Külçe altın, 2025 yılında yatırımcısının yüzünü fazlasıyla güldürdü. TÜİK verileri, külçe altının yıl boyunca tüm yatırım araçlarını geride bıraktığını ortaya koydu. Peki bu yükselişin arkasında ne var? Uzmanlar 2026 için ne öngörüyor? 2025 yılı finans piyasaları açısından oldukça çalkantılı geçti. Ancak bu dalgalı denizde en sağlam liman yine altın oldu. Üstelik bu kez sadece güvenli liman rolüyle değil, ciddi kazanç potansiyeliyle de öne çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı son veriler, külçe altının bu yıl yatırımcısına hem nominal hem reel bazda en yüksek getiriyi sağladığını gösterdi. Sadece son bir yılda sağladığı %87'yi aşan nominal kazanç, gözleri yeniden altın piyasasına çevirdi.
Külçe altın neden en çok kazandıran yatırım aracı oldu?
TÜİK'in ekim ayına ilişkin “Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları” verilerine göre, 2025 yılında en fazla kazandıran yatırım aracı açık ara külçe altın oldu. Külçe altının yıllık bazda yatırımcısına sağladığı nominal getiri %87.27 seviyesine kadar çıktı. Bu kazanç, yalnızca döviz, mevduat faizi ve borsayı değil; devlet iç borçlanma senetlerini (DİBS) de geride bıraktı. TÜFE ile indirgendiğinde %40.94, Yİ-ÜFE ile hesaplandığında ise %47.46’lık reel getiri sağlayan altın, son 5 yılın en yüksek reel getirisine imza attı. Bu performans, 61 ayın zirvesi olarak kayıtlara geçti. 2025’te altın fiyatlarını neler etkiledi?
Altının bu yükselişi elbette bir tesadüf değil. 2025 yılı boyunca dünya gündemini meşgul eden jeopolitik gerilimler, savaşlar ve ekonomik belirsizlikler altına olan ilgiyi artırdı. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki çatışmalar ve ABD-Çin arasında tırmanan ticaret savaşı, yatırımcıları yeniden altına yönlendirdi. Aynı zamanda merkez bankalarının altın rezervlerini artırması, bireysel yatırımcıların fiziki altına olan talebinin büyümesi ve küresel enflasyon baskısı, altın fiyatlarını rekor seviyelere taşıyan etkenlerden sadece birkaçı. Kapalıçarşı'da gram altın 6.500 TL’ye kadar yükselirken, ons fiyatı da 4.300 dolar bandını aştı. Bu rakamlar, altının sadece güvenli değil, aynı zamanda kazançlı bir liman olduğunu da gösterdi. Uzmanlar ne diyor? Altın ralliye devam edecek mi?
Altın fiyatlarında son haftalarda görülen sınırlı geri çekilmeler, yatırımcılar arasında kısa süreli tedirginliğe yol açtı. Ancak uzmanlar bu durumun sadece bir “nefeslenme” olduğuna dikkat çekiyor. Saxo Bank Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, düşüşlerin geçici olduğunu ve bunun güçlü bir yükselişten sonra gelen sağlıklı bir düzeltme süreci olduğunu belirtiyor. Benzer şekilde Goldman Sachs gibi büyük finans kuruluşları da altının yükseliş potansiyelini koruduğunu düşünüyor. Özellikle bireysel yatırımcılardan gelen yoğun talep ve merkez bankalarının altın alımlarına hız kesmeden devam etmesi, fiyatların yukarı yönlü seyrinin süreceğine işaret ediyor. Londra Külçe Piyasası Birliği’nin (LBMA) düzenlediği ankete göre, 2026 yılı içinde ons altının 5.000 dolara yaklaşması bekleniyor. Bu da gram altının yeniden 7 bin TL'nin üzerine çıkabileceği beklentisini doğuruyor. Altın yatırımı 2026’da da cazibesini koruyacak mı?
Piyasalarda belirsizlik sürdükçe, altının cazibesi de devam edecek gibi görünüyor. Faiz oranlarının reel anlamda düşük seyretmesi, enflasyonun kontrol altına alınamaması ve jeopolitik gerginliklerin azalmak yerine artması, altının hâlâ en güvenilir yatırım araçlarından biri olduğunu gösteriyor. Finansal analistler, 2026 yılı boyunca da külçe altının portföylerde önemli bir yer tutmaya devam edeceğini düşünüyor. Özellikle kısa vadeli kâr satışları ve dalgalanmalar yaşansa da, altının orta ve uzun vadede yatırımcısına kazandırma potansiyelini koruduğu belirtiliyor.