Orta Doğu yeniden diplomatik bir kriz eşiğinde. Suudi Arabistan liderliğindeki Körfez ülkeleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik muhtemel askeri hamlesine karşı net tavır aldı. Wall Street Journal’ın gündeme taşıdığı habere göre, Körfez’deki müttefikler Washington’a açık bir mesaj gönderdi: “İran’a saldırıya katılmayacağız, hava sahamızı da açmayacağız!” Bu çıkış, sadece bölgesel dengeleri değil, küresel enerji piyasalarını da sarsabilecek gelişmelere işaret ediyor.
Suudi Arabistan'dan Trump'a açık mesaj: Bu savaşa karışmayacağız
Riyad yönetimi, ABD'nin İran’a yönelik olası bir askeri operasyonda Suudi Arabistan hava sahasını kullanmasına izin vermeyeceklerini Washington’a iletti. Ayrıca Suudi yetkililer, Trump’ı bölgesel istikrarsızlık ve petrol piyasalarında yaşanabilecek sert dalgalanmalar konusunda uyardı. Körfez ülkeleri, bu tür bir saldırının yalnızca İran’ı değil, tüm bölgeyi alev çemberine sokabileceği uyarısında bulundu. Diplomatik kaynaklara göre, Umman ve Katar da bu görüşe katılarak ABD’yi itidale davet etti. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın dünya enerji ticareti açısından taşıdığı kritik önemin altı çizildi. Trump henüz kararını vermedi: Masada birçok seçenek var
Beyaz Saray’dan sızan bilgilere göre, Başkan Trump henüz İran konusunda nihai kararını vermiş değil. Danışmanlarıyla yaptığı görüşmelerde çok sayıda senaryo masaya yatırılıyor. Bu senaryolar arasında: İran’ın nükleer tesislerine yönelik sınırlı hava operasyonları, Geniş çaplı siber saldırılar, Yeni yaptırımlar uygulanması, Rejim karşıtı sosyal medya hareketlerinin desteklenmesi gibi opsiyonlar bulunuyor. Trump’ın nasıl bir yol izleyeceği belirsizliğini korurken, Körfez ülkelerinin açık uyarısı, olası bir askeri müdahaleye olan desteğin sınırlı kalabileceğini gösteriyor. Protestolarla sarsılan İran’da tansiyon yüksek
İran’ın iç dinamikleri de dış müdahale tartışmalarının gölgesinde oldukça çalkantılı. 28 Aralık 2025’te Tahran’daki Büyük Çarşı’da başlayan protestolar, döviz kuru krizine ve derinleşen ekonomik sorunlara karşı halkın patlayan öfkesini temsil ediyor. Kısa sürede ülke geneline yayılan gösterilerde binlerce kişi sokaklara döküldü. HRANA (İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı) verilerine göre, şimdiye kadar 2.550 kişi hayatını kaybetti. Bu rakamın 2.403'ü protestocu, 147'si ise güvenlik görevlisi. 9 Ocak'tan bu yana ülke genelinde internet erişimi kısıtlanmış durumda. Gösterilerin şiddet dozu artarken, dış müdahale iddiaları daha da hassas hale geliyor. Tüm bu karmaşa içinde Körfez ülkelerinin açıklamaları, İran’a yapılacak bir saldırının sadece Tahran’ı değil, tüm bölgeyi ateşe atabileceği uyarısını net şekilde yansıtıyor. Petrol krizi kapıda mı?
Körfez ülkeleri, Washington’a ilettikleri mesajda özellikle petrol piyasaları konusunda derin endişelerini dile getirdi. Bir çatışma halinde, dünyanın en önemli petrol geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın kapanması, küresel arzda büyük daralma yaratabilir. Bu da yalnızca Orta Doğu’yu değil, ABD ekonomisini de derinden etkileyebilir. Özellikle 2020 sonrası toparlanma sürecine giren ABD’nin, petrol fiyatlarındaki sert artıştan dolayı yeni bir enflasyon dalgası ile karşı karşıya kalabileceği konuşuluyor. Washington ne yapacak? Gözler Trump’ta
Trump’ın nasıl bir yol izleyeceği henüz netleşmiş değil. Ancak Körfez ülkelerinin bu net duruşu, ABD’nin askeri müdahale planlarında stratejik zorluklar yaratabilir. Hava sahası desteği olmadan yürütülecek bir operasyonun maliyeti ve riski daha da artabilir. ABD’nin İran’a karşı atacağı her adım, sadece iki ülke arasındaki gerilimi değil, tüm bölgesel dengeleri ve küresel ekonomiyi etkileyebilecek boyutta olacak. Bu nedenle Körfez’in “biz yokuz” çıkışı, Trump’ın karar mekanizmasını doğrudan etkileyebilecek güçlü bir diplomatik sinyal olarak yorumlanıyor.