ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yakalanmasıyla sonuçlanan operasyondan sonra ilk kez kameraların karşısına geçti. Açıklamalarında yalnızca operasyonun detaylarına değil, Venezuela'nın geleceğine dair planlarına da dikkat çekici ifadelerle yer verdi. Trump’ın özellikle “Büyük petrol şirketimiz Venezuela’ya gidip yıkılan tesisleri tamir edecek” sözleri, uluslararası kamuoyunda yankı uyandırdı.
"Venezuela'yı Geçici Olarak Biz Yöneteceğiz"
Trump, konuşmasında Venezuela’daki yönetim boşluğuna doğrudan müdahale edeceklerini açık bir şekilde ifade etti. “Düzgün ve güvenli bir geçiş gerçekleşene kadar Venezuela’yı biz yöneteceğiz” diyen Trump, bu sürecin nasıl işleyeceği hakkında ayrıntılı bilgi vermedi. Ancak geçiş süreci boyunca Amerikan yönetiminin kontrolü ele alacağı vurgulandı. “Petrol Şirketimiz Hazırda Bekliyor”
ABD Başkanı Trump, ülkenin petrol altyapısına dair niyetini açıkça ortaya koydu. “Çok büyük bir petrol şirketine sahibiz. Onlar Venezuela’ya gidecek, yıkılmış haldeki tesisleri yeniden inşa edecek. Sonrasında Venezuela’ya para akışı başlayacak” dedi. Bu ifadeler, operasyonun arkasında yalnızca siyasi değil, ekonomik çıkarların da olduğunu gösterdi. Trump, geçmişteki yönetimleri eleştirerek “Oradaki petrol altyapısını zaten biz kurmuştuk ama ses çıkarmadılar, şimdi ise geç kaldık ama nihayet yaptık” sözleriyle dikkat çekti. “İkinci Büyük Saldırı Gerekirse Yapılır”
Trump’ın en çarpıcı açıklamalarından biri ise yeni bir askeri operasyon ihtimaliyle ilgiliydi. İlk dalganın başarılı olduğunu söyleyen Trump, “Gerekirse ikinci büyük saldırıyı da yaparız. Ama şu an için böyle bir ihtiyaç görünmüyor” dedi. Bu açıklama, bölgedeki gerilimin hala sürdüğünü ve ABD’nin ikinci bir askeri müdahale seçeneğini masada tuttuğunu gösterdi. Uzmanlar, bu durumun Venezuela’daki iç karışıklığı daha da derinleştirebileceğini belirtiyor. Venezuela Operasyonu Ne Zaman Gerçekleşti?
Olayların başlangıcı, Venezuela’nın başkenti Caracas’ta gece saatlerinde duyulan patlama ve uçak sesleriyle oldu. Yerel saatle 02.00 civarında başlayan hareketlilik, kısa sürede büyük çaplı bir askeri müdahaleye dönüştü. Venezuela yönetimi, saldırıların sivil ve askeri tesislere yönelik olduğunu ve ABD’yi doğrudan suçladıklarını açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, operasyonun ardından Maduro ve eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurdu. Şu an için çiftin nerede olduğuna dair resmi bir açıklama yapılmış değil. Maduro’ya Yöneltilen Suçlamalar Ağır
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi tarafından yapılan açıklamada, Nicolas Maduro’ya yönelik çok ciddi suçlamalar bulunduğu belirtildi. Maduro’ya yöneltilen suçlamalar arasında; uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD’ye karşı ağır silah bulundurma gibi iddialar yer alıyor. Eşi Cilia Flores hakkında da suç duyurusunda bulunulduğu açıklanırken, ikilinin ABD yargısı önünde hesap vermesi için çalışmalar başlatıldığı kaydedildi. Cumhuriyetçi Vekil: “Bu Trilyon Dolarlık Bir Fırsat”
Trump’ın açıklamalarıyla eş zamanlı olarak ABD Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçi üyelerinden Maria Elvira Salazar da konuyla ilgili benzer ifadeler kullandı. Katıldığı bir televizyon programında konuşan Salazar, “Venezuela, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip. Maduro ortadan kalktıktan sonra Amerikan şirketleri bayram edecek. Bu, trilyon dolarlık bir fırsat” dedi. Salazar, bu müdahalenin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda Venezuela halkına yardım niteliği taşıdığını da iddia etti. Ancak bu açıklamalar, operasyonun insani boyutundan çok ticari çıkarlar üzerine şekillendiği yönünde yorumlara neden oldu. Uluslararası Toplum İkiye Bölündü
Venezuela yönetimi, operasyon sonrası ABD’yi uluslararası arenada kınamak için diplomatik girişimlerde bulundu. Bazı ülkeler bu askeri müdahaleyi ülke egemenliğine açık bir saldırı olarak değerlendirdi. Ancak diğer yandan bazı Batılı ülkeler, ABD’nin müdahalesine destek vererek geçici yönetimi tanımaya hazır olduklarını belirtti.