İstanbul merkezli yürütülen kapsamlı bir soruşturmada, döviz teşviklerini istismar ederek devleti yaklaşık 100 milyar lira zarara uğrattığı tespit edilen bir suç örgütüne operasyon düzenlendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinesinde yapılan çalışmalarda, sahtecilikle yürütülen dev dolandırıcılık planının detayları ortaya çıktı. Altın ve kıymetli maden ticareti adı altında yürütülen bu sistemde, şüphelilerin ithalat ve ihracat işlemlerinde sahte belgeler, uydurma firmalar ve imitasyon altınlar kullandığı tespit edildi. Gerçekleştirilen baskınlarda 21 kişi gözaltına alındı, 2 zanlıyı arama çalışmaları ise sürüyor.
Pirinç levhalar altın diye beyan edilmiş! Sahtecilik sınır tanımadı
Yapılan incelemelere göre, şüpheliler altın ve gümüş ithalatı yapıyor gibi göstererek, yurt içinden aldıkları düşük değerli ürünleri sanki yurtdışına gönderiyormuş gibi gösterdi. Özellikle altın levha olarak beyan edilen ürünlerin bir kısmının aslında pirinç levha ya da taklit malzemeler olduğu belirlendi. Bu yöntemle hem ithalat-ihracat teşviklerinden haksız kazanç elde edildi hem de ‘Dahilde İşleme Rejimi’ hükümleri sistematik şekilde ihlal edildi. Kurulan paravan şirketler üzerinden yürütülen bu ticaret ağı, bir yandan vergi muafiyetlerinden yararlanırken, diğer yandan devletin kasasından milyarlarca lirayı buharlaştırdı. Sahte belgelerle döviz teşviki almışlar! Kamuya ağır maliyet
Soruşturma dosyasına giren bilgilere göre, şüpheli şahıslar sadece taklit ürün kullanmakla kalmadı, aynı zamanda teşvik alabilmek için gümrük beyannameleri, ihracat faturaları ve banka dekontlarında da usulsüzlük yaptı. Bu belgeler üzerinden devletin sağladığı döviz teşviklerinden yüksek tutarlarda ödeme aldıkları belirlendi. Özellikle 2023 ve 2024 yıllarında yapılan işlemler üzerinden devletin 100 milyar liraya yakın bir zarara uğratıldığı açıklandı. Bu rakam, Türkiye'de bugüne kadar bu yöntemle yapılan en büyük kamu zararı vakalarından biri olarak kayıtlara geçti. Suç örgütüne ağır suçlamalar yöneltildi
23 şüpheliye yönelik yürütülen soruşturmada zanlılar hakkında şu suçlamalar yöneltildi: Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak Suç örgütüne üye olmak Kamu kurumlarını zarara uğratacak şekilde nitelikli dolandırıcılık 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’na muhalefet 4749 sayılı Kamu Finansmanı Kanunu’na aykırılık 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’a aykırı işlem İstanbul merkezli operasyonda 21 kişi gözaltına alınırken, firari olan 2 şüphelinin ise yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. İstanbul Emniyeti’nden eş zamanlı operasyon
Organize suç örgütüne yönelik operasyon, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde sabaha karşı yapıldı. Kent genelindeki çok sayıda adrese eş zamanlı baskın düzenlenerek, dijital materyaller ve sahte belgelere el konuldu. Soruşturmanın, olayla bağlantılı başka firmaları da kapsayacak şekilde genişletileceği öğrenilirken, kamuoyunun merakla beklediği soru şu: Bu sistemin perde arkasında kim ya da kimler var?