Venezuela’da saatler gece 02.00’yi gösterdiğinde gökyüzü bir anda savaş uçakları ve patlama sesleriyle yankılandı. ABD ordusu, başkent Caracas ve çevresine hava saldırısı düzenleyerek Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini gözaltına aldı. Gelişmelerin ardından kamera karşısına geçen Donald Trump, Maduro’nun ülke dışına çıkarıldığını duyurdu. Bu açıklamayla birlikte dünya genelinde siyasi deprem etkisi başladı. ABD’nin bu adımı, yalnızca Latin Amerika’yı değil, dünya siyasetini de derinden sarstı. Destek mesajları kadar kınamalar da gecikmedi. Venezuela'ya yönelik saldırıya dair dünya liderlerinden art arda gelen açıklamalar, krizin küresel boyutlara ulaşabileceğinin sinyallerini verdi.
Trump duyurdu: “Maduro artık Venezuela’da değil”
ABD eski Başkanı Donald Trump, sabaha karşı düzenlenen operasyonla ilgili yaptığı açıklamada, Nicolas Maduro ve eşinin gözaltına alınıp ülkeden çıkarıldığını resmen doğruladı. Açıklamasında, “Bu adım özgürlük için, Venezuelalı halk için atıldı” diyen Trump, daha fazla detayın ilerleyen saatlerde paylaşılacağını söyledi. Trump’ın açıklamasının ardından Caracas’ta şiddetli patlamaların yankılandığı, ABD helikopterlerinin kent semalarında dolaştığı ve bazı hükümet binalarının boşaltıldığı bilgileri geldi. Venezuela’da kontrolün kimin eline geçeceği sorusu henüz netlik kazanmazken, dünya liderlerinden gelen tepkiler operasyonun boyutlarını gözler önüne serdi. Rusya'dan çok sert tepki: “Kınanması gereken bir saldırı”
Kremlin'den yapılan açıklamada, ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri operasyonu “son derece endişe verici” olarak nitelendirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Washington yönetiminin bu eyleminin hiçbir uluslararası temele dayanmadığını belirterek, "Bu tür saldırılar, küresel barışı tehdit eder. Venezuela'nın egemenliği açıkça ihlal edilmiştir," dedi. Moskova yönetimi ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin acil toplantıya çağrılmasını desteklediklerini ve diyalog vurgusu yaparak, krizin büyümeden çözülmesi gerektiğini ifade etti. İran ve Küba’dan ABD’ye “devlet terörü” suçlaması
İran Dışişleri Bakanlığı, yaptığı resmi açıklamada, ABD'nin Venezuela'nın toprak bütünlüğünü hiçe sayarak gerçekleştirdiği saldırının BM ilkelerine açıkça aykırı olduğunu belirtti. İran, uluslararası toplumun sessiz kalmaması gerektiğini vurguladı. Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel ise çok daha sert konuştu. ABD'yi, Latin Amerika'ya karşı "devlet terörü uygulamakla" suçlayan Diaz-Canel, “Bu saldırı, barışçıl bir bölgenin vahşice hedef alınmasıdır. Uluslararası toplumdan acil bir yanıt bekliyoruz,” dedi. Arjantin'den ABD’ye tam destek: “Yaşasın Özgürlük!”
Latin Amerika'da ise tüm ülkeler aynı tepkiyi vermedi. Özellikle Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Trump’a destek vererek, "Yaşasın Özgürlük!" ifadelerini kullandı. Milei'nin bu açıklaması sosyal medyada gündem olurken, Trump'a verilen ilk açık destek olarak kayıtlara geçti. Kolombiya: “Füzelerle bombalıyorlar!”
Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda operasyonu sert sözlerle eleştirdi. “Caracas saldırı altında. ABD, Venezuela’yı füzelerle bombalıyor. OAS ve BM derhal toplanmalı,” diyen Petro, bölgesel barışın ciddi tehdit altında olduğunu vurguladı. İspanya’dan arabuluculuk önerisi
Tansiyonun yükselmesiyle birlikte Avrupa'dan da ilk hamle İspanya’dan geldi. İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, taraflar arasında arabuluculuk teklif etti. EFE haber ajansının aktardığına göre, AB temsilcileriyle acil diplomatik temaslara başlayan İspanya, krizin müzakere yoluyla çözülmesini istiyor. Aynı ülkeden bir diğer dikkat çekici çıkış ise aşırı sağcı Vox Partisi lideri Santiago Abascal'dan geldi. Abascal, Trump’a destek vererek, “Maduro’nun uyuşturucu terör rejimi artık bitmeli” dedi. Venezuela'nın kaderi yeniden yazılıyor
Bu tarihi gelişmelerin ardından gözler bir kez daha Venezuela’nın siyasi geleceğine çevrildi. Maduro’nun ardından yönetimi kimin devralacağı, ABD’nin bölgede kalıcı mı olacağı, ve Latin Amerika’da siyasi dengelerin nasıl değişeceği büyük merak konusu. Maria Corina Machado’nun “Yönetime talibiz” çıkışı ise olayların yalnızca başlangıç olduğunun sinyallerini veriyor.