Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD operasyonuyla yakalanarak New York’a getirilmesinin ardından, Washington’dan bölgeyi yakından ilgilendiren yeni açıklamalar geldi. ABD Başkanı Donald Trump, düzenlediği basın toplantısında bu kez Küba’yı işaret etti. Trump’ın açıklamaları, ABD’nin Latin Amerika’daki askeri ve siyasi baskı alanını Küba’ya doğru genişletebileceği şeklinde yorumlandı. Açıklamalara ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun sert sözleri de eşlik etti.
Trump ilk kez konuştu: Operasyon talimatı bizzat benden
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’ya yönelik düzenlenen ve Nicolas Maduro’nun yakalanmasıyla sonuçlanan askeri operasyon sonrası ilk kez kameraların karşısına çıktı. Cumartesi akşamı yapılan basın toplantısında Trump, operasyonun doğrudan kendi talimatıyla gerçekleştirildiğini doğruladı. Trump, Venezuela’daki sürecin “kontrol altına alındığını” ifade ederken, ABD’nin bölgedeki gelişmeleri yakından izlemeye devam edeceğini vurguladı. Bu açıklamaların ardından toplantının son bölümünde gelen bir soru, gündemi tamamen değiştirdi. Küba sorusu tansiyonu yükseltti
Basın toplantısında bir gazetecinin, “Venezuela’dan sonra Küba da gündeme gelebilir mi?” sorusu üzerine Trump’ın verdiği yanıt dikkat çekti. Trump, Küba’ya yönelik doğrudan bir askeri müdahaleyi açıkça telaffuz etmese de, böyle bir ihtimali tamamen dışlamayan ifadeler kullandı. Trump’ın sözleri, “ABD’nin bölgedeki sosyalist yönetimlere karşı tavrını sertleştirdiği” şeklinde değerlendirildi. Washington kulislerinde, bu açıklamaların önümüzdeki dönemde Küba’ya yönelik yeni adımların habercisi olabileceği konuşuluyor. Marco Rubio’dan açık mesaj: “Endişelenirdim”
Trump’ın ardından sözü alan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Küba yönetimini hedef alan çok daha net ve sert ifadeler kullandı. Küba kökenli bir siyasetçi olan Rubio’nun açıklamaları özellikle dikkat çekti. Rubio, basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Bugün Kübalı bir devlet adamı olsaydım, açıkçası biraz endişelenirdim.” Bu sözler, ABD yönetiminin Küba’ya yönelik tutumunda yeni ve daha sert bir döneme girilebileceği şeklinde yorumlandı. Küba vurgusu: Sosyalist yönetim eleştirisi
Trump ve Rubio’nun açıklamalarında ortak nokta, Küba’nın uzun yıllardır sosyalist bir yönetim altında bulunması oldu. Trump, Küba halkının ciddi ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya olduğunu vurguladı. ABD Başkanı, olası adımları “insani gerekçeler” çerçevesinde ele aldıklarını ifade ederken, Washington’un bölgedeki gelişmelere kayıtsız kalmayacağını söyledi. Bu söylem, Venezuela operasyonunda kullanılan gerekçelerle benzerlik taşıması nedeniyle dikkat çekti. Venezuela’dan Küba’ya uzanan mesaj
Uzmanlara göre, Maduro’nun yakalanması ve ABD’ye götürülmesi, yalnızca Venezuela için değil, bölgedeki diğer yönetimler için de güçlü bir mesaj niteliği taşıyor. Trump’ın Küba’ya yönelik ima içeren sözleri, bu mesajın kapsamının genişletildiğini ortaya koyuyor. ABD yönetiminin özellikle Karayipler ve Latin Amerika’daki siyasi dengeleri yeniden şekillendirme hedefi doğrultusunda hareket ettiği belirtiliyor. Küba’nın uzun yıllardır ABD ile gergin ilişkiler içinde olması, bu ülkeyi yeniden Washington’un gündemine taşıdı. Bölgesel tansiyon yükseliyor
Trump ve Rubio’nun açıklamaları, yalnızca Küba’da değil, tüm bölgede diplomatik ve askeri tansiyonun artabileceğine işaret ediyor. Venezuela operasyonunun ardından gelen bu söylemler, ABD’nin Latin Amerika politikasında daha agresif bir çizgiye kayabileceği ihtimalini güçlendirdi. Küba cephesinden henüz Trump ve Rubio’nun açıklamalarına ilişkin resmi bir yanıt gelmezken, bölgedeki gelişmelerin uluslararası kamuoyu tarafından yakından izlendiği belirtiliyor.