İran’da 28 Aralık 2025’ten bu yana devam eden protestolar, uluslararası bir boyut kazandı. Hayat pahalılığı ve ekonomik kriz nedeniyle başlayan gösteriler sürerken, İsrail dış istihbarat servisi MOSSAD’a ait olduğu iddia edilen bir sosyal medya hesabından yapılan paylaşım, tansiyonu daha da yükseltti. Söz konusu mesajda İranlı protestoculara hitaben, “Sahada yanınızdayız” ifadelerinin kullanılması dikkat çekti.
“Sadece sözle değil, sahada da” mesajı gündemi sarstı
X platformunda paylaşılan ve MOSSAD’a ait olduğu ileri sürülen mesajda, İran genelinde devam eden protestolara doğrudan destek çağrısı yapıldı. Paylaşımda, “Hep birlikte sokaklara çıkalım. Vakit geldi. Biz sizin yanınızdayız. Sadece uzaktan ve sözlü olarak değil. Sahada da sizin yanınızdayız” ifadeleri yer aldı. Bu açıklama, İran kamuoyunda olduğu kadar uluslararası arenada da sert tartışmaları beraberinde getirdi. İsrail’den art arda paylaşımlar: Protestoculara açık mesajlar
MOSSAD’a atfedilen bu paylaşımın yanı sıra, İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın Farsça yayın yapan sosyal medya hesabı üzerinden de İran’daki göstericilere destek veren içerikler paylaşıldı. İlk paylaşımda, bir güvenlik görevlisinin göstericiye tazyikli su sıktığı fotoğraf kullanılarak, “Halktan korkan bir hükümet ayakta kalamaz” vurgusu yapıldı. Devam eden paylaşımlarda ise İran yönetiminin Hamas, Hizbullah ve Husiler’e kaynak aktardığı, buna karşın halkın ekonomik sıkıntılarla baş başa bırakıldığı iddia edildi. Bir başka paylaşımda ise İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları komutanlarının karikatürize edildiği bir görsel kullanılarak, “Yıkım takvimi şimdi kendileri için işliyor” mesajı verildi. Semboller üzerinden mesaj: Aslan, güneş ve kum saati
İsrail kaynaklı paylaşımlarda, 1979 İran Devrimi öncesi bayrakta yer alan aslan ve güneş sembolü de kullanıldı. Kum saatli bir karikatür eşliğinde yapılan paylaşımda, “Işık karanlığa galip geliyor” ifadesine yer verilmesi, mesajların yalnızca politik değil, psikolojik bir boyut da taşıdığı şeklinde yorumlandı. Son paylaşımda ise İranlı protestoculara hitaben, “Sesiniz tüm dünyada duyuluyor” denildi. Trump’tan sert açıklama: “Silahlarımız hazır”
Yaşanan gelişmelerin ardından ABD Başkanı Donald Trump da İran’daki protestolarla ilgili sert bir açıklama yaptı. Trump, “İran barışçıl protestocuları vurur ve şiddet uygularsa, ABD onları korumaya hazırdır. Silahlarımız hazır” ifadelerini kullandı. Bu sözler, Washington’un İran’daki gelişmeleri yakından izlediğini ve olası senaryolar için askeri seçenekleri masada tuttuğunu gösterdi. İran’daki protestolar nasıl başladı?
İran’daki gösteriler, ulusal para biriminin sert değer kaybı, artan enflasyon ve temel tüketim maddelerindeki fiyat artışları sonrası Tahran Kapalı Çarşı’da esnafın başlattığı protestolarla başladı. Kısa sürede ülkenin birçok kentine yayılan eylemler, güvenlik güçleriyle zaman zaman sert çatışmalara sahne oldu. İran yönetiminden dikkat çeken açıklama
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, protestoların ardından yaptığı açıklamada halkın memnuniyetsizliğini kabul etti. Pezeşkiyan, mevcut ekonomik sorunlardan hükümetin sorumlu olduğunu belirterek, yetkililere “dış aktörleri suçlamayın” çağrısında bulundu. Bu açıklama, İran yönetimi içinde de sürecin nasıl yönetileceğine dair görüş ayrılıkları olduğu şeklinde yorumlandı. Can kayıpları ve artan gerilim
Protestolar sırasında yaşanan olaylarda can kayıpları da bildirildi. Loristan eyaletinin Kuhdeşt ilçesinde 21 yaşındaki bir Besic mensubunun hayatını kaybettiği, 13 polis memurunun yaralandığı açıklandı. Lordigan ve Azna kentlerinde ise protestolar ve karakol saldırıları sırasında toplamda birden fazla kişinin yaşamını yitirdiği duyuruldu. Bu gelişmeler, ülkedeki gerilimin sokaklardan güvenlik boyutuna taşındığını gösteriyor. Bölgesel kriz derinleşiyor mu?
MOSSAD’a atfedilen “Sahada yanınızdayız” mesajı, İran’daki protestoların artık yalnızca iç dinamiklerle değil, bölgesel ve küresel güç dengeleriyle birlikte okunması gerektiğini ortaya koydu. Şam’dan Beyrut’a, Tel Aviv’den Washington’a uzanan bu gerilim hattında, İran’daki her yeni gelişme daha geniş bir krizin parçası olarak değerlendiriliyor.