Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatıyla Amerikan ordusunun, Afrika’nın en kalabalık ülkesi Nijerya için üç farklı askeri plan hazırladığı öne sürüldü. Trump’ın “Nijerya’daki Hristiyanlara yönelik saldırılara karşı harekete geçin” emri verdiği ve bu doğrultuda ABD Afrika Komutanlığı (AFRICOM) tarafından hazırlanan planların Pentagon’a sunulduğu iddia edildi. ABD basınında yer alan haberlere göre planlar, “hafif, orta ve ağır” olmak üzere üç aşamadan oluşuyor. Her bir senaryo, farklı düzeyde askeri angajman içeriyor. Washington yönetimi henüz bu iddiaları resmi olarak doğrulamadı, ancak Trump’ın son açıklamaları krizin büyüyeceğine işaret ediyor.
Üç aşamalı operasyon planı: Destekten doğrudan müdahaleye
The New York Times’ın haberine göre ABD ordusunun hazırladığı planlar şu şekilde sınıflandırıldı: Hafif plan, Nijerya ordusuna yönelik istihbarat ve lojistik desteği içeriyor. Bu kapsamda, eğitim ve ortak operasyonlar öne çıkıyor. Orta plan, insansız hava araçlarıyla Boko Haram ve ISWAP (DEAŞ’ın Batı Afrika kolu) gibi grupların kamplarına nokta atışı hava saldırılarını hedefliyor. Ağır plan ise uçak gemisi gruplarının ve uzun menzilli bombardıman uçaklarının bölgeye gönderilmesini kapsıyor. Bu senaryo, doğrudan askeri müdahaleyi gündeme getiriyor. Pentagon’daki Müşterek Kurul bu planları değerlendirirken, ABD’li bazı komutanlar Afrika’da kara operasyonu yürütmenin lojistik ve siyasi açıdan ciddi riskler taşıdığını vurguladı. “Kara savaşı felaket olur” uyarısı
Emekli Tümgeneral Paul D. Eaton, olası bir ABD-Nijerya operasyonunun sonuçlarının öngörülemeyecek kadar tehlikeli olduğunu belirtti. Eaton, “Ne Amerikan halkı ne de Başkan Trump, Nijerya’da yeni bir kara savaşına hazır” dedi. Eaton’a göre, Nijerya’daki silahlı gruplar dağınık yapıda ve ülkenin farklı bölgelerine dağılmış durumda. Bu da geleneksel bir askeri müdahalenin başarı şansını düşürüyor. “Burası Irak ya da Afganistan değil,” diyen Eaton, operasyonun uzun vadede ABD’ye diplomatik ve ekonomik yük getireceğini savundu. Nijerya’da karmaşık güvenlik dengesi
Nijerya, uzun süredir Afrika kıtasının en kırılgan güvenlik dengelerine sahip ülkelerinden biri olarak görülüyor. Boko Haram ve ISWAP gibi örgütlerin yanı sıra, silahlı çeteler, etnik milisler ve çoban-çiftçi çatışmaları ülkede şiddet sarmalını derinleştiriyor. ABD merkezli Silahlı Çatışma Yeri ve Olay Veri Projesi (ACLED) verilerine göre sadece bu yıl içerisinde ülkede sivilleri hedef alan 1900’den fazla saldırı düzenlendi. Ancak bu saldırıların yalnızca küçük bir bölümü doğrudan Hristiyan kimliklerinden dolayı yapıldı. Uzmanlar, Nijerya’daki şiddetin çoğu zaman dini motivasyondan ziyade ekonomik ve etnik gerilimlerden beslendiğini belirtiyor. Trump’ın Nijerya açıklamaları tansiyonu yükseltti
Donald Trump, geçtiğimiz haftalarda kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamalarda, Nijerya hükümetini sert şekilde eleştirmişti. Trump, “Eğer Nijerya yönetimi Hristiyanların katledilmesine göz yummaya devam ederse, ABD yardımları kesilecek ve gerekirse müdahale edilecektir” ifadelerini kullanmıştı. Ayrıca Nijerya’yı “dini özgürlüklerin ciddi şekilde ihlal edildiği ülkeler” listesine dahil etmek istediğini açıklamıştı. Bu ifadeler, Washington ile Abuja yönetimi arasındaki diplomatik gerilimi tırmandırdı. Nijerya Devlet Başkanı Bola Ahmed Tinubu, ülkesinin dini baskıya asla izin vermediğini belirterek Trump’ın iddialarını “asılsız ve yanlış yönlendirilmiş” olarak nitelendirdi. Tinubu: “Nijerya dini özgürlüklerin ülkesidir”
Tinubu yaptığı açıklamada, “Nijerya, dini hoşgörüyü ulusal kimliğinin temel unsuru olarak gören bir demokrasidir. Hükümetimiz, Hristiyan ve Müslüman liderlerle sürekli diyalog içindedir” dedi. Tinubu ayrıca, güvenlik sorunlarının yalnızca belli bir dine mensup insanları değil, tüm vatandaşları etkilediğini vurguladı. “Bizim mücadelemiz, inanca değil; teröre, silahlı şiddete ve yoksulluğa karşıdır,” ifadesini kullandı. Bölgesel kuruluşlardan destek açıklaması
Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) da konuyla ilgili bir açıklama yaparak Trump’ın Nijerya’ya yönelik “Hristiyanlar hedef alınıyor” iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Kuruluş, bölgede faaliyet gösteren terör örgütlerinin Müslüman, Hristiyan veya diğer inançlara mensup sivilleri ayırt etmeden hedef aldığını vurguladı. ECOWAS’a göre, Nijerya’ya yönelik dış müdahale, bölgede istikrarsızlığı derinleştirebilir ve radikal grupların elini güçlendirebilir.