Küresel enerji piyasaları, Hürmüz Boğazı krizi ile sarsılmaya devam ediyor. Suudi Arabistan’ın enerji devi Aramco’nun CEO’su Amin Nasser, İran bağlantılı gerilim nedeniyle son iki ayda dünya piyasalarından yaklaşık 1 milyar varil petrolün kaybolduğunu duyurdu. Açıklama, petrol fiyatlarındaki sert yükselişin perde arkasını gözler önüne serdi.
Nasser, sevkiyatların yeniden başlaması halinde bile piyasanın kısa sürede dengeye kavuşmasının zor olduğunu belirterek, “Sistem baskı altındayken bile enerjiyi akıtmaya devam etmek önceliğimiz” ifadelerini kullandı.
Petrol Fiyatları 120 Doları Aştı
İran ile ABD-İsrail hattında yaşanan gerilimin ardından Hürmüz Boğazı’nda sevkiyatların büyük ölçüde aksaması, küresel petrol ticaretini doğrudan etkiledi. Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği stratejik geçiş noktasındaki kriz, son yılların en sert enerji şoklarından biri olarak değerlendiriliyor.
Brent petrol fiyatı kriz sürecinde önce 100 dolar seviyesini aşarken, bazı dönemlerde 120 doların üzerine çıktı. Uzmanlar, özellikle Asya ülkelerinin bu dalgalanmadan daha fazla etkilendiğini belirtiyor.
Enerji piyasalarında yaşanan sert hareketlilik, yalnızca petrol fiyatlarını değil; akaryakıt maliyetlerini, taşımacılığı ve sanayi üretim giderlerini de yukarı çekti.
Aramco’dan Acil Plan: Alternatif Hatlar Devrede
Aramco’nun krize karşı acil eylem planını devreye aldığı bildirildi. Şirket, Hürmüz Boğazı’nı bypass etmek amacıyla Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı tam kapasite kullanmaya başladı. Sevkiyatın Kızıldeniz üzerinden sürdürülmesi hedefleniyor.
Ancak Amin Nasser, alternatif güzergâhların krizin etkisini tamamen ortadan kaldırmaya yetmeyeceğini vurguladı. Küresel petrol stoklarının hâlihazırda düşük seviyelerde olduğunu belirten Nasser, arz-talep dengesindeki kırılganlığın sürdüğünü ifade etti.
Küresel Ekonomi İçin Kritik Uyarı
Uluslararası analizlerde, Hürmüz Boğazı’ndaki uzun süreli aksamanın yalnızca petrol piyasasını değil, doğal gaz, gübre ve deniz taşımacılığı sektörlerini de etkilediği belirtiliyor. Enerji maliyetlerindeki artışın küresel enflasyon baskısını artırabileceği ve ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği uyarısı yapılıyor.
Uzmanlara göre, krizin uzaması halinde gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere dünya ekonomisinde yeni bir dalgalanma yaşanabilir. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, üretim maliyetlerini artırarak küresel ticaret zincirinde baskı oluşturabilir.