzerine Milli Savunma Bakanlığı harekete geçmişti. Görüntülerin ardından disiplin soruşturması başlatılmış, dosya Yüksek Disiplin Kurulu’na taşınmıştı. Kurul, söz konusu eylemin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin disiplin anlayışı ve kurumsal itibarıyla bağdaşmadığı değerlendirmesinde bulunmuş, beş teğmen hakkında TSK’dan ayırma cezası, bazı isimler hakkında ise farklı disiplin yaptırımları uygulanmasına karar vermişti. Bu kararlar kamuoyunda geniş yankı uyandırmış, tartışmalar uzun süre gündemde kalmıştı. Yargı süreci tabloyu değiştirmeye başladı
Verilen disiplin ve ihraç kararlarının ardından teğmenler idare mahkemelerine başvurarak yargı yolunu tercih etti. Ankara 21’inci İdare Mahkemesi’nin verdiği iptal kararlarıyla birlikte, sürecin hukuki boyutu yeni bir aşamaya taşındı. Mahkemenin gerekçelerinde, idarenin takdir yetkisinin sınırları ve ölçülülük ilkesi öne çıkan unsurlar arasında yer aldı. Bu kararlar, yalnızca bireysel dosyalar açısından değil, askeri disiplin işlemlerinin yargısal denetimi bakımından da dikkatle takip ediliyor. Diğer teğmenlerin davaları devam ediyor
Öte yandan, haklarında ihraç kararı verilen Ebru Eroğlu, İzzet Talip Akarsu, Batuhan Gazi Kılıç ve Serhat Gündar tarafından açılan davalar ise halen sürüyor. Bu dosyalarla ilgili verilecek kararların, kılıçlı yemin soruşturmasının nihai hukuki çerçevesini belirlemesi bekleniyor. Ankara 21’inci İdare Mahkemesi’nden çıkan iptal kararları, önümüzdeki dönemde hem askeri disiplin uygulamaları hem de benzer soruşturmalar açısından yakından izlenecek bir sürecin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.